7359D865-78CB-4C42-B829-46AE09588D7F

Yavuz Özcan

Günümüzün en etkili güçlerinden biri kuşkusuz medyadır. Öncelikli görevi kitlelere doğru haber ve bilgi sağlama olan medya bireylerin toplumsallaşması ve toplumsal araçlar için motive edilmesi konularında da etkin roller üstlenmektedir.

Amerikalı siyaset bilimci Richard Fagen Medya’nın toplum üzerindeki etkisini dile getirirken çarpıcı bir örnek sunar: “Eğer 2 bin kişiyi kitle iletişim araçlarında kilit noktalara yerleştirebilecek bir düzenbazlık şebekesi kurabilme imkanı olsa, Amerika’nın tümünü ve dünyanın büyük bir kısmını ABD Başkanının öldüğüne inandırmak işten bile değildir!..”

Gelişmiş toplumlarda dahi Fagen’in dile getirdiği örnekte olduğu gibi son derece etkili bir işlevi yerine getirebilecek medyanın Kürdistan toplumu için de hayati bir öneme sahip olduğu tartışılmaz. Parçalara ayrılmış Kürdistan toplumuna ulusal bilinç kazandırma, teknolojik devrimin alabildiğine hızlandırdığı ulusal ve kültürel tükenişe karşı set çekme noktasında Kürd medyasının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği noktasında kamuoyunda derin görüş ayrılıkları bulunuyor.
Her ne kadar Kürd siyaseti medyayı kontrol ediyor gibi görünüyorsa da, bir çok noktada, mevcut ilişkilerin birbirine zincirlenmesi neticesinde karşılıklı bir kontrolün hatta medyanın siyaseti kontrol etmesi gibi bir durumun söz konusu olduğunu ileri sürmek abartı olarak görülmemelidir.

Kürd siyasal partileri, medyanın toplum üzerindeki tartışılmaz etkisini son süreçte farketseler de, bunu toplumun ulusal ve kültürel olarak bilinçlendirilmesinde kullanmak yerine kendi politik gayelerine hizmete sevketmeyi tercih etmekteler.

Kürdistan siyasal mücadelesinin uluslararası boyuta evirildiği bir süreçte Kürd medyasının bir bütün olarak tarihsel ve toplumsal rolünü yerine getirip getirmediği, habercilik ve kamuoyunu doğru bilgilendirme hususlarında evrensel ilkelere uygun hareket edip etmediği ve siyasal partiler ile medyanın ilişkileri konularında kamuoyunun merak ettiği bazı soruları bulunmaktadır.

Siyasetin gölgesi basının üzerindedir Kürdistan’ın tarihsel bir süreçten geçtiği, Kürt halkının kaderinin yeniden belirlendiği günümüzde Kürd medyası tarihsel misyonuna uygun bir duruş sergiliyor desekte, bunun yeterli ve etkili olduğu söylenemez. Nitelikli ve etkili ulusal bir basın ağına sahip olamamanın birçok nedeni var. En önemli neden Kürd siyasetinin parçalı ve ulusal eksen yerine partisel eksenli siyaset yapmasıdır. Ne de olsa Kürd medyasını yaratan temel dinamik Kürd siyasetidir ve siyasetin gölgesi her zaman basının üzerinde ola geldi.

Dolayısıyla Kürd basını evrensel basın ilkelerine göre değil, siyasi partilerimizin taktik ve stratejik ihtiyaçlarına göre yayın yapan bir medya gerçeğimiz var.
Yeni misyonlara yelken açmalı
Hakkını teslim etmek gerekir medyamız. Kürd halkının sesinin duyulmasında, Kürd ulusal kimliğinin inşasında ve Kürd sorununun uluslararasılaşmasında önemli roller üstlendi ve bunu profesyonelce olmasada yerine getirdi. Ancak bu misyon geçmişe aitti ve şimdi onu yeni misyonlar bekliyor.

Kürd medyasının şimdi Kürdistan’ın bütün parçalarından ve diyasporadan Kürd toplumunun çıkarlarının korunması, toplumsal dinamiklerinin önünün açılması, onlara hayatın her alanında rekabet gücü kazandırılması, bilgi, iletişim ve teknik başta olmak üzere her alanda yaşanan yenilikleri topluma aktararak onu her açıdan güçlendirecek ve ayrıca uluslararası demokratik toplumla birleştirecek bir yayın çizgisi izlemesi gerekiyor artık.
Günümüzde medyamızın böylesi bir misyona sahip olması gerekiyor. Elbette bunun için yapısal bir değişim gerekiyor ancak medyanın böylesi bir misyona sahip olabilmesi için de siyasetimizin ideolojik ve aşiretsel bagajlarından kurtulması kendisini zamanının ruhuna uygun olarak yeniden yapılandırması; kapsamlı bir değişim ve dönüşüm yaşaması gerekiyor ki bu da şimdilik zor görünüyor.

Kürd medyası, bölgedeki alt-üst oluşu yansıtmakta yetersiz kalıyor
Öte yandan bilgi ve iletişim çağının bir sonucu olarak Kürdlerde de sivil toplum ve buna bağlı olarak sivil medya da giderek gelişiyor. Bir takım eksik ve yetmezlikleri olsa da zaman içerisinde bu medyanın alternatif hale gelebileceği de görülüyor.
Ortadoğu’nun siyasi atmosferi değişiyor. 100 yıllık statüko çökmüş durumda. Bölgede yeni dengeler kuruluyor ve Kürdistan bu dengelerin odağında duruyor. Bölgedeki siyasi atmosfer değişiyor, bölge yeniden dizayn ediliyor ve yeni dengelerin kuruluyor olması Kürdleri derinden etkiliyor ancak, Kürd medyası bu etkileşimi yansıtmakta yetersiz kalıyor.

Bu yetmezmiş gibi zaman zaman iç siyasi rekabete de alet oluyor ve Kürd partileri arasındaki olumsuz atmosferi derinleştirici bir rol üstleniyor. Bu da Kürdlerin haklı davasına zarar veriyor.

Oysa siyasi parçalanmışlığa ve bölünmüşlüğe rağmen ulusal medyanın ve tek tek bütün basın çalışanlarının birlikten ve özgürlükten yana bir duruş sergilemesi ve bunda ısrar etmesi gerekiyor.

Sürecin gerçeği aslında Kürd medyası ve gazetecilerinin önünde bundan başka bir yol bırakmıyor. Ancak medyamız kendine yeni kanallar yeni yelkenler bulma uğraşısında inatla ısrar ediyor hala.Son dönemde bu dahada belirginleşmeye başladı kanımca.
Tanımı yapılırken “Kürd medyası” olarak sunulan bazı TV ve gazeteler Türk rejimi ile aynı dili ve aynı paralelde yayın yapmaları ve ilişkileri hafızamızda derin kuşkular yaratıyor.