Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri-Halk Ordusu ya da daha bilinen adıyla İspanyolca’daki kısaltmasıyla FARC. 52 yılın ardından Kolombiya devletiyle imzalanan barış anlaşmasıyla örgüt silah bıraktı ve 220 binden fazla cana mal olan, 6 milyona yakın kişiyi de yerlerinden eden savaş son buldu. Devletlerin ceza kanunları diliyle, ‘terörist’ nitelemesini bir kenara bırakırsak, FARC ne zaman ve neden, kimler tarafından, hangi amaç ve nedenle kuruldu; 52 yılda neler yaşandı? İşte Kolombiya barışının taraflarından biri olan FARC’ın öyküsü

 

F9A1FD37-E875-4F56-AFF0-01F3BC6A7F8C

Feodallere karşı bir köylü ordusu

 

FARC 1964’te büyük toprak sahiplerinin baskısına son vermek ve feodaliteyi yıkmak isteyen bir köylü ordusu olarak ortaya çıktı. Örgütün nihai hedefi ise sosyalizm oldu. Bir dönem militan sayısı 18 bine kadar çıkan örgüt, 45 milyon nüfuslu ülkenin yüzde 40’a yakın bir kısmında denetim kurdu. FARC’ın kontrolündeki bölgelerde sosyalizm hâkim olmadı ama bu bölgelerde uluslararası tekellerin tarım plantasyonlarındaki sömürü de uyuşturucu mafyası da paramiliter terör de ABD propagandasının aksine hâkim olmadı.

 

İlk kıvılcım 1948’de aleve döndü

 

FARC’ı 1960’larda ortaya çıkaran koşullar, aslında Latin Amerika’nın diğer ülkelerinden esinlemeyle oluşmuş koşullardan farklı değildi. Arka planına baktığımızda ise, 1800’lerin başında son verilen İspanya sömürgeciliğinin, ardından yaşanan iç savaşlar, bütün bu süreçlerin öncüsü,toprak sahiplerinin egemenliğine karşı 1930’lardan itibaren başgösteren itirazlardı. Toprak sahipleri ve onların Muhafazakar Partisi karşısında köylülerin desteğini alan ve iktidara yürüyen Liberal Parti’nin lideri Jorge Eliecer Gaitan 1948’de öldürüldü.

 

300 bin kişi öldü

 

52C59B6B-74FA-477D-AE16-F43C4E55F229

Halkçı bir söylemi olan ve 1920’lerde Gabriel Garcia Marquez’in romanlarından da bileceğiniz ünlü United Fruit Company’ye karşı işçilerin hakkını savunan Gaitan’ın öldürülmesiyle ülkede patlak veren ve “La Violencia” (şiddet) dönemi olarak anılan iç savaş 1958’e kadar devam etti ve 300 bin kişi öldü. Toprak sahiplerinin emrindeki paramiliterler köylülerin topraklarına el koydu, canlarını aldı. Bu kanlı süreç ülkedeki muhalefeti radikalleştirdi ve topraksız ve yoksul köylüler, 1930’da kurulan Komünist Partisi’ne yöneldi.

 

Köylülerin Marquetalia Cumhuriyeti

 

Yoksul ve topraksız köylüler, silahlı isyanlarda bulundu, gerilla birlikleri kurdu, kurtarılmış bölgeler yarattı. Köylüler 1950’li yıllarda Kolombiya’nın yerleşim olmayan bölgelerine göç ederek buralardaki boş araziler üzerinde bağımsız koloniler kurdular. Küba Devrimi’nin de ilhamıyla hareket eden köylülerin kurdukları bu yaşam alanlarına “Marquetalia Cumhuriyeti” deniyordu. İç savaşın tarafları Muhafazakar ve Liberaller, tehlike gördükleri bu siyasi gidişat karşısında aralarındaki savaşa son verip 1957’de Ulusal İttifak yaptılar ve 1974’e kadar sürecek sırayla hükümet olacakları bir siyaset düzeni kurdular. 

 

FARC doğuyor

 

553976E2-EB4F-4861-B79B-AB82F7148F16

FARC’ın ilk lideri Manuel Marulanda Vélez

FARC’ın 2008’de öldürülen ilk lideri, örgütteki adıyla Manuel Marulanda Vélez de ailesinden insanlarla birlikte o yıllarda gerillaya katılan yoksul bir köylüydü. Hükümetin köylülerin komünal bölgelerini ortadan kaldırmak için ABD yönlendirmesi ve desteğiyle başlattığı 1964 Mayısı’ndaki saldırı FARC’ın kuruluşuyla sonuçlandı. Hastaneler kurarak yoksul halka sağlık, okullar kurarak eğitim hizmetine girişen örgüt, Kolombiya ordusunun köylü komünlerini yok eden saldırıları üzerine ülkenin güneyine çekilerek buralarda faaliyetini sürdürdü.

Kolombiya’da mücadele eden diğer örgütler

 

FARC’ın yanı sıra bu dönemde ortaya çıkan silahlı mücadeleye girişen başka devrimci örgütler de kuruldu. Kolombiya’da faaliyet gösteren Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN) ve Kolombiya Komünist Partisi-Marksist /Leninist’e bağlı Maocu Halk Kurtuluş Ordusu (EPL) da bu yıllarda ortaya çıktı.

 

FARC ülkenin yüzde 40’ında denetim sağladı

 

A3DCDA15-C2F6-46BE-A85B-1FDA6E2819D3

ABD’nin desteklediği Kolombiya ordusunun yanı sıra toprak sahiplerinin finanse ettiği paramiliter çeteler de FARC bölgelerinde köylü ve yerlilere yönelik katliamlara girişiyordu. Bu durum yerlilerin FARC’a katılımına hız verdi. Bu bölgelerde gelişen örgüt zaman içinde ülkenin yüzde 40’ına varacak bir alanda denetim sağladı. 

 

İlk barış girişimleri ve paramiliterin saldırıları

 

1980’li yıllara gelindiğinde bir hayli güçlenmiş olan FARC, kontrolündeki bu bölgelerde neredeyse legal bir durum kazanmıştı. Bu aşamada da örgüt çeşitli legal siyasi arayışlara girdi. Parlamenter siyasette var olmayı hedefleyen FARC, kendine yakın sivil kadrolar aracılığıyla Komünist Parti ile birleşti ve 1985’te Yurtseverler Birliği (Union Patriotica) kuruldu. O dönemde de Kolombiya hükümeti FARC’a silah bırakması çağrısında bulunuyordu ve örgüt ile devlet arasında gizli görüşmeler ilk olarak bu dönemde başladı.

 

Yurtseverler Birliği dağıtıldı

 

34D4A586-2FF6-4A0D-86C0-7E0FCDA25CC5

Ancak FARC’ın legalleşme girişimleri ve devletle gizli olarak kurulan temaslar, ilk seçimler yaklaştığı sırada Yurtseverler Birliği’ne karşı girişilen kitlesel katliamlar ve suikastlarla son buldu. Devlet destekli paramiliter güçler, yeni partinin adaylarını ve binlerce üyesini katletti. Öldürülenler arasında Yurtseverler Birliği’nin iki devlet başkanı adayı da vardı. “FARC’a ya da komünistlere yakın” diye 9 milletvekili, 70 belediye meclisi üyesi ve 11 belediye başkanı faşist çetelerce öldürüldü.

 

4 milyon kişi yerlerinden edildi

 

9F52DC43-5FA7-43AB-93F3-3CA2E61FA46F

Yurtseverler Birliği’nin dağıtıldığı bu dönemde 4 milyon insan da yaşadıkları köylerinden edildi ve FARC da parlamenter siyasal arayışlarına son vererek dağlara çekildi.

 

Paramiliter çeteler ülkede üçüncü bir silahlı güç oldu

 

5CF9B20B-C7FB-44D7-B260-B3C9530AC8A0

FARC’ın siyasete dahil olmasının kurulu siyasi düzene yarattığı tehdidi, bu şekilde bertarafı yoluna giden ülkenin hakim sınıflarının, uyuşturucu baronlarının ve uluslararası tekellerin desteklediği paramiliter faşist güçler, giderek bir suç makinesine dönüştü. Çeteler, devlet ve FARC’ın yanında, üçüncü bir silahlı güç haline geldi.

 

2000’lerde yeniden barış görüşmeleri

 

Askeri hedeflere saldırı düzenleyen, kontrol ettiği alanda ordu birlikleriyle silahlı çatışmalara giren örgüt, çok sayıda askeri de rehin olarak elinde tutuyordu. 2000’lerde örgüt ile devlet arasında barış arayışları yeniden başladı. Ancak tarafların 1999-2002 arasındaki barış görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı.

 

Uribe tüm çeteleri akladı

 

A871D61B-B965-46EC-B4A2-65A3C806FC9C

2002’de Devlet Başkanı koltuğuna oturan Alvaro Uribe, FARC’a karşı “sert” diye tabir edilen ve sivil, gazeteci, siyasetçileri de içeren bir “imha” politikası izledi. Önce FARC ve devlet arasında 2005’te de bir ateşkes ilan edilmişti. Devlet, FARC’a faşist çetelerin dağıtılacağı vaadinde de bulunmuştu. Hatta bu amaçla aynı yıl Adalet ve Barış Projesi (Justicia y Paz) da başlatıldı. Ancak bu süreç devletin FARC ile değil, binlerce siyasetçi, sendikacı, gazeteci, işçi ve köylünün katili olan faşist çetelerle anlaştığı bir dönem oldu. Ülkenin en büyük faşist çetelerinden biri olan Kolombiya Birleşik Savunma Güçleri Birliği (AUC) düzenlenen törenle silah bıraktı ve lideri de mecliste konuşarak, “haklı” olduklarını savundu.

 

Uribe’nin döneminde, 173 bin ölü, 34 bin kayıp

 

08A99000-FA5D-4E26-A3B2-29DAF2018AF3

2011’e kadar paramiliter çetelerin 53 bin üyesinden sadece 4 bin kadarı mahkemeye çıkarıldı. Ancak Başkan Uribe, 2008’de FARC’a karşı saldırıya geçti. Uribe’nin çeteleri akladığı ve adına da Barış ve Adalet Projesi denilen “barış sürecinde” ülkede “FARC’a ya da komünistlere yakın” diye toplam 173 bin 183 kişi öldürüldü. FARC’ı destekleyen 34 bin 467 kişikaybedildi. On binlerce yerleşim biriminde insanlar zorunlu göçe tabi tutuldu. 43 gazeteci öldürüldü, 30 gazeteci ise hala kayıp. FARC da bu dönemde ağır darbe aldı ve üç lideri öldürüldü.

 

Uribe’nin partisinden vekiller çetelerleri hep korudu

 

Bir yandan ülkede bu vahşet tablosunun yaratıldığı Kolombiya’da çetelerle ilgili yapılan meclis araştırmaları da ilginç bir tabloyu ortaya koydu: Parlamentodaki vekillerin üçte birinin çetelerle ilişkisi ortaya çıktı. Üstelik bu milletvekillerinin tamamı Devlet Başkanı Alvaro Uribe Valez’in partisindendi.

 

Uribe ve Escobar ilişkisi

 

006FECF2-2107-41CC-8475-3713D69ADEAE

Mario Uribe Escobar

Ayrıca Devlet Başkanı Alvaro Uribe’nin, ülkenin bir dönemine damga vuran ünlü uyuşturucu baronu kuzeni Mario Uribe Escobar ile sırları da bu dönemde ortaya çıktı. Bu sürecin gittikçe kontrolden çıkarak Uribe’yi de hedefe koyduğu bir dönemde Başkan Uribe, ülkedeki bütün faşist çete reislerini ABD’ye teslim etti. Kolombiya’da örgütlü terörden ve cinayetten yargılanacak olan çete reisleri, ABD’de kara para aklama, uyuşturucu ticareti gibi suçlardan yargılandı. Ve birçoğu da beraat ederek, daha sonra ülkeye döndü.

 

FARC’tan ateşkes

 

Uribe’nin kırsal alanda kurduğu paramiliter güçler aracılığıyla yürüttüğü ve yüz binlerce cana mal olan kirli savaşın ardından bugünkü barışı hazırlayan adım, 2012 Nisanında FARC’tan geldi ve örgüt ateşkes ilan ederek, rehin tuttuğu askerleri serbest bıraktı.

 

Osla’da görüşmeler başladı

 

759D5651-9ACD-49DC-92AF-9699D5638081

Devlet ile gerillalar arasında yarım asırdır süren savaşı sonlandırmak üzere daha önceleri üç kez “resmi”, sayısız kez de gayrı-resmi olarak yapılan müzakereler Ekim 2012’de Norveç’in başkenti Oslo’da yeniden başladı.

 

Süreci sonlandıran anlaşma

 

Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos ile FARC’ın lideri Timoleon Jimenez’in Oslo’daki görüşmelerinin ardından Küba’nın başkenti Havana’da 4 yıldır süren müzakerelerin ardından Ağustos’ta nihai anlaşmaya varıldı. Yüzbinlerce insanın öldüğü 52 yıllık savaşa son veren anlaşma parlamentoda onaylandı ve şimdi referanduma sunudu ancak beklenen olmadı refarandumda hayır çıktı.Ancak buna rağmen anlaşma yürürlüğe girdi.FARC 5 parlomento 5’te senatoya temsilci yolladı ve yasal kurduğu partininde baş harflerinde yine FARC ismi aldı…