3882F084-4E60-4558-B2B4-D1D3198CFE4D

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

Kürdler bir millettir. Ülkesi Kürdistan‘dır. Kürd milletine rağmen, Kürd/Kürdistan emperyalistler ve yerel sömürgeci güçler tarafından parçalanmış, bazı devletler tarafından bölüşülmüş, milli egemenliği gasp edilmiştir. Kürdler buna itiraz etmiş ve o günden bugüne elde silah buna karşı savaşmıştır. Bu durumun değişmesi için mücadele vermiştir. Sorun tüm ağırlığıyla ortadadır. Artık sorun Kürdlerin sorunu olmaktanda çıkmıştır. Dünyanın bir sorunu haline gelmiştir. Sorunun çözümüne çalışılmaktadır. Fakat bu konuda ortalıkta farklı çözüm biçimleri dolaşmaktadır. Bize göre, ki; yaşamda da karşılığı olan çözümdür. Bu da bağımsızlıktır. Fakat başkaları başka çözüm biçimleri de ileri sürmektedirler. Bunlar nedir kısa ara başlıklarla şöyle formüle edebiliriz. 

1) Otonomi, özerklik, kanton, federasyon, konfederasyon milli meselenin kökten çözüm biçimleri değildir. Milli meselenin tek çözüm biçimi var; o da bağımsızlıktır. Bunun dışındaki “çözüm biçimleri“ değişik düzeydeki bağımlılık ilişkileridir. Gönülü ilişkiler olmayıp zora dayalıdırlar. 

2) Ezilen, baskı altında olan, milli egemenliğine el konulan Kürdler, kendilerini geleceğe taşımak istiyorlarsa, bunun tek yolu olduğunu bilmelidirler: o da bağımsız devlet sahibi olmalarıdır. 

3) Farklı milletlerin “ortak vatan“ı yoktur. Bir millet ile azınlıkların ortak vatanı olabilir, bunlar ortak bir yaşamda kurabilir ama farklı milletler asla. Dünyada istisnalar –İsviçre, Belçika- dışında böyle coğrafyalarda yoktur. İstisna olan bu ülkelerde demokrasi çok güçlüdür. Dahası bunu öngören dünya sisteminin çıkarıdır. Bu ülkelere böyle bir statü verilmesinin nedeni budur. Buna rağmen Belçika’da bu sistem sorunludur. Orta Doğu gibi dinin, ırkçılığın, faşizmin hakim olduğu bir coğrafyada milli meseleyi “ortak vatan“ espirisi içinde çözmeye çalışan bir mantık, aslında egemen devlet adına çözümsüzlüğü öngören bir mantıktır. 

4) Parçalanmış, bölüşülmüş, milli egemenliği farklı devletler tarafından gasp edilmiş, sömürgeleştirilmiş, insani ve milli hiçbir hakkı olmayan Kürd ve Kürdistan’ı birleştirmeden, bağımsızlaştırmadan, milli duygusunu yaşatmadan her bir parçasının farklı milletlerle birlikte “ortak vatan“ espirisi içinde yaşamasını istemenin haklı bir dayanağı yoktur. Ki; eşyanın doğasına da aykırıdır bu. 

5) Ezilen, baskı altında olan, milli egemenliği gasp edilmiş Kürd/Kürdistan’da mücadele eden siyasal güçler, eğer sömürgeci ülkenin siyasi ve toprak bütünlüğünü kendine hedef seçmişse, bu işte bir sakatlık var demektir. Ki; bu politika esas olarak sömürgeci egemen devletin politikasıdır. Yaşamda bunun karşılığı olmadığı gibi Kürd/Kürdistan’ın potansiyelinin tasfiyesine neden olur. Fakat niyet ne olursa olsun su akar yolunu bulur. İster devletlerin, isterse Kürd siyasal güçlerinin önereceği böylesi bir çözümün yaşamda karşılığı olmayacaktır ve çözümsüzlük sürüp gidecektir. 

6) “Ulus devlet dönemi bitti“ diye bir düşünce ortalıkta dolaşmaktadır. Bu düşünce sadece Kürd/Kürdistan sorunu gündeme geldiğinde ileri sürülmektedir. Başka milletler söz konusu edildiğinde “ulus devlet dönemi bitti“ diyen bu birey ve çevreler hemen tersini savunmaktadırlar. Örneğin, Kürdler söz konusu olduğunda “ulus devlet dönemi bitti“ denilerek Kürdlerin bağımsızlığına karşı çıkan bu çevreler, Filistin söz konusu olduğunda, bağımsız Filistin derhal kurulmalıdır derler. Burada bu çevrelerin kimliği tartışma konusu edilmelidir. Niyeti sorgulanmalıdır. Bu birey ve çevrelerin Kürd/Kürdistan’ı egemenliğine alan devletlerin taşeronları oldukları görülmelidir. Niyetlerinin örtük veya açık olması amaçlarını gizlemeye yetmiyor. 

Sonuç olarak diyeceğimiz şudur: Gelinen noktada gerek iç koşullar, gerek dış koşullar Kürdlerin devletleşmesi için çok müsaittir. Gelişmelerin seyri bunu gösteriyor. Özelikle 1991 yılından bu yana durum buna işaret ediyor. Fakat burada Kürd siyasal önderliği zaaf göstermektedir. Kürdlerin millet olmasından kaynaklı doğal hakkı olan bağımsızlık hakkını savunacakları yerde, tıpkı sömürgeci devlet yönetimleri gibi, Kürd/Kürdistan’ı egemenlikleri altında bulunduran devletlerin siyasi ve toprak birliğini savunmaktadırlar. Bu politika Kürd milletine kaybettiren politikadır. Derhal terk edilmelidir.

2 Ekim 2019