8C675C61-60D8-4702-9247-21243CD9F2B2

Recep Maraşlı

Türkiye’de son 30 yıldır değişen bir şey olmadığını anlatan klişe bir soru cümlesi. Aslında bir gazeteci merakı, bilgilenme, öğrenme sorusu değil; ekrana çağırdıkları Kürt siyasetçi ve aydınlarını ezme, bastırma, köşeye sıkıştırma amaçlı bir gösteri sorusu bu…

Dün, “Gazeteci” Cüneyt Özdemir’in lütfedip HDP adına çağırdığı konuğu Garo Paylan’a dayattığı bu soru, Ahmet Hakan’ın programında Tahir Elçi’ye suikastin yolunu açan aynı soru.

Bu kez hem HDP’li hem Ermeni bir milletvekilini bulmuşken, bu soruyla güya sıkıştırıp puan toplama sırası ona gelmiş.

Ben de Türk TV’lerinde ilk ve son kez katıldığım, 1993 yılında Kanal 6’daki Dinamit programında bu soruya muhatap kalmıştım:

“PKK’yi terör örgütü olarak görüyor musunuz?”

Benim cevabım şuydu; “Kürt ulusu sömürge zulmü altında bir ulustur. Kürt ulusunun hakları için barışçı yollar kadar silahlı mücadele vermesini de, gerilla mücadelesini de haklı ve meşru görüyorum…”

Programı Neşe Düzel ve Ahmet Altan sunuyorlardı. O programın konusu Kürt sorununun çözümü’ydü. Biri “İslami” diğeri “sosyalist” kesimden Kürt tartışmacılar çağrılmışlardı. İslamcı Kürtler olarak Altan Tan, Mehmet Metiner ve Sabah Kara; Sosyalist Kürtler olarak da A. Cabbar Gezici, Av. Selim Okçuoğlu ve ben (Recep Maraşlı) çağrılıydık.

Aylar sonra Program hakkında dava açıldı. Ahmet Altan, Neşe Düzel, Recep Maraşlı ve A.Cabbar Gezici hakkında “terör propagandası” yapmaktan dava İstanbul DGM’de dava açıldı. Ben ve Cabbar ise tutuklu sanıklardık.

Sonuçta 2 yıla yakın ceza verildi.

DGM’de yargılanırken TV’de söylediğim sözleri tekrarladım. Daha geniş açıkladım.

30 yıldır değişmeyen “PKK terör örgütü müdür?” sorusuna benim cevabım da değişmedi…

Davanın Sterka Rizgari’de yayınlanan küpürlerini buldum, ilişikte onu paylaşıyorum. Sanki herşey bugün yaşanıyormuş gibi… Bu ülkede demokrasi ve özgürlükler alanında neden hep aynı yerde patinaj yapılıyor, asıl soru bu..