Reklamlar


Yavuz Özcan

Oldum olası Türk toplumunun zekasını çok matrak bulurum. Benim matrak bulmama karşın bilim ise pes diyor nedense… Türk toplumunun hiç bir kurala, kaideye uymayan değişik bir zekâsı var nedense.

Bu zekâ doğa kanunlarına ve bilime uymuyor. Doğaya ve bilime bir şey katmıyor ama fırsatını bulduğunda biliminde, doğanında canına ot tıkıyor.

Almanın yapıp pahalı sattığı otomobile tren parçalarından şanzıman yatağı yapan da bu toplum insanın zekâsı. O arabayı daha ucuza sürebilmek için mutfak tüpünü arabanın tepesine bir Fört şapka gibi diken de bu topluma ait insanın zekâsı.

Aynı zekâ defalarca darbeler yapıp memeleketi refaha kavuşturma hayali kurması ve yaptığı hiç bir darbenin, bir hayrını görmedi. Defalarca “Anayasa” yaptı, bir şeye benzetemedi.

Aynı zekâ “kendine hasar verme” konusunda da dünya birincisi.

Avcılar Belediyesi sınırları içinde bir arkadaşımızın çok değerli bir arsası var. Emlakçıların almak için yarıştığı ve Erdoğan’a haber verilmeden satılamayacak cinsten bir arsa.

Yandaş bir mütahit bu arsa üzerine bir AVM kondurup, vatana millete hizmet etmeye niyetlenmiş. Fakat bakmışlar ki Büyükşehir Belediyesi’nin planına göre bu arazinin altından “fay hattı” geçiyor.

Yani üzerine kondurulacak yapının ilk sarsıntıda yer ile bir olma ihtimali gayet yüksek. Bu yüzden de Belediye bu yeni inşaat izni vermiyormuş.

Bu “Fay Hattı” denen şey arazinin başının belası. Üstüne medeniyet kurdurmaz. Kâh orası kâh burası kırılır. Üzerindeki binalar çöker. İçindeki insanlar cennet kayığına biner.

Yine de kimse “Fay Hattı”na kabahat bulamaz; kabak, çöken binayı yapan müteahhidin başına patlar. Uzun lafın kısası “Fay Hattı” Erdoğan’ın makamı gibi bir şeydir ve sahibinin cezai sorumluluğu yoktur.

Bütün bunlar doğru olmasına doğru da arazi de bulunmaz ‘Hint Kumaşı’ denen cinsten. Öyle kolayca vazgeçilecek gibi değil. Oradan nemalanmaya niyetlenenler oturmuşlar, ‘Büyükşehir’e dilekçe yazmışlar.

Dilekçelerinde “Bu binasız arazi boş değil mi? Fay hattı kaldırılsa sizde bizde kazansak hoş değil mi?” demişler, yani fay hattının haritadan silinmesini istemişler.

“Fay Hattı” haritadan silinince yok olmuyor lakin üzerine yapılacak bina mevzuata tamı tamına uyuyor.

Akıl güzel ama sen git bunu bir yabancıya anlat. “Bizim bir fay hattımız vardı, çok şükür hakkından gelip üzerine koca bir AVM yaptık” diye konuş, dalga geçtiğini sanırlar…

Ekvator çizgisinin yerini değiştirmek veya çizgiyi iptal etmek gibi bir şey bu, diye düşünür. Bu toplumn değişik zekâsı için her şey mümkündür ve mübahtır.

Erdoğan’ın canı “çılgın proje” yapmak istiyor açıyor haritayı memleket toprağının üzerinden geçen enlem ve boylam çizgilerinin yerini değiştiriyor.

Yeni çizgilerin altından geçen yerleri imara açar. Bir de o yerlerdeki yeni hayatın filmini çeker, seçimden seçime “Onlar konuşur, Reis yapar” diye oynatırlar.

Avcılar’daki, altından fay hattı geçen ‘Hint Kumaşı’ arsa işini de böyle halletmişler.

Nitekim o fay hattı kendilerini vatana millete adamış, sorumluluk sahibi belediye meclisi üyelerinin oyları ile kaldırıldı. Muhalefet karşı çıksa da sonuç değişmedi, Arazi fay hattından kurtuldu.

Rahmetli Aziz Nesin’in bolca kitaplarında işlediği bu zekâ ile başa çıkılmaz…