AKP hükümeti cinsiyet eşitsizliğini körükleyen, kadını değersizleştiren erkeği yücelten politikaları ile toplumun tamamını istismar etmektedir. Bugün çocuk istismarındaki artışın en büyük nedeni gücünü eril zihniyetten alan, AKP hükümetinin uygulamış olduğu baskı ve zulüm politikalarıdır. Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesinde, siyasi iradeden yoksun olan bu hükümet, bir yandan da Af girişimlerini gündemde tutarak, ‘’evlilik’’ adı altında 15 yaş altındaki çocukların cinsel istismarını ve tecavüzü, toplum ve yargı nezdinde meşrulaştırma girişimindedir.


Diğer yandan kadına yönelik cinsiyetçi söylemler geliştirerek, kız ve erkek çocuklarının bir arada toplumsallaşmasının önüne yine cinsiyetçi engeller koyarak şiddet ve istismarın artmasına neden olmuştur. Şırnak’ta yaşanan istismar olayında fail, Alparslan Akbudak isimli JÖH uzmanı “alkollüydüm, hatırlamıyorum” demiştir. Ve evet, Sarhoşluk kılıfı Kürt kentlerinde suç işleyen kamu görevlilerinin koruma kalkanına dönüşmüş durumdadır. 2017 yılında evlerinin odalarında uyuyan 6 ve 7 yaşındaki Furkan ve Yıldırım kardeşleri panzerle ezen polis de sarhoş olduğu iddia edilmişti. Çocukları ezen polis tutuklanmış, iki yıl sonra denetimli serbestlikle görevine devam etmişti. Faillerinin korunması, bu saldırıların özel savaş politikalarının bir parçası olarak uygulandığını göstermektedir.

Siyasi iktidarda bulunan AKP Hükümetinin sergilemiş olduğu cinsiyetçi, kadını yok sayan değersizleştiren erkeği yücelten politikalarının bir sonucu olduğu bilinmelidir. Çocuk istismarının birincil sorumlusu, koruyucu ve önleyici tedbirleri yeteri kadar almayan ve imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin gereğini yerine getirmeyen, kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, cinsiyetçi söylemlerine her gün bir yenisini ekleyen, kadın katliamlarının önünü açan, şiddete maruz kalanı değil şiddeti uygulayanı koruyan bir yerde olan AKP iktidarı ve onun eril yargısıdır.
Son yıllarda artarak çoğalan çocuk ihmal ve istismarı; cezasızlık, iyi hal indirimleri, erken yaşta evlilik vb. düzenlemelerden bağımsız düşünülemeyeceği gibi, bu durumun erkek devletin cinsiyetçi politikalarının yansıması olduğu bilinmelidir. Bu doğrultuda; hükümetin göz yumduğu cinsel şiddet ve çocuk istismarı cinsiyetçi sömürü düzenini derinleştirmiştir.
Cinsel şiddetin ve çocuk istismarının kadın mücadelesine yönelik ideolojik ve politik bir saldırı olduğunun bilincinde olan ve tecavüz yasalarına karşı meydanlara taşan biz kadınlar, mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

HDP Eskişehir Kadın Meclisi olarak, çeteleşen iktidarın hiçbir saldırısına boyun eğmeyeceğimizi, Şırnakta ‘ta yaşanan çocuk istismarının takipçisi olacağımızı, tecavüz düzenine asla geçit vermeyeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.

HDP ESKİŞEHİR KADIN MECLİSİ