PYD Genel Meclisi, Suriye’deki sorunların çözümüne yönelik görüşlerini açıkladı. PYD, Efrin işgalinin sona erdirilmesini çözümün anahtarı olarak niteledi.

 

F0D6A222-278A-4D87-A6C1-CEE0DE565875

 

Dördüncü olağan toplantısını gerçekleştiren Demokratik Birlik Partisi (PYD) Genel Meclisi, 2 aylık çalışma planını açıkladı.

Toplantı sonuç bildirgesinde güncel gelişmelere dair önemli belirlemeler yapıldı. PYD, Demokratik Suriye Meclisi (MSD)’nin Şam yönetimi ile yaptığı görüşmeleri desteklediğini açıkladı. Bildirgede, Türkiye’nin İdlib’deki hesaplarına yönelik değerlendirmeler de yer aldı.

PYD Genel Meclisi, 4. olağan toplantısının sonuç bildirgesi şöyle;

“Partimizin Genel Meclis üyeleri, bu yılki olağan dördüncü toplantısını gerçekleştirmiştir. Toplantımızda kongre sonrası ilçelerde ve kantonlarda çalışmalar ile partimizin Örgütlenme, Kadın, Gençlik, Basın, Halkla İlişkiler, Araştırma ve Maliye bürolarının planlamaları tartışılmıştır. Toplantıda Suriye, bölge ve dünyada yaşanan siyasi gelişmeler değerlendirilmiş, bu gelişmelerin Suriye ve Kürdistan’daki etkileri üzerine görüş belirtilmiştir. Son olarak bürolarımızın 2 aylık planlamaları belirlenmiştir.

Partimiz, özellikle TEV-DEM’in 3. Kongresi sonrasında demokratik siyasetteki rolünü ve örgütlenme sistemini geliştirme amaçlı çalışmalarını sürdürmektedir. Partimizin çalışmaları halkı etrafında toplayacak projeler ve programlar temelinde yürütülmektedir. Ayrıca birçok belde, ilçe ve kantonda parti kongrelerimiz gerçekleşmektedir. Bu kongreler yıl sonuna kadar tamamlanacaktır.

EFRİN İŞGALİ

Toplantımızda işgalci Türk ordusu ve çetelerinin Efrin işgaline dikkat çekilmiş ve Efrin’in özgürlüğünün Suriye’de yaşayan Kürt halkının, demokratik ve laik güçlerin ve partimizin birincil görevi olduğu belirtilmiştir. Toplantımızda Türk ordusu ve çetelerinin Efrin işgalinin bitirilmesinin Türk devletinin Suriye topraklarındaki işgalinin sonu olacağı ve Suriye krizinin çözümünün kilidi olacağı belirlemesi yapılmıştır.

Toplantımızda Demokratik Suriye Meclisi’nin (MSD) Doğu-Kuzey Suriye Özerk Yönetimi inşası konusunda attığı adımlar selamlanmış, bu adımın Suriye halklarının demokrasi hayallerinin gerçekleşmesinde en aktif çözüm olduğu ifade edilmiş; bu sistemle her üç Demokratik Özerk Yönetim’in ve dört sivil yönetimin tek çatı altında bir araya gelen ve tüm kültürleri koruyan bir yönetim şekli olduğu değerlendirilmiştir.

Toplantının katılımcıları, dünya değerlerini koruyan ve Suriye halkları, Kürt halkı ve dünya barışını savunan YPG, YPJ ve QSD güçlerine desteklerini dile getirmiştir. Bununla birlikte son aşamasında olan Cizre Fırtınası Hamlesi selamlanmış ve bu hamle ile Suriye halklarının, Suriye krizinin 8. yılında demokratik çözüm zeminine yakınlaşmasının adımı olarak nitelendirilmiştir.

ŞAM İLE YAPILAN GÖRÜŞMELERİ DESTEKLİYORUZ

Toplantımızın katılımcıları, Demokratik Suriye Meclisi (MSD) ve Şam rejiminin görüşmelerini olumlu bir gelişme olarak değerlendirmiş; diyalogun Suriye krizinin bitimini sağlayacağı, askeri seçeneklerin ve tehdit dilinin, Suriye halklarını parçalayan bir sonuçtan başka bir şey sağlayamayacağını belirtmişlerdir. Her ne kadar görüşmelerden istenilen düzeyde sonuç ortaya çıkmasa da bu görüşmelerden sonuç alınması ve ademi merkeziyetçi bir Suriye inşası için tüm imkanlarla destek olunacağı vurgulanmıştır.

TÜRKİYE’NİN İDLİB’DEKİ PLANI

Diğer yandan İdlib konusu da katılımcılarımızın tartışmalarında yer bulmuş ve İdlib’in Türkiye’ye bağlı terör örgütü Cebhet El-Nusra ve çete gruplarının işgali altında olduğu, Suriye’yi parçalamak isteyen Ankara’nın İdlib’deki işgalini Misakı Milli çerçevesinde meşrulaştırmak istediği belirtilmiştir.

Toplantımızda partimizin, Kürt Ulusal Kongresi’nin gerçekleşmesi önündeki engel oluşturan faktörlerin önünü alması gerektiği ayrıca belirtilmiştir. Bu kongre ile tüm parçalardaki halkımızın taleplerinin yerine getirileceği ve bu yüzden kongrenin gerçekleşmesi için tüm çalışmaların yapılması, Kürt partilerinin ve demokratik güçlerin çelişkilerden uzak durarak birlik olması gerektiği belirtilerek, Kürt Ulusal Kongresi’nin Ortadoğu’nun huzura kavuşması ve demokratikleşmesinde kilit rol oynayacağı vurgulanmıştır.

Katılımcılar Suriyeli tüm partiler, demokratik, ulusal ve laik çevrelerler birlikte Suriye toplumu içinde olumlu etkiye sahip şahsiyetler ile ilişkilerin geliştirileceğini ifade etmiştir.

Son olarak, Rojava ve Kuzey Suriye’deki huzur ve ortak yaşam ortamına partimizce dikkat çekilmiş, şehitlerimizin kanlarıyla kazandığımız ulusal birliğimize ve halkımızın değerlerine sahip çıkma çağrısı yapılmıştır.”