9E9735D6-9853-450B-AC24-200CC4061D48

Nihat Veli Yüce

Demokratik Halk Hareketi (DHH)’nin Demokrasi Programına Dair Öneriler

Demokratik Halk Hareketi
ve Çıkış Yolu, adlı önceki yazımda durumun hâletiruhiyesini kısaca ele almış ve neden DHH’ne ihtiyaç olduğunu kısaca belirtmiştim. Fay hatlarının uçlarına doğru itilerek, ötekileştirilen, terörize edilmek istenen, ulusal ve inançsal farklılıklar üzerinden bir birinden uzaklaştırılan halk kitlelerinin, ortak demokrasi mücadelesinde birleştirilmesi ihtiyacının sonucudur. Sorunları ortak olan halk kitlelerinin, ötekileştirme siyasetleriyle bir birlerinden uzaklaştırılmaları, ortak paydada buluşarak, ortak mücade etmeleri önündeki engellerin kaldırılması ihtiyacının ve zorunluluğunun sonucudur. Bu oluşuma bireyler, bireysel katılabilecekleri gibi, sivil toplum örgütleri kurumsal olarak yer alabilirler. Ortaya çıkacak programı benimseyen bütün toplumsal kesimler katılabilir. DHH ötekilerin ve ötekileştirmeye karşı olanların ortak sesi olarak programı kabul eden herkese, amasız, fakatsız ve zirasız açık olmalıdır. Partiler, örgütler, kurumsal kimlikler, kendi özgül propagandalarını kurumları aracılığıyla öteden beri yapmaktadırlar ve yapmaya devam edeceklerdir. DHH bütün bunların dışında partiler üstü ve demokrasi programı hedefli halkın bütün kesimlerine, amasız, fakatsız açık olmalıdır. Toplumsal barış ve demokrasi mücadelesinin esnek, çok sesli, çok renkli ortak örgütlülüğü olmalıdır.

1) Demokratik Halk Hareketi (DHH) halkların ortak kongresi niteliğindedir, partiler üstü bir harekettir, herhangi bir partiye ve ideolojik, politik hatta bağlı değildir. Çok sesli ve çok renkli, ademi merkeziyetçi, geniş demokrasi algısı olan, demokrasiyi içselleştirmiş, toplumdaki farklılıkları kabul eden, saygı duyan ve ortak sorunlar etrafında, ayrıştırmayı değil, birleştirmeyi esas alan bir oluşumdur.

2) DHH, sınıfsal, ulusal veya mezhepsel bir hareket değildir, bütün uluslara, azınlıklara, dinlere, mezheplere ve inanç gruplarına aynı mesafededir, bütün halk kitlelerinin çıkarlarının ortak sesidir. Bir halk hareketidir. Halk devlet için yoktur, devlet halk için vardır ve devletin halkın hizmetinde olması anlayışıyla hareket eder. Sosyal devlet esaslarını savunur.

3) DHH, ezilen ulusların, azınlıkların ve inanç gruplarının lehine pozitif ayrımcılığı kabul eder ve gözetir. Giyim, kuşam özgürlüğünü savunur.

4) DHH, erkek eğemen erkin ve cinsiyete karşı ayrımcılığının karşısında durur, kadınlar ve ezilen bütün cinsiyet farklılıkları lehine pozitif ayrımcılığı kabul eder ve gözetir. Gençliğin enerjisini, büyük bir sinerjiye dönüştürerek, büyük karanlığa karşı, aydınlanmanın neferleri haline getirmeyi hedefler.

5) DHH, çevreci bir harekettir. Ekolojik dengenin bozulmasına ve doğanın tahribatına karşı konumlanır. Şehirleşmede yatay yapılanmayı esas alır. İmar ve inşa işlerini konunun uzmanlarının gözetiminde, o bölgenin ahalisi ile tartışarak, ortak karar doğrultusunda projelerini geliştirir ve uygular. Doğanın vahşice talanı ve tüketim budalalığı ile mücadeleyi öncelikli görevi görür.

6) DHH, ücretsiz eğitimi ve eğitim de fırsat eşitliği sunan, demokratik, çağdaş, laik ve bilimsel eğitimi esas alır. Üniversitelerin özerkliğini savunur. Dini eğitimin sivil toplum örgütlerinin denetiminde ve konunun uzmanlarının gözetiminde yapılmasına öncelik verir. Ana dilde eğitim hakkını savunur ve önündeki bütün engellerin kaldırılması için mücadele eder.

7) DHH, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini, özerk kılınmasını ve merkezin denetim dışında müdahalesini sınırlar. Yerel yönetimlerin ihale, imar, inşa, alt yapı vb. hizmetlerini o belediyenin ahalisi ile tartışılarak karara varılması, konunun uzmanlarından destek alınması ve onların gözetiminde çalışılmasını esas alır. Karar alma ve uygulama aşamasında halkın katılımını esas alır, şeffaf ve sürekli denetime açık hizmet anlayışını savunur.

8) DHH, barışçıl gösteri, yürüyüş ve örgütlenme hakkını ve bu hakkın önündeki bütün engellerin kaldrılmasını savunur. Şiddet içermeyen, barışçıl protestoların, özgürce yapılmasını savunur.

9) DHH, tarımda yerliliği esas alır. Liyakata uygun uzman kadroların gözetiminde tarımın yaygınlaştırılması için projeler geliştirir. Yerli tohum kullanılmasını, GDO’lu tohumların ve ürünlerin ithalinin yasaklanmasını savunur. Tarımda çevreciliği ve kooperatifleşme yolu ile tarladan halka prensibini esas alır.

10) DHH, hayvancılıkta yerli hayvancılığı esas alır. Liyakata uygun uzman kadroların gözetiminde uygun meralar kooperatifleşme esası üzerinden halka açılarak yerli hayvancılığın geliştirilmesi, ithalatın aşamalı olarak azaltılması esasına dayalı, kooperatifler aracılığıyla meradan halka prensibini savunur.

11) DHH, Sanayide yerli sanayileşmeyi esas alır, dışa bağımlılığı azaltan, çevre dostu sanayi kuruluşlarının geliştirilmesi ve ağır sanayide, çevre ve insan unsurunun öneminin bilinciyle hareket eder. Kapsamlı meslek eğitimi ile ihtiyaç duyulan uzmanlaşmayı sağlar. Fosil yakıtlara bağımlılığı kademeli olarak azaltan, çevre dostu enerji kaynaklarının geliştirilmesini ve sanayinin entegrasyonunun sağlanmasını savunur.

12) DHH, sendikal örgütlenmede sarı sendikacılığa karşı mücadele eder, halk sendikacılığını savunur, sendikal örgütlenme üzerindeki bütün engellerin kaldırılması için mücadele eder.

13) DHH, siyasi partiler yasasının değiştirilmesini, üyelere dayalı ön seçimlerle milletvekili seçme koşulunun getirilmesini savunur. Kürsü dokunulmazlığının güçlendirilerek, dokunulmazlığın sadece kürsü dokunulmazlığıyla sınırlandırılmasını, seçim barajının kaldırılmasını savunur. Türkiye’de siyasi partilerin anti-demokratik işleyişinin demokrasinin gelişmemesine engel teşkil ettiğini beyan eder. Başkanlık sisteminin lağvedilerek, parlamenter sisteme dönülmesini savunur.

14) DHH, eşit vatandaşlık temelinde ulusal ve kültürel farklılıkları kabul eder. Kürtlerin ve diğer azınlıkların ulusal kimliklerinin ve haklarının anayasa da garanti altına alınmasını, ötekileştirilen bütün renklerin kültürel gelişimini pozitif ayrımcılık esasları üzerinden destekler. Diller ve kültürler üzerindeki bütün yasakların, sınırlamaların kaldırılması için mücadele eder. Toplumsal barışın yegane yolunun bu olduğu bilinciyle hareket eder.

15) DHH, toplumsal barışa giden yolun köşe taşlarından biri olarak bütün politik tutsakların ön koşulsuz serbest bırakılmalarını savunur. Hapishanelerin koşullarının düzeltilmesi ve düzenli denetlenmesi için sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan bir komitenin düzenli denetimini savunur. Her türlü insanlık dışı muamelenin ve hak ihlallerinin cezasız kalmamasını savunur.

16) DHH, yap işlet devret modelinde devlet garantisi sunulmasını reddeder. Dış borçlanmanın sınırlandırılmasını, bankacılık yasasının yeniden düzenlenerek, batık kredi veren bankaların zararlarının hazine tarafından karşılanmasının önüne geçecek yasal düzenlemelerin ivedilikle yapılmasını savunur.

17) DHH, basında tekelleşmeye karşıdır. Basın özgürlüğünün savunucusudur. Şiddet ve insanlık onurunu kırıcı hakaret içermediği sürece, fikir beyanını basın özgürlüğü kapsamında görür. Basın özgürlüğü yoksa, fikir özgürlüğü yoktur. Fikir özgürlüğü yoksa faşizmin kurumsal hükmü eğemendir demektir.

18) DHH, eğitim, sağlık ve alt yapı kurumlarının toplamının bütçelerini aşan, devasa askeri harcamalara karşıdır. Bütçeden en büyük payın eğitim, sağlık, barınma ve alt yapı sorunlarının çözümüne ayrılmasını, silaha değil, insana yatırım yapılmasını esas alır.

19) DHH, sınır komşularıyla barışı esas alır. Komşularla eşit ve barışçıl diyaloğu savunur. Sorunların barışçıl yöntemlerle çözülmesini esas alır. Bölge ülkelerinde ezilen uluslara, azınlıklara, inanç gruplarına ve emekçi halklara karşı yapılan zulme karşı, bölge halklarıyla dayanışmayı görev bilir. Dış politikada emperyal politikaların karşısında durur, halkçı politikayı esas alır. Bütün yabancı askeri üslerin kapatılmasını savunur.

20) DHH, kuvvetler ayrılığını savunur. Kuvvetler birliğinin karşısında yer alır. Yasama, yürütme ve yargı erkinin tek elde toplanmasının demokrasi karşıtı, diktatoryal bir proje olduğunu beyan eder. Yasamanın güçlendirilmesi, yürütme erkini güçlü bir şekilde denetlenmesi ve yargının bağımsızlığı için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle çıkarılmasını savunur.

21) DHH, İnsanlığın sadece ulusal düzeyde mücadelelerle çözemeyeceği, gün geçtikçe daha çok varoluşsal tehdit haline gelmeye başlayan, küresel emperyalizmin yol açtığı nükleer savaş tehlikesi, küresel iklim değişikliği, teknolojik bozulma, özellikle yapay zeka ve biyo-mühendisliğin yükselişi, biyoteknolojik tehdit gibi küresel tehditlere karşı mücadeleyi görev bilir.

22) DHH, bugün biyoteknolojik gelişmenin ve gen teknolojisinin, dünyanın elitlerinin elinde korkunç bir silaha dönüştügünü görmektedir. Biyoteknoloji insanüstü özellikler elde etmede kullanıldığında insanlar arası uçurum kapatılamayacak derecede büyüyecektir. Yarı biyonik insana geçiş aşamasındayız, bu durum giderek farklı türler arasında bölünmüş bir insanlığın ortaya çıkmasına götürecektir. Dünyanın elitlerinin giderek farklı bir türe dönüştüğü, dünyanın geri kalanından ayrıldığı bir aşamanın eşiğine gelmiş durumdayız. Bu durum, tarihte bu güne dek görülmemiş en büyük eşitsizliği ortaya çıkaracaktır. Sınıf ilişkileri bu temelde farklı bir aşamaya sıçrayacak ve türler arası çatışma potansiyelinin oluştuğu yeni bir sürece evrilecektir. Küresel çapta İnsanlığı tehdit eden, giderek varoluşsal tehdit haline gelen yeni tehlikeleri görüp, buna uygun konumlanmayı görev addeder.

Bu öneriler konularının uzmanları tarafından dahada geliştirilebilinir, çoğaltılabilinir. Partiler üstü geniş kitlesel katılımlarla demokratik halk kongreleri örgütlendirilerek, geniş katılımlarla yeni bir anlayışla, en geniş muhalefeti çok sesli ve çok renkli esnek ademi merkeziyetçi bir çatı altında toparlayarak, geleceğin kazanılmasınının yolunu açmak aslolandır. İsim DHH olarak formüle edilmeyebilinir. Başka uygun bir isimde olabilir. Aslolan özdür, özcesi programdır, isimlendirme biçimdir, biçime takılıp kalınarak, öz karartılmamalıdır. Elbette öz ile biçim uyumu gözetilmelidir. Seçimlerede tek blok olarak DHH çatısı altında gidilebilinir. Ani parti kapatma ve baskın seçime gitme durumunda, DHH boşluğu dolduran önemli bir bileşen olacaktır. Bugün halk muhalefetine karşı geliştirilen emperyalizm destekli kapsamlı faşist saldırılara karşı, halklarımızın ortak demokrasi cephesini örmek, birleşilebilecek bütün güçlerle birleşmek, partiler üstü anlayışla meseleye yaklaşmak elzemdir