3A4B8CA3-F2CC-407B-9180-71254F56C6CD

Hasan H. Yıldırım & Hüssein Erkan

Donald Trump ABD Başkanı seçileli beri, partisi Cumhuriyetçilerle bir türlü bir uyum sağlayamadı. Dahası, devlet geleneğine ayak uyduramadı. Adam devlet geleneğinedir bilmiyor. Her şeyi tüccar kafasıyla ölçüp biçiyor. Tıpkıbir zamanların Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal gibi, “birkoy, on al“ hesabını yapıyor. Bu da ABD’nin dönem politikasıbir yana, stratejik çıkarlarına cevap vermiyor.

Öyle ki; yaptığı çılgınlıklar yüzünden kendi partili arkadaşlarıyla büyük sorunlar yaşadığı gibi, Demokratlar hakkında soruşturma açmaya kadar işi ileri götürdü. Bu arada Cumhuriyetçiler cami ile kilise arasında bénamazları oynuyorlar. Trump’u desteklemeleri bir dert, Demokratları desteklemek ayrı bir dert.



Dünya alem biliyor ki; Donald Trump hileli bir seçimle işbaşına geldi. Onun kampanyasını yürüten şirket ve yakın çevresi hilebazlıktan cezalandırıldı. Şirket kapandı. Kampaya yürütenlerin ezici çoğunluğu ya azledildi, ya da tutuklandı.

Fakat buna rağmen Trump’un etrafındaki hilebazlar bir türlü bitmiyor. Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flayn tambir rüşvetçi idi ve bu mahkemece ispatlanarak cezalandırıldı. Türklerden büyük rüşvet aldığı belgelerle açığa çıktı. Barzanilerin kontrolündeki güçlerin Rojava’ya girmesi karşılığında kelepir fiyatına petrol anlaşması yaptığı ortayaçıktı. Bu üçlü –Trump ve Erdoğan ekibi ile Barzanileranlaştılar. PYD/YPG tasfiye edilecekti, Türk ordusunun eğittiğiRojava peşmergesidenilen lejyoner güç Kürdistan’ın Güneybatısı’na yerleştirilecekti. PYD/YPG buarada terörist ilan edilecekti. Hatta o dönem Zerevan Komutanı General Eziz Weysi, “PKK’nin cesetlerine basabasa Rojava’ya gireceğiz,“ demişti. Flayn’ın rüşvetçiliği açığaçıkıp, cezalandırılınca bu plan suya düşmüştü. Bunu o süreçte belgeleriyle uzun uzun izah etmiştik. Merak edenler sayfalarımızda bulabilirler.

Fakat tüm bu gelişmelere rağmen Türkler boş durmadı. Flayngitti ama Trump’un etrafında başka Flaynlar vardı. Bu kez kancayı Donald Trump’un avukatı olan Rudy Giuliani’ye taktılar. Çünkü Rudy Giuliani karekter olarak tipik bir Flayn’dı. Erdoğan ile Trump arasındaki kuryeliği bu zatmuhterem üstlendi. R. T. Erdoğan‘ın bu ilişkiden çok memnun olduğunu ve memnuniyetini ikide birdostum Trump“ diyerek ifade ettiğini hepimiz biliyoruz. Bu ilişki Türkiye’ye kaça mal olmuş veya olacak; kesin bilmiyoruz ama kulağımıza çalınan rakam az buz değil. Olan bitenin istihbarat ağlarına takıldığı kesin.

İnkar edilemez gerçek; Trump ve Erdoğan arasında özel bir anlaşmanın olduğudur. Alınan ne, ve buna karşın Türklere neler vaadedilmiş tam olarak bilmiyoruz. Ama bunun Rojava’nın işgali, Kürd kazanımlarının yok edilmesi, Kürd halkının oradan sürülmesi ve yerlerine Arapların yerleştirilmesi olduğu kesin. Türklerin ifade ettiği de budur.

Trump ve Erdoğan arasındaki alış-veriş buna ne kadar yolverir, Trump yol verse de ABD’nın kurumları ve sahadaki güçlerinin tavrı ne olur diye bir soru sorarsak; bunun pürüzsüz olmayacağı kesin. Türklerin Rojava’yı işgali durumunda ABD kurumlarının ve sahadaki yetkililerin dedikleri şudur: “Engelleriz!“ Bunun sınırı ne olur bilmiyoruz ama bildiğimiz yine ABD‘li yetkilerin açıklamalarına göre, müttefiğimiz dedikleri PYD/YPG’yi destekleyecekleri ve koruyacaklarıdır. ABD kamuoyunun Kürdlere duyduğu sempati sahadaki ABD’li yetkililerin büyük avantajıdır. Biz Kürdleri rahatlatanda budur.

Fakat Türkler başka şeyler de planlıyor. Trump’un verdiği sözler yerine getirilemezse ve dahası ABD devlet olarak Türklere yol vermezse B ve C planlarını uygulayacaklardır. Bu bir çılgınlık olsa da, buna başvurabilirler. Çünkü R. T. Erdoğan iktidarının sürmesi bir yerde savaşa bağlıdır. Recep Tayyip Erdoğan ve Hulusi Akar başta olmak üzere; Türk yetkililerin devamlı esip gürlemeleri bundandır.

Fakat her şey Trump ve Erdoğan arasında olan bitene göre olmayacaktır. Aralarındaki gizli ve özel anlaşmalar ABD kurumlarının sert duvarına çarpacaktır. Geriye dönüp birilerinin suratlarından patlayacaktır. Tıpkı Flayn olayında olduğu gibi.

Demokratlar, Trump’la ilgili soruşturma başlattı bile. Trump bundan çok rahatsız olmuşa benziyor. Kızgınlığını açıkça ortaya koydu veonlarla çalışmamdiyerek restini çekti. Bu Temsilciler Meclisi ile başa çıkmayacağı anlamına geliyor. Tabii haliyle, bu ara yasalar da çıkmayacak. Trump daha evvelde böyle bir saçmalık yapmış ama sonra geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Trump’un izlediği politikanın ABD’nin çıkarına olmadığını herkes biliyor. Zaten, kendi yakın adamları, Trump‘ın, “önceben, sonra ABD çıkarıdediğini kamuoyuna açıkladılar. Cumhuriyetçilerin görüşü, Trump’un tutuğu bu yol onu yeniden başkan yapmaz şeklindedir. Buna rağmen elindeki yetkilerini kendi keyfince kullanmaktan geri kalmıyor. Bu, ABD çıkarlarına ters düşse de o bildiğini okumaktan vazgeçmiyor. Kendi parti sorumluları ve ABD kurumlarının ona ne zamana kadar tahammül edecekleri ABD’nin en önemli gündem maddelerinden biridir.

Bu mesele Kürdleri de çok yakından ilgilendirmektedir. Eğer Cumhuriyetçiler ve kurumlar Trump’u durdurmazlarsa; izleyeceği politikalarla Türklere büyük tavizler vereceği, Kürdlerin de bundan büyük zararlar göreceği kesindir. Umalım, temeni edelim ki; Cumhuriyetçiler ve ABD’nin temel kurumları Trump ve çevresindeki rüşvetçileri dizginlesinler. Eminiz ki; Trump’un gücü ABD kurumlarını aşmaya yetmeyecektir. Bu nedenle istediklerini tam uygulayamaz ama genel gidişata çeşitli engeller çıkarabilir. Bu ara hem ABD ve hem de Kürdler kısmi zararlara uğrayabilirler.

30 Eylül 2019