219DC1A3-2041-40BC-B173-345C0E6EDBAC

Nami Temeltaş

Savaş başladı. Savaşla ilgili yazı yazmak suç! Savaşa karşı olmak suç! Savaşta insanlar ölür, savaşta kan akar, savaş yoksulluk getirir, savaşın kazananı yoktur demek suç. Savaşta sıkılan her mermi, gidip bir ananın kalbine saplanır demek, o da suç. Savaşı savaşan taraflar değil, savaştıran taraflar kazanır demek, daha büyük suç. Bu nedenle de ben bu tür konuşmalar yapmayacağım. Başlayan, başlatılan savaşa dair yazmayacağım. Trump efendi demiş ki “oyunu kurallarına göre oynamazlarsa ekonomilerini yıkarım.”

Bu bir oyun mu? Yoksa savaş mı?

İnsanları ölüme yollamak, kan akıtılmasını sağlamak, akan kandan medet ummak, ağlayan anaların sayısını çoğaltmak, mezarlıkları genişletmek oyun değildir Trump efendi.

Savaşla ilgili yazmıyorum. Trump’ın sözleri üzerine yazdım sadece. Herife göre Suriye’de oyun oynanıyor ve kuralları belirlenmiş! Kurallar kim tarafından belirlenmiş? Oyunun adı ne? “İŞİD nasıl muhafaza edilir” oyunu mu oynanıyor yoksa “İŞİD nasıl yok olmaktan kurtarılır” oyunu mu?

İç işleri bakanı, bir televizyon proğramında sorulan, “İŞİD bize saldırır mı?” sorusuna karşılık verdiği yanıtta, “İŞİD bizimle ittifak yapmak zorundadır” dedi! (1)

İŞİD bizimle ittifak yapmak zorunda! Ve sen bu ittifakı kabul edeceksin! İŞİD’i muhatap olarak alacaksın! Zaten Amerika ne dedi? “15 bin İŞİD’liyi Türkiye almak zorunda” (2)

Türkiye İŞİD’lileri ne yapacak? Ankara gar katliamı, Reyhanlı, Suruç, Diyarbakır katliamları hafızamızdaki tazeliğini korurken, 15 bin İŞİD militanının bu ülkede ne işi var?

Bu nasıl izah edilebilir?

Savaş beni ilgilendirmiyor. Savaşın Suriye işgali için yapıldığını söyleyenler de beni ilgilendirmiyor. Savaşın Kürtlere karşı yapıldığı da beni ilgilendirmiyor. “Düştü düşecek” durumdaki Kobane için de yazmadım. Rojava için de yazmayacağım. Savaş kendi sonuçlarını tarihe yazacaktır. Zaten bunları konuşmak ve yazmak yasak! Hem savaşa karşı da değilim. Barışa varmak için savaş da gereklidir. Barış istiyorsan bunun için savaşacaksın.

Hem huzur isteyeceksin hem de teröristlerle ittifak yapıp onları destekleyeceksin. Yok öyle üç kuruşa beş köfte. Huzur istiyorsan, barış istiyorsan, insanlar ölmesin diyorsan, siper edeceksin gövdeni, savaşacaksın barış için.

Ben 15 bin İŞİD militanında takılı kaldım. Üç İŞİD militanının yüzlerce insanın yaşamını yok ettiği ülkede, 15 bin İŞİD militanının ne yapacağını düşünmek bile istemiyorum.

İki askeri diri diri yakan İŞİD militanlarını biz neden emanet olarak alıyoruz? Kafa kesen, tankla insanları ezen, silahsız insanları kurşuna dizen, bebeleri öldüren bu caniler neden emanet olarak bize veriliyor? Yoksa İŞİD bize ait bir örgüt mü? Bizimle ittifak yapmak zorunda olduğu söylenen bu cani örgüt ile Türkiye’nin bir bağlantısı mı var?

Suriye’de ne işimiz var?”demiyorum! Zaten Suriyeliler Türkiye’de, Türkiye Suriye’de! Neredeyse ülkeyi takas edeceğiz, o durumdayız. “Süleyman Şah’ın kendisine bir türlü yer bulamadığı topraklarda ne arıyoruz?”deme cesaretim de yok. “İŞİD’in bizde ne işi var?”diye soruyorum. “Bu alçak canilerle, bu insansı yaratıklarla ne Yapılacak?” diye soruyorum. Trump, yani Amerika Suriye’den çekildi! Çekilirken de geride bıraktığı pislikleri Türkiye’nin temizlemesini istiyor. Hatta o pisliklerin korunmasını istiyor. Muhafaza edilip, yeniden kullanılacağı tarihe kadar saklanmasını istiyor. Bu pisliklerin son kullanma tarihi yok. Bu pislikler dışkı’ya değse murdar ederler, o derece ve bize emanet!

Neden?

Ve biz, 15 bin İŞİD militanıyla neden birlikte yaşamak zorundayız? Ben savaşa karşı değilim. Barış isteniyorsa bunun için savaşılacak. Huzur isteniyorsa bedel ödenecek! Ben, 15 bin İŞİD militanında takılı kaldım. “Bizimle ittifak yapmak zorunda olan” 15 bin İŞİD militanındayım. Bunları ne yapacağız?

 

1.http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1621393/Soylu__ISiD_sorusuna_gulerek_yanit_verdi.html

2.http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1620126/ABD_Baskani_Trump_tan_yeni_aciklama__Turkiye_ISiD_

lileri_almak_zorunda.html