Hasan H. Yıldırım & Hüsein Erkan

Anadolu sol hareketinin tamamına yakını (istisnalar vardır elbette), Türk egemenlik sisteminin Kürdlere karşı uyguladığı zulmü bir kere olsun protesto etmemiştir.
Bir miting tertiplememiştir.
Bir bildiri kaleme almamıştır.
Ama bol bol sosyalist olduğu propagandasını yapmıştır.
Kıstas olarak ta, bol bol İsrail ve ABD’yi lanetlemesini göstermiştir.

İşin tuhaf tarafı, aynı şeyi Türk egemenlik sistem sahiplerinin de yapmış olmasıdır.
Burada sistem ve sol birleşip tekleşmiştir. Oysa sol’un görevi farklı olmaktır. Eğer, anladığımız anlamda sol ise!

Ama, Anadolu topraklarında gerçek solu araki bulasın!

Eğer, Anadolu‘da gerçek bir sol olsaydı; Kürdlerin ülkesini işgal ve ilhak etmiş, egemenliğini gasp etmiş, bundan de öte Kürdleri inkar etmiş, yok saymış, yok saydıkları Kürdleri tarihte silmek için elinden ne geliyorsa hepsini yapmış olan Türk egemenlik sistemini protesto ederdi.
Kürd milletine bunu yapamazsınız derdi. Ve de kendi devletine çağrı yapıp, bir an önce Kürdistan’dan çekil derdi. Fakat bunu diyen yok.

Oysa, devletten önce Anadolu solu elini Kürdistan’dan çekmelidir.
Bunu yapmıyor; aksine, tıpkı devleti gibi habire Kürd devşiriyor. Görevi olmayan işler kendilerine yaptırılıyor, orada imhasına yol açıyor.

Peki, onları Türk egemenlik sisteminden ayıran nedir?
Objektif olarak bakıldığında bir farklarının olmadıkları görülüyor.
Kürdler, sistemden kopmaya çalışırken, onlar “halkların kardeşliği“ ile onları sistem içinde tutmaya çalışıyor.
Oysa onların yapması gerekenin halkların eşitliğini dayatmasıdır.
Peki, onlar ne yapıyor?
Kürdistan’ı gaspeden, hata ülkeye “Bağımsız Türkiye“ deyip duruyor.
Bir de, “Devrim olursa Kürdlerin hakkı da verilecek“ diyor(!)
Yok ya!

Sahi bu devrim ne zaman olacak?
Devrim olsa bile, Kürdlerin haklarının verilceğinin garantisi ne?

Dahası fi tarihinde beklenen devrime kadar sistemin ve de sizin bu kadar baskısına ve devşirmenize karşın Kürdler varlığını koruyabilecekler mi acaba?
Sorular, sorular, sorular…
Bu sol geçinenlere bedavadan bir de bir nasihatta bulunalım.
Ey sol! Tartışılan şey, gelecek nasıl inşa edilecek meselesi değildir. Tartışılan bugündür. Bugün Türk egemenlik sistem sahiplerinin Kürd milletine karşı uyguladığı inkar ve imha politikasıdır. Buna karşı bir politikan var mı?
Yok!

O halde sol değilsiniz. Sistemin sol açığısınız, koltuk deyneğisiniz. Yıllardan beridir bu rolü oynuyorsunuz. Bu rol uğursuz, lanetli bir roldur; Bilesiniz!..

14 Ekim 2020