Yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, BM İnsan Hakları Konseyi’nin Halklar Arasında Dayanışma ve Irkçılık Karşıtı Hareket’in (MRAP) düzenlediği ‘Türkiye’de Yargının Bağımsızlığı’ konulu panele video konferansla katıldı. Mızraklı yaptığı konuşmada, “Şimdi vicdanları dinleyip buna dur deme zamanı” dedi.  

538B26C7-70BC-4371-BB83-9DB86A61403D

 

‘DİKTATÖRYAL YÖNTEMLERLE GÖREVDEN ALINDIK’

Mızraklı konuşmasının başında konferansa neden katılamadığını anlattı: “Bizler seçimlerde yüzde 63 oy oranıyla seçilen seçilmişler olarak çalışmaların başında olmak, sizlerle bir arada olmak isterdik fakat tek adam rejimini ülkemize hakim kılmaya çalışan bir iktidar düzeninden dolayı yurtdışı yasakları, görevden almalardan dolayı sizlerden uzakta, görüntü kaydı ile katılmak zorunda kalıyoruz.” Mızraklı konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bizler demokratik yöntemlerle seçilmiş kişileriz. Fakat demokratik olmayan diktatöryal yöntemlerle görevden alındık. Halkın bize verdiği yetkileri kullanamıyoruz. Öncelikle nasıl böyle bir duruma geldik onu kısaca anlatmakta fayda var. 2002’lerde demokrasi, hukuk ve evrensel insan hakları ilkelerini ülkeye hakim kılma vaadiyle iktidara gelen AKP özellikle 2015 ile birlikte tek adam yönetimini otoriter bir rejimi hakim kılmaya çalıştı. Bunu da yapmak için hukuku hiçe saymakta, militarist yöntemlerle ülkede yaşayan insanlar üzerinde baskı kurmaktadır. Muhalif güçleri gözaltılar, işkenceler ve tutuklamalar ile bastırmaya çalışmaktadır. 2016 itibariyle yine hukuksuz bir biçimde 95 Kürt belediyesine kayyım atadılar. Belediyelerimiz o süreçte yapılan yolsuzluklar sonucu yüzbinlerce dolar borçlandırıldı.”

YENİDEN YOLSUZLUKLAR YAPILACAK

“İşte böyle bir zorlu bir süreçte 31 Mart 2019’da seçimlere girdik” diyen Mızraklı şöyle devam etti: “Adaletsiz bir sistemde, seçimlerde çalışmalarımız engellendi, çalışanlarımız tutuklandı, birçok parti yöneticimiz cezaevine konuldu, buna rağmen yüksek oy oranları ile seçildik. Bizler bu şartlar altında belediye seçimlerini kazandık. Dört aylık bir süreçte borçları ödemeye, kentlerde kayyımlar döneminde yapılmayan hizmetleri yapmaya başladık. Kürt kültürünü, dilini asimile etmeye, yasaklamaya başlamışlardı. Kadın haklarına yönelik saldırılar başlatmışlardı. Bizler 4 aylık süreçte bunları önlemek için çalışmalarda bulunduk. Gençler için, kadınlar için, çocuklar için çalıştık. Diktatöryal sistemlerde bu hizmetler iktidarları sarsmaktadır. Tüm bunlardan dolayı hukuksuzca yeniden bizler görevlerimizden alındık. Belediyelere yeniden valiler atandı. Yeniden yolsuzluklar yapılacak, kültür ve dil asimilasyonu gerçekleştirecekler.”