36D93032-3B58-46E6-959E-01E0A991C814

Nihat Veli Yüce

Yarın 1 Haziran mevsimsel döngüde resmi yazın ilk günü. Devletin mevsim takviminde yarın resmen yaz başlıyor. Yaz genel anlamda atalet ve tatil sezonudur. Koronalı günlerin ataleti atlatılamadan, sıcak yaz günlerinin atalet duygularını kabarttığı sıcaklar kapıda. Resmi mevsimsel döngüde bu böyle iken, doğanın bizim resmi mevsimsel tanımlamalarımızdan haberi olduğunu sanmıyorum. Doğa bizim resmi mevsimsel ayırımlarımızdan haberdar değilken, halkın %50’si resmi devletlü ahaliden haberdar değil. Evlerdeki küçük kutucuklardan pompalanan algıyı, gerçeğin yerine koyarak gezen %50. Aynı devlet ahalisinin aynı konuda sabah beyaz, öğlen yeşil, akşam kırmızı demesini asla sorgulamadan doğru kabul eden %50 ve emir telakki eden %30. Siyasetteki dengeleri veya, dengesizlikleri belirleyen, son %30’luk kesimin etkilediği diğer % 20’lik kesim belirliyor. Bu %20’lik dilimi etkileyen belirleyen olabiliyor.

Her söylemi emir telakki eden %30’luk kesim yitiktir, saraydaki zata, peygamberlik addeden, karımı istesin veririm diyen, şehvetiye tarikatı türü tarikatımsı yapıların toplamıdır. Zihinleri parçalanmış, kul olmaya gönüllü, kendi mezar kazıcılarına tapan, yitirilmiş, geri döndürülmesi çok zor olan bir kesimdir. 
Türkiye’de saray trolleri üzerinden en gürültü çıkaran kesim bu üçte birden daha az olan azınlıktır. Ne yazık ki toplumsal muhalefete öncülük ettiklerini düşünen siyasetçilerin en çok dikkate aldıkları ve bunların gürültü düzeyine göre söylem geliştirdikleri bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Temel hatalardan biri burada yapılmaktadır. Oysa %30’luk kesim en geri, en kemikleşmiş ve ne denirse densin, duymayan, sadece saraydaki zata kulak veren, bir şekilde nema kırıntılarını toplayarak geçinen bir kesimdir. Bunları bir kenara bırakmak ve geriye kalan %20’lik kesimi kazanmak, siyasetteki dengeleri kökünden değiştirecektir. Demokrasi cephesinde duran %50’ye eklemlenecek, dolaysıyla sarayın etki sahasından kurtarılacak bu %20’lik dilimi kazanma üzerine geliştirilecek politik söylemin oluşturulması tayin edicidir.
Yaz aylarının siyasette, mevsimden daha sıcak geçeceği ap açık ortada. Saray bütün sahalarda yönetememe krizinin zirvesinde. Saray cenahı Rant ve zevk-i safa ve şuhu içinde halkın sorunlarından kopmuş, ana gündemleri, nerede soymadığımız, ranta dönüştürmediğimiz ne kaldı ile, bluğ çağına girmiş kızları, nasıl yasal kılıfına uydurur yatağa atarız türü sübyancı arzuları peşinde koşan yoz, lümpen bir trol ordusuna dönüşmüş durumda. Saray halkın sırtında taşınamaz bir yük durumuna gelmiştir. Sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır.
Bu yaz siyasette ciddi gelişmelerin yaşanacağı, etkilerinin Ağustos şurasına yansıyacağı, bir dizi alt üst oluşa gebedir. Toplumsal muhalefetin, özcesi demokrasi cephesinin ciddi hazırlıklar yapması elzemdir. Aksi halde siyasi arena boşluk tanımaz, boşluğu bir başka gerici grüh doldurur. Hazırlıklı olmak ve gelişmenin yönünü doğru tayin etmek hayatidir.


Not:

sitemizdeki Teknik bir arızadan dolayı yazıyı gecikmeli olarak 1 hafta sonra ancak yayınlaya bildik maalesef