GOP ve KÜRDLER!

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan


9D92B2E8-901A-4B7C-BE9C-4525DB77B3F6

Hasan H. YILDIRIM & Hüssein ERKAN

Kürdler, ABD’nin 21.Yüzyıl GOP (Genişletilmiş Orta Doğu Projesi)ni çok ciddi olarak takip etmelidir. Neyi öngörüyor sorgulamalıdır. Ona göre millet politikasını oluşturmalıdır.

Hepimiz şunu biliyoruz. ABD dünya gücüdür. Şu an Orta Doğu’ya müdahale etmiş bulunmaktadır. Yeni bir sistem oluşturmaya çalışmaktadır. Bunu yaparkende esasta sömürgecilerimize saldırmaktadır. Bu, doğal olarak Kürdlerin önünü açmakta, mevzi kazanmasını sağlamaktadır. Bu görülmelidir.

Eskiden kalma şablonlarımıza takılıp ABD, “Şöyle, kötü, böyle kötü, kendisine güvenilmez, çıkarı neyi gerektirirse öyle davranır, yarın bizi satar,“ vs. gibi ileri süren yaklaşımlardan uzak durmak gerekiyor. Dikkat edilirse bu türden propagandaları zaten Kürd millet düşmanları alasını yapıyor. Bu politik zeminde kalmak Kürdlere kaybetireceğini kavramak gerekiyor.

ABD, Orta Doğu’ya yeni bir sistem oluştururken kuşkusuz kendi çıkarı için yapıyor. Ama bu sistem, Kürd milleti olarak bizimde çıkarımıza uygunsa niye karşı olalım ki. O nedenle ezeli Kürd millet düşmanların politik zemininden uzaklaşmak ve kendi bağımsız politik zeminimizi inşa etmek aciliyet kazanıyor.

Şunu açıklamaktan gerçekten bıktık. Tekrarlaya tekrarlaya dilimizde tüy bitti. Soyvet Bloku’unun dağılmasıyla ABD, dünyaya yeniden şekil vermek için uzun vadeli planlar oluşturdu. Doğu Avrupa’yı değiştirdi ve hakimiyetini kurdu. Sonra Kuzey Afrika ve Orta Doğu’ya yöneldi. Bu konu da çok değişimlerde yaşandı ve süreç devam etmektedir.

Bu müdahalelerin esas amacı kendine rakip gördüğü Rusya ve Çin’in etrafını sarmak, kuşatmak ve hakimiyetini sağlamaktır. Bunun içinde eski statükocu sistemlere saldırmakta, yeni dinamiklerle kendine bağlı yeni bir sistem oluşturmaya çalışmaktadır. Burada dikkat edilirse eski statükocu sistemler kurtuluşu Rusya’nın şemsiyesi altına girmekte buluyorlar. Helede sömürgecilerimiz. Hepsinin amentüsü; sömürgecilerimizin “siyasi ve toprak bütünlüğünü korumaktır.“

Bu koşullarda Kürdlerin, sömürgecilerimizin “siyasi ve toprak birliğini koruma“ diye bir görevinin olmadığı bir yana bunu parçalama görevleri vardır. Bu esas görevini ıskalayıp sömürgecilerimizin “siyasi ve toprak bütünlüğü“nü savunmayı politika edinmek Kürd milletine yüzyıllardır dayatılan mevcut statükoyu savunmak demektir. Rusya’nın başını çektiği cephenin politikası tamda budur. Bu koşullarda Kürdler olarak Rusya’nın şemsiyesi altında sömürgecilerimizle yan yana durmak Kürd milli davasını önünde barikat oluşturmaktır. Böylesi bir tutum Kürd milletine kaybettirir.

Burada bir parantez açıp şunun altına kalın çizgilerle çizmek istiyoruz. Kürd siyaseti sömürgecilerimizin “siyasi ve toprak bütünlüğünü koruma“yı politika edinemez. Sömürgeci ülkelerin siyasi ve toprak birliğini savunamaz. Tersi bir politika Kürd milletini tamiri mümkün olmayan handikaplara sürükler. Mevcut konjonktürde Kürdlerin oluşturması gereken politikası Kürdistan bağımsızlığı olmalıdır. Bunu politika edinmelidir. İç ve dış koşulların biri veya her ikisi bugün buna yol vermeyebilir ama Kürd millet hedefi bağımsızlıktır ve bunun pazarlığı yapılamaz. Buna ulaşmak için ara çözümlerde uzlaşma kuşkusuz olabilir. Bu uzlaşıda en aşağı ezen millete hak olanın Kürd milletine hak görülmesi koşulu üzerinde olmalıdır. Bunun dışındaki uzlaşılar Kürdlere kölelik öngörür. Bugünden sonrada hiçbir güç bunu Kürdlere kabul ettiremez. Direnmeleri halinde sadece ömürlerini biraz uzatır ve yanı sıra karşılıklı çok kan akmaya yol açar. Bunun sorumlusuda sömürgeci sistemler olur.

Bakınız! Milletlerin ayağına her zaman büyük fırsatlar gelmez. Hele sorun Kürdler olunca belki de tarihte ilk defa böyle bir fırsat ayaklarına gelmiştir. Büyük bir fırsat doğmuştur. Dünya gücü ABD bölgemize gelip mevcut statükoyu değiştirmeye çalışmaktadır. Sömürgecilerimizin “Siyasi ve toprak bütünlükleri“ne saldırmaktadır. Bu Kürdlere alan açmaktadır. İleri mevzilere taşımaktadır. Yüzyıllardır Kürd milleti bedeli ağır bir mücadele vererek yapmak istediği de bu değil miydi? Biz millet olarak bunu yaparken sömürgecilerimiz bir yana mevcut statükoda çıkarı olan dünyadaki tüm çıkar çevrelerini karşımızda gördük. Onlar bize uyguladıkları tüm insanlık dışı uygulamalara rağmen bizi yok edemediler, bitiremediler ama verdiğimiz ağır bedele rağmen bizde onları ülkemizde kovamadık. Kovmamızda mümkün değildi. Çünkü tüm dünyayı yenemezdik.

Fakat bugün durum değişmiştir. Yüzyıllardır bizim yapmaya çalıştığımızı bugün dünya gücü olan ABD yapmaya çalışmaktadır. Yapma mı diyelim? Yapma diyenler ezeli Kürd millet düşman güçlerdir. Bir de; Kürdlük kisvesi altında sömürgecilerimize sevdalı onların “siyasi ve toprak birliği’ni savunan Kürdlerdir. Bu güçlerin tüm çabası boşa çıkacaktır.

Kim ne derlerse desinler ABD başarılı olacaktır. Düşman cephesinde “ABD, Orta Doğu’da batağa battı,” “ABD, yenildi,“ “ABD, Orta Doğu’yu terk ediyor” gibi tespitler gerçeği ifade etmiyor. Bu tür tespit sahipleri sadece kendilerini kandırmış olurlar. Kim ne derse desin GOP emin adımlarla yoluna devam ediyor. Gerçeklik bu olmasına karşın bazı sığ düşünceli Kürd birey ve çevreler “ABD, peki niye şunu, bunu yapmıyor,“ diyerek umutsuzluk yayıyorlar. Özelikle Kerkük ve Efrin konusunda bu çok dilendirildi.

Bu iddiada bulunanlar büyük resme bakmıyorlar. GOP’un neyi hedeflediğini anlamıyorlar, kavramıyorlar. ABD, GOP’ni uygularken önceliklerine göre hareket ediyor. Birileri istedi diye rotasından ayrılma politikası izlemiyor. O sahadaki güçlere ve kendi gücüne göre hareket ediyor. Çıkarı ABD ile çakışanlar buna uyum sağladıkça kazanan olur. Kimi Kürd siyasi hareketleri buna uyum sağlayamıyor. ABD politikalarına uyum halinde Kürd millet çıkarı için politika yapmaları gerekirken onun politikasını boşa çıkarmaya çalışan Rusya’nın başını çektiği cephe ile iş yapıyorlar. Kürdistan’ın Güneyi’nin siyasal güçlerin tutumu tamda budur. ABD planını bozuyorlar. ABD, bu durumda bazı uygulamalar devreye koyuyor. Bu güçleri geriletmeye, kendine mecbur bırakmaya çalışıyor. En basitinden oluşturulmaya çalışılan yeni Irak hükümeti karşısında takınılan tavır göz önündedir. ABD, Güneyli siyasi güçlere Kürd millet çıkarının gereğide olan bir yol gösterdi. Ama onlar İran ve Türkiye’yi aşıp doğru olanı yapmıyorlar. ABD’de onları tehdit ediyor. ABD yanlısı bir hükümetin kurulmasını engel koyarlarsa ABD kendilerine yönelirse haksız mı olur? Burada ABD suçlanacağına yanlış ata oynayan Kürd siyasi güçlerin politikaları sorgulanmalıdır.

ABD, Irak’a müdahale etmesinden bu yana Kürdlere yanlışlık yapmadı. Önlerini açtı. Çok ileri mevzilere taşıdı. Koruma altına aldı. Muhatap aldı. Dünyaya tanıttı. Peki Kürd siyasi güçleri ne yaptı? Devlet adamı olmayı başaramadılar. Aile, aşiret çemberini aşamadılar. Devletleşmeyi ıskalayıp kendi aile ve aşiretlerinin çıkarını korumayı esas aldılar. Bunun içinde düşmanlarımızla iş tuttular. ABD karşıtı sömürgecilerimizin politikasına göre davrandılar. Kerkük dahil tüm “tartışmalı bölgeler,“ bazı gümrük kapıları ve petrol kuyuların çoğu bu politika sonucu düşmana kaptırıldı.

Bunlar bir yana Kürdistan’ın Güneybatısı’nda (Rojava) ABD az şey mi yaptı? Kürdleri müttefik ilan etti. Korumasına aldı. Silaha boğdu. Kürdleri devletleşme aşamasına taşıdı. Hele son atağı yani tüm Kürd bölgesini koruma altına alacak Kobani’de radar sitemini ve Heseki’de çok büyük bir askeri üs kurması düşmanlarımıza verdiği en güçlü mesaj oldu. Bu aynı zamanda Kürdleri koruma şemsiyesi altına almak demektir.

Düşünmek gerekir. Kobani’de radar sistemini, Heseki’de askeri üs kurmayı sadece radikal islamist cihatçılar için mi yaptı sanıyorsunuz? Bu güçlerin uçakları mı var? Radar sistemi ve askeri üs kurulması Kürd millet düşmanı Türkiye ve Suriye’ye karşı Kürdleri koruma amaçlı bir önlemdir. Sömürgecilerin Kürdlere saldırısını önlemek için atılan bir adımdır. ABD başka ne yapsın? Kürd bağımsızlığını mı ilan etsin? Bu ABD’nin işi değil ki. Bu iş Kürd siyasal hareketin işidir. Etmiyorsa veya buna uygun bir politika izlemiyorsa bundan ABD’nin suçu nedir? Burada bir suç varsa Kürd siyasal gücündür. Yanı sıra değişik kaynaklardan aldığımız ve başka kaynaklara onaylattığımız bir bilgiye göre Pentagon’un PYD/YPG’ye bağımsızlık fikrini empoze ettiği ve hatta “bağımsızlık ilan edin, sizi destekleriz,“ denildiği bir gerçek olmasına karşın PYD/YPG İmralı’yı aşamadığından dolayı buna cesaret edememiştir. Hala “Suriye’nin birliği“ deyip durmaktadırlar. Burada ABD eleştirileceğine Kürd politikasının sorgulanması gerekmez mi?

Bazı birey ve çevreler şunu bir türlü akıllarına getirmiyorlar. Taman ABD çok şeydir ama her şey demek değildir. ABD, birçok şey istesede çoğu zaman yapamıyor. Karşısında çok güçlü bir cephe vardır. Rusya, Çin ve eski statükocu devletler ve hatta bunlarla derin siyasi ve ekonomik ilişkileri olan Batı sistemi içindeki kimi devletler vardır. Yanı sıra Kürdistan’ın bağımsızlığını ıskalayan, sömürgecilerimizin “siyasi ve toprak bütünlüğü“nü savunan ve onlarla “birlikte yaşama“yı politika edinen Kürd siyasi güçleri vardır. ABD, tüm bunlarla uğraşıyor. Çoğu zamanda bunlarla geçicide olsa uzlaşmalarada gidiyor ama GOP’den geri adım atmadığıda görülüyor. Kürd cephesi genel tabloyu böyle kavramalı ve buna üzgün politikasını oluşturmalıdır.

Yazımızı bitirirken şunu ifade etmek istiyoruz. GOP başarıya ulaşacaktır. GOP’un başarısıyla Kürd milleti bağımsız devlet olarak çağdaş milletler içinde yerini alacaktır. Bu konu da kim ne düşünürse düşünsün, biz bu inançtayız. Bu nedenlede GOP’nı destekliyoruz.