KIŞANAK’TAN ‘KÛRD ‘SÎYASETININ MOR RENGÎ’


Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, 1 buçuk yılı aşkın süredir tutuklu bulunduğu Kandıra 1 Nolu Cezaevi’nde “Kürt Siyasetinin Mor Rengi” adlı kitabı kaleme aldı. Dipnot Yayınları etiketiyle 21 Eylül’de raflarda olacak kitaba, cezaevinde kalan siyasetçi kadınlar da yazılarıyla destek verdi. Kışanak, kendisini kitabı yazmaya iten nedenleri, kitapta nelere değindiğini kendisi gibi tutsak gazeteci Zehra Doğan’la paylaştı.

 

3739A52A-EB0E-4EF0-AC3D-8894C9971298

Mezopotamya24– Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, 1 buçuk yılı aşkın süredir tutuklu bulunduğu Kandıra 1 Nolu Cezaevi’nde “Kürt Siyasetinin Mor Rengi” adlı kitabı kaleme aldı. Dipnot Yayınları etiketiyle 21 Eylül’de raflarda olacak kitaba, cezaevinde kalan siyasetçi kadınlar da yazılarıyla destek verdi. Kışanak, kendisini kitabı yazmaya iten nedenleri, kitapta nelere değindiğini kendisi gibi tutsak gazeteci Zehra Doğan’la paylaştı.

Bu koşullarda yapılacak tek şey umudu büyütmek
Kışanak, AKP faşist rejiminin yüzlerce kadın siyasetçiyi rehin almasıyla ve devam eden sözde yargılama ilgili olarak şunları belirtti: “Kadınların genel olarak hayatın her alanında özellikle de siyasette var olma mücadelesi önemli bir aşamaya gelmişti. Kentlerimizde, yaşam alanlarımızda kadınlar görünür olmuş, yönetime katılma imkanı elde etmişti. Bu siyasi tutsaklığın nedeni halkın, özellikle de kadınların iradesini kabul etmemedir. 2016 yılında başlayan siyasi operasyonlarla bizleri rehin alarak, demokratik siyaseti sekteye uğratmak, toplumun ve kadınların iradesini kırmak istediler. Ortada ne hukuki bir dava ne de adil bir yargılama var. DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile davalarımızı birleştirdiler, her ikimizi de bir kez bile duruşmaya götürmediler. Kendi kendilerine, yargılama yapıyormuş gibi yaptılar. 9 duruşma geçti. Siyasi iktidarın mahkeme heyeti, önüne koyduğu kararı açıklamak için formaliteleri tamamlıyorlar sanki. Bu koşullarda yapılacak tek şey onuru korumak ve umudu büyütmekti. Ben de 2 yıl boyunca bunu yapmaya çalıştım.”

Kadınlar emeklerini yazmalı
Kışanak, “Yazılı tarihe baktığımızda kadınlar neredeyse yok gibi ya da erkeklerin yazdıklarında ve onların yazmak istedikleri kadar var. Yakın tarihimize baktığımızda da inanılmaz bir emek, büyük bir mücadele ve önemli kazanımlar var ancak ‘bunun ne kadarını yazdık’ diye sorarsak, kadınlar açısından ne kadar büyük bir yazma ihtiyacıyla karşı karşıya olduğumuz görülüyor” sözleriyle kendisini kitap yazmaya iten ana sebebi açıklarken, arkadaşlarının ısrarının da etkili olduğunu söyledi.

Her bir deneyim hazine değerinde
Kitabı, tutsak kadın milletvekilleri ve belediye eşbaşkanlarının deneyimleri üzerinden, kendileriyle mektup aracılığıyla röportajlar yaparak yazdığını aktaran Eşbaşkan, “Her bir kadının deneyimi bir hazine değerindeydi. O deneyimlerde müthiş bir enerji, direniş gücü vardı. Bu deneyimlerin paylaşılmasıyla, büyük bir sinerji açığa çıkacağını ve kadın özgürlük mücadelesine güç katacağını düşünerek, kadın arkadaşların bire bir yaşadıklarından yola çıkarak yazmak istedim. Kadınların emeği, mücadelesi, deneyimleri kazanımları görülsün, tarihe bir not düşülsün istedim” dedi.

Kışanak, siyasal alanda bugüne kadar elde edilen kazanımların arkasında binlerce kadının emeği ve ödediği ağır bedeller olduğunun da altını çizdi.

150 yıllık mücadelenin yoğunlaşmış hali
Kitapta kendisinin de dahil olduğu 22 kadının hikayesine yer verdiğini belirten Kışanak, Kürt kadınları açısından son 30 yılda yaşananların, kadın tarihinin 150 yıllık mücadelesinin yoğunlaştırılmış halini yansıttığını söyledi ve ekledi: “Her toplumsal mücadele döneminde kadınlar yoğun olarak yerlerini almış, aşamalı olarak önemli kazanımlar da elde etmişler fakat genellikle daha sonra mutfağa geri dönmüşler. Bu kadın özgürlük mücadelesinin travması. Yıllarca bize de hep sordular, ‘Kürt sorunu çözülünce kadınlar mutfağa geri mi dönecek?’ ya da ‘Kürt sorunu çözülünce, kadın sorunu da çözülür, siz şimdi ne diye bu kadar kadınların özgürlük mücadelesini, genel mücadelenin önüne koyuyorsunuz’ diyenler de yok değildi. Bence Kürt kadınlarının en önemli kazanımı, kadın özgürlüğünü sonraya erteleme yaklaşımlarını elinin tersiyle itmesi, adım adım özgürlüğünü inşa etmek için günlük, anlık mücadele içinde olması. Bu kadın kazanımlarının kurumsallaşması, toplumsal dönüşüm ve mutfağa dönmeme garantisidir. Kadınların siyasallaşması ve geleceğe yön verme mücadelesinin en güçlü dinamiklerinden biri olarak kendisini örgütlemesi de büyük bir kazanımdır. Tarih yazımından sosyal bilimlere, ekolojiden ekonomiye; sanattan felsefeye kadar her alanda kadın eksenli alternatif arayışı kadın kazanımlarının asla geri alınamayacağının göstergesidir.”

Her hikayede kadınlar
kendisini görecek
Kitabı kolektif bir yazarlık denemesi olarak değerlendiren Kışanak, devamının da gelmesi gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Birbirimizi yazmaya teşvik eden, yeni ürünler ortaya çıkaracağımıza inanıyorum. Birde kitap çıkınca nasıl karşılanacak, ne gibi tepkiler alacak hepimiz çok merak ediyoruz. Okuyucularımızdan beğenilerini, eleştirilerini, duygularını mümkünse bizimle de paylaşmalarını istiyoruz. Belki bizim yerimize kitap üzerine söyleşiler düzenleyebilirler. Kitapta 22 kadının deneyimi yer aldı ama aslında bu bizim hepimizin, kadınların hikayesi. Kitapta yer alan her hikayede, kadınların kendilerini göreceğini umut ediyorum.