48178195-4A05-4456-A2D0-16B151F50A11

Hasan H. Yıldırım & Hüsein Erkan

Türk devletinin öncülük ettiği İran, Irak, Suriye’den oluşan şer cephesi Kürd milletine karşı topyekün bir savaş başlatmıştır. Bu şer cephesinde Irak-PDK’de yerini almıştır. Hakim olduğu alanları Türklere açtıkları gibi başlayan savaşın öncü gücünü üslenmiştir. 1500 deneyimli peşmergeye Türk asker elbisesi giydirilmiş ön cephede Türk işgal güçlerine meymandarlık görevini ifşa etmektedir. Bunların 150 kişisi Parastın’ın üst düzey elamanıdır.

Bizler bu bilgiye üç ay evvel ulaştık. Fakat yayınlamayı uygun görmedik. Daha sonra ANF bu bilgiyi deşifre etti. Her ne kadar Murat Karayılan bunu yalanlasada haber doğrudur.

Türk devleti uzun süreden beri PKK’ye karşı “Srilanka Modeli“ bir “Çöktürme Hareketi“n planlaması yaptığı hepimizin bildiği bir olaydır. Türk devleti bu hareketin sonuç alıcı olması için diğer sömürgeci güçleri ikna etmesi ve bu arada ilişki içinde olduğu Irak-PDK’yi bu plana dahil etmesi gerekirdi. Bu süreç yaşandı. Bir de harekatın zamanı çok önemliydi. Bu zaman da ABD’nin Başkanlık seçimi sürecine dek getirildi. ABD kendi iç sorunlarıyla uğraştığı bu süreçte şer cephesine fırsat doğdu. Ve harekette geçildi. Şu an harekat kapsamlı bir şekilde devam etmektedir.

Bu harekat bildiğimiz eski operasyonlara benzememektedir. Kısa süreli bir operasyon değildir. Sonuç alıcı olarak uzun süreye yayılmış bir harekattır.

Durum ciddidir. Mevcut Kürd kazanımların korunması ve kaybedilmesi ile karşı karşıyayız.

Bu harekatın başarısızlığa uğratılması PKK’nin tutumuna bağlıdır. PKK bu harekatı başarısızlığa uğratabilir. Kuşkusuz bunu askeri olarak direnmeyle başaramaz. Bunun çok ötesinde yapması gerekenler vardır. Bu da PKK’in birincisi, anti-emperyalizm, anti-ABD politiasınından vaz geçmesi, ikincisi; İran Molla rejimi ile var olan ilişkilerine son vermesiyle mümkündür. PKK bu politika değişikliğine gider, ABD’ye bu konuda güvence verirse ABD, PKK’ye şu garantiyi vereceğine kuşku yoktur. “Çöktürme Hareketi“ ancak bu koşullarda dordurulabilir.

Ki; ABD bu konuda PKK’ye kendi yaklaşımını iletmiştir. Gerisi PKK’ye kalmıştır. PKK buna uygun kendini dizayn ederse hem onun, hem de Kürd milleti için büyük bir kazanım olur. Top PKK’dedir. Ya ABD planına yatar, Türk devletinin başını çektiği şer cephesini hezimetine yol açtırır veya eski politikasında direnir tasfiyesine kendi eliyle yol açar.

ABD’nin PKK’ye sunduğu tarihi bir fırsattır. PKK bu fırsatı değerlendirmese korkunç trajedilerle karşı karşıya kalır. Günümüzde savaş teknikle kazanılıyor. O teknikte düşmanlarımızın elinde vardır. Qasım Süleymani‘nin, İran generallerinin ve de kimi PKK yöneticilerin başına gelenler ortadadır. PKK yönetimi bu tehlikeyi görmelidir. Bundan kurtulmanın tek bir garantsi var. O da ABD’den alacağı koruma garantisidir.

ABD uzun süreden beri İran Molla rejimine karşı bir muhatap aramaktadır. Mevcut durumda buna en uygun güçte PJAK’tır. PJAK sıradan bir güç değildir. Örgütlü, organizeli, disiplinli, diri savaşkan bir güçtür. İran Molla rejimini dize getirebilecek bir yapıya sahiptir. Kuşkusuz bunu salt kendi başına yapamaz. Dış bir desteğe ihtiyaç vardır. Tıpkı Rojava’da PYD/YPG örneğinde olduğu gibi. İşte ABD’nin PKK’ye vermeye çalıştığı bu destektir. PKK bunu red etmemelidir. Hem kendi, hem Kürd milletinin geleceği için bu desteği almalıdır. Bu tarihi fırsatı çok iyi değerlendirmelidir.

19 Haziran 2020