Cemil Hayek YAZDI: ŞATAFAT VE ZULÜM


3990BBC0-693B-48E1-BBF9-C65AE3EF0A5A

Yeni jetine kavuşan namı diğer sultan, bir yandan dolar ile sözleşmeleri yasaklarken, diğer yandan her halde uçağını TL ile alamazdı. Çareyi jeti hibe olarak almakta buldu. Saraylara doyamayan dünün memuru Tayyip Erdoğan, şimdi de jetlere doyamıyor. Dolar sözleşmelerinin yasaklanması ve onun ardından döviz kurlarının televizyonlarda ilan edilmesinin yasaklanmak istenmesi, belli ki, enflasyonu ve yoksulluğu bariz bir şekilde gösteren kanıtların göz ardı edilmek istenmesinden kaynaklanıyor. Buna kanan halk, jetler ve sarayları görünce, yoksulluğu nasıl kanıksayacak?

Veya şöyle soralım; Kendi değişi ile ‘bu fakir’ ne zaman doyacak?

Bir diktatör zenginleşip halkı aç bıraktığı yerde, düşmanlarını da, rakiplerini de arttırdığından, çekilmesi, hatta parasını son günlerinde zevk ve sefa içerisinde geçirmesi imkansız hale gelir.

Döktüğü kana doyamayan, şatafata doyar mı? Hele bunlar birbirine bağlı veya ilintili ise.

Herkesin malumu kriz varken kriz yok diyen bir zihniyet, tecavüz ederken, zina yok demeye benzer.

Çocuğuna pantolon alamadı diye kendini asan babaya ne demeli, yanlışlıkla kriz mi var sandı?

Yıllar önce yazmıştım: Savaşı durdurmak için, savaş bahanesi ile göz ardı edilen savaş baronlarını durdurmak gerekir, aksi takdirde savaşlar durmaz. Gerek PKK ile ve gerekse Suriye’de yaratılan savaşta ne kadar para döndü? Sadece damat Albayrak, Barzani’nin İsrail’e pazarlanan kaçak petrolünden ne kadar para kazandı?

KENDİNİ GÖRMEK

Hünkar efendi kendine her şeyi layık gördüğüne göre, kendini nasıl görüyor?

Hak benim
Halk benim
Hukuk benim

Devlette sensin ama bir ‘h’ daha var, o da ‘halt’. Bu yıkıntıyı görüpte bu ‘halt’ kimin?’ denirse, cevabı ne olur?

HUKUK SUZLUK ADIM ADIM

Hukuk adım adım nasıl buraya kadar geldi?

Önce atanmışlar ve seçilmişler polemiği yaratılarak, hukukçular hedef alındı
Sonra Hakimler ve Savcılar yüksek kurulu işlevsiz hale getirilip, en sonunda ele geçirildi
Mahkemelerin yasa dışı kararları, yasalardeğiştirilerek, yasaklardan kurtarıldı
Sonra da hâkimler baskı altına alındı
Sonra tehdit ve cezalarla, kıskaç altına alındılar.
Daha sonra atamalarla, yandaş hukuk kadroları ile ele geçirildi, hâkimler kul, köle haine getirildi
Yerel mahkemeler, Anaysa ve yüksek mahkemelere karşı yönlendirilip, devlet mekanizması hukuksuzlaştırıldı
Sonra da infazcı polisler, bir çete gibi yetiştirildi
Polisler her cinayete ve işkenceye vasıta kılınarak, yargının ulaşamayacağı bir yere oturtuldu.

 

DEVLET- ÇETE FARKI

Devlette hükümranlık kurar, çete de kurar. İkisi de birer otoritedir.

Aradaki fark, hukuktur. Devlet ya hukuk devleti olur, ya da çete devleti olur. Bunun üçüncü bir yolu yoktur.

Uygulamalarına gelince:

Avukatlar yıldırıldı, darp edildi ve hedef gösterildi
İşkencehaneler yeniden kuruldu
Polis, erişilmeyen bir güç haline getirildikten sonra, ne kadar kan döktüyse, o kadar karizma sayılır.

 

Pakistan’da Avukatlar 19 Eylül 2012i’de Amerika’yı protesto ederken,  13 Aralık 2017’de hapishaneleri başarmıştı.

Mısır’da şeriatçı Mursi, hâkimleri tıpkı Erdoğan gibi ele geçirmeden, halk ayaklanmıştı; Biz yapmadık. Bizdekiavukatlar, işkence edilen avukatlara bile sessiz kalabiliyor.

0FE52C9C-9299-4598-8DAA-C81D9969459CAYTEN ÖZTÜRK SADECE BİR ÖRNEKTİR

Amerika’da hâkimler başkanın sandalyesini sallarken bizim barolar, tutuklu avukatlara değinebiliyormuş. Ayten Öztürk’ün fotoğrafına bakın ve biraz utanmasını öğrenin, ondan yiğitliği öğrenin!

Kardeşi keski nişancılarla katledilmişti
Yengesi ve ablası, biri lav makinası ile yakılmış, diğerinin de gözleri çıkarılmıştı, üstelik cenaze töreni yapılması bile engellenmişti
Evde yoksulluk içinde yaşayan iki özürlü var, bir yatalak, biri de zihinsel sorunlu
Babası bütün bunlara rağmen bir hüzün ve azim abidesi gibi yaşadı, ta sanırım geçen yıl vefat edene kadar.
Kardeşinin intiharından sonra, Annesini çoktan kaybetmişti.

Devlet tecavüzcülere ve haydutlara yardım eder ve örgütlerken, Ayten affedilmedi ve yurt dışında, terörist metotlarla Türkiye’ye getirilmiş, ardından işkencecilere teslim edilmişti.

Sevsinler sizin hukuk anlayışınızı!

Yaklaşık dört yıl önce yazmıştım, ‘Hukuk, diktatörlüğün panzehiridir!’ Yandaş bir hukuk veya ele geçirilmiş hukukçulardan sonra, artık yüksek yargı da, muhalefette diktatörlüğün suç ortaklarıdır, başka değil.

Diktatörlük her rezalet için sizi kullandı

Siz sadece bayrak sallama yarışında varsınız. Onurlu hiçbir mücadelede yoksunuz.

…Ve en önemlisi, halk düşmanısınız!

Cemil Hayek

23. 09. 2018