ACFB74B8-FE4E-4492-AA96-01144A91F60E

Nami Temetaş

George Floyd, kameralar karşısında dört polis tarafından göz altına alınma sırasında, polis şiddetiyle karşılaştı ve acımasızca katledildi.

Polislerden birisi protesto eden, karşı çıkan, “yapmayın” diyen insanları engellerken diğerleri Floyd’u öldürmekle meşguldü.

Niyet açıktı. Polislerden belki de en acımasız, an ırkçı, en istekli olanı diziyle Floyd’un boğazına bastırıyor, “Nefes alamıyorum” demesine rağmen yaptığı şiddeti azaltmıyor, özellikle nefes almasını engelliyor, ölmesini bekliyordu! Telefonlarla kameraya alındığının farkındaydı. Yine de devam etti. 8 dakika 46 saniye sürdü! (1)

895CF5FA-CF4C-409E-8623-2DA38BDAAE51

Bunu yaparken o kadar rahattı ki elleri bile cebindeydi. Olsaydı çekirdek çitleyebilirdi. Öldürmekten zevk alan, öldürürken orgazm olan yüz ifadesiyle yansıdı kameralara. Adı Derek Chauvin. Diğer üç memurun isimleri ise Thomas K. Lane, Tou Thao ve J. Alexander Kueng di.

Olay yerinden canlı yayın bağlantıları yapan CNN muhabiri Omar Jimenez polis tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan Jimenez de zenciydi!

Benzer bir olay New York’un Staten Island bölgesindeyaşanmıştı. 17 Temmuz 2014’te 6 çocuk babası 43 yaşındaki siyahi Amerikalı Garner, sokakta kaçak sigara sattığı gerekçesiyle, New York polisi (NYPD) tarafından boğazı sıkılarak gözaltına alınmaya çalışılmıştı.

Defalarca “Nefes alamıyorum” diye yalvaran ve yere yatırıldıktan sonra fenalaşan Garner, ambulansla hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetmişti.

Olayı soruşturan jüri, Aralık 2014’te Garner’ın boğazını sıkarak ölümüne neden olduğu iddia edilen 33 yaşındaki Daniel Pantaleo’nun yargılanmasına gerek olmadığıyönünde karar vermişti.

Amerika’da yaşanan zenci ve diğer beyaz ırk olmayan insanlara uygulanan ırkçı şiddet yeni bir olgu değildi. Yüzlerce siyahi insan polis şiddetiyle yaşamlarını kaybetti ve kaybetmeye devam ediyor! George Floyd cinayetinde öfkenin tavan yapmasının tek nedeni, cinayetin canlı yayınlanması, katilin öldürürken zevk alması ve öldürmekten çekinmemesiydi.

Floyd cinayetini işleyen dört polis ne mi oldu? Görevden alındılar, tutuklanmadılar. İleride yeniden görevlerine dönmeleri de şaşırtıcı olmaz!

George Floyd’un polis şiddetiyle katledilmesi başta Amerika’daki siyahiler olmak üzere insan hakları savunucuları ve ben insanım diyen tüm dünya vatandaşlarınca şiddetle protesto edildi.

George Floyd için insani olarak duyarlı davranıp protesto eden, göz yaşı döken, “işlenen insanlık suçu” karşısında tavır koyan arkadaşlarım, ülkedeki insanlık dramlarına ne kadar duyarlı davranıyor?

Hacı Lokman Birlik, öldürüldükten sonra zırhlı aracın arkasına bağlanıp dakikalarca kentte dolaştırılmasına ne kadar tepki verdik?

12 yaşındaki Uğur Kaymaz’ın vücudunda 13 kurşun yarası saptanmıştı. Öldürüldükten sonra yanına koyulan kalaşnikof tüfekler servis edilmişti fotoğrafları! Yargılanan olmadı.

Roboski’de 34 insan ölmüştü. Hem de silahla değil! Savaş uçaklarıyla bombalanarak öldürülmüşlerdi. Ölenlerin 19’u 18 yaşından küçüktü. Yani çocuktu! Yargılananı duydunuz mu?

Evi aramaya gelen polislere “galoş giyin” dedikten hemen sonra öldürülen Dilek Doğan 25 yaşındaydı. Kimseler yargılanmadı.

“Vurmayın, ölüyorum” diyen Ali İsmail Korkmaz’ın da katilleri aramızda dolaşıyor.

Ethem Sarısülük’ün katili de!

Ya Kemal Kurkut’un öldürülmesi.

Yüzlerce isim sayabilirim. Yüzlerce yasa dışı ölüm. Yüzlerce hukuksuz infaz. Yüzlerce ziyan olan yaşam.

Ne yaptık onlar için? Ne kadar protesto ettik? Ne kadar kalktık ayağa? Ne kadar karşı koyduk?

Cizre bodrumlarında iki yüzden fazla insan canlı yayında, imdat sesleri arasında, göz göre göre öldürülürken ne yaptık?

Diyarbakır’ın tarih fışkıran Sur ilçesi, Cizre, Nusaybin, Şırnak ve diğer kentler yakılıp yıkılırken, insanlar evlerinden, yurtlarından edilirken, Cemile’nin cansız bedeni buzdolabında gömülmeyi beklerken ne yaptık?

Bir şeyler yapabilseydik, Tahir Elçi, dört ayaklı minarenin çaresiz tanıklığında öldürülebilir miydi?

Bir şeyler yapabilseydik, bunca taciz ve tecavüz yaşanır mıydı?

Bir şeyler yapabilseydik, bunca kadın katliamı, bunca işçi katliamı yaşanır mıydı?

Bir şeyler yapabilseydik, ülke içinde yaşanan insanlık dramları, çocuk tecavüzleri, türkü yasakları, ölürken tahliye edilen hasta tutsaklar, işsizlik ve parasızlık nedeniyle intiharlar, kaybolup bulunamayanlar, bulunduğunda ölmüş olanlar, sokağa çıktı diye ters kelepçeyle göz altına alınan çocuklar, bahçesinde oturduğu için şiddet gören insanlar olur mudu?

Doğamızı katledebilirler miydi?

Tüm doğal güzelliklerimizi pazarlayamazlardı, bir şeyler yapabilseydik!

Yapamadık.

Bir şeyler yapamadık!

Bugün, 65 yaş üstü insanların, hiç bir suçları yokken zorunlu ev hapsini bile protesto edemiyoruz!

Eskisi 20 olan 18 yaş altı zorunlu hapsi de onaylamadığımızı yüksek sesle söyleyemiyoruz!

“içeri girebilirsin”, “dışarı çıkabilirsin” komutlarıyla yaşanan bir süreçteyiz. Kabul etmeseniz de yeni dünya düzeni bu!

George Floyd’un son bakışlarını hatırlayın. O bakışlar gözlerimize yerleşmeden bir şeyler yapmak zorundayız.