Suriye krizinde dananın kuyruğu Türkiye destekli cihatçıların son kalesi İdlib’de kopacak gibi görünüyor. Türkiye İdlib’e harekat yapılmasına karşı olduğunu açıkladı. Ancak Rusya’nın desteğindeki Suriye ordusu İdlib’i cihatçı teröristlerdenn geri almak için kararlı görünüyor. Uzmanlara göre; Rusya İdlib üzerinden Ankara ile Şam arasında diplomatik ilişkileri yeniden canlandırmak istiyor

60D04AFB-9C20-4975-9EB3-479458D46FA2

Berivan BADİRALİ- Mezopotamya24

Suriye krizinde dananın kuyruğu Türkiye destekli cihatçıların son kalesi İdlib’de kopacak gibi görünüyor. Türkiye İdlib’e harekat yapılmasına karşı olduğunu açıkladı. Ancak Rusya’nın desteğindeki Suriye ordusu İdlib’i Türkiye destekli cihatçılardan geri almak için kararlı görünüyor. Uzmanlara göre; Rusya İdlib üzerinden Ankara ile Şam arasında diplomatik ilişkileri yeniden canlandırmak istiyor.

2011 yılında bu yana devam eden Suriye krizinde gidişatı, Rusya’nın desteğindeki Suriye ordusunun düzenleyeceği İdlib harekatı belirleyecek gibi görünüyor.

Yeni bir mülteci akınından ve Suriye sahasındaki en büyük taşeron cihatçılarını kaybetme endişe taşıyan Türkiye, İdlib’e Rusyanın desteğindeki Suriye ordusunun harekat yapmaması için her türlü girişimde bulunuyor. Ancak Moskova ve Şam Türkiye destekli cihatçıların elinde kalan son Suriye kenti olan İdlib’i de kontrol altına almak için tüm hazırlıklarını tamamladı.

İdlib’e operasyonun düğmesine her an basılabilir. Uluslararası Kriz Grubu’nun (ICG) Ortadoğu Programı Direktörü Joost Hiltermann, Rusya’nın İdlib’e kapsamlı askeri operasyon tehdidiyle, Türkiye’yi Esad ile masaya oturmaya zorladığını söyledi.

Esad’ın artık devrilmesi gibi bir ihtimalin söz konusu olmadığını söyleyen Hiltermann, Türkiye’nin İdlib’teki radikal ve cihatçı gruplar nedeniyle de güvenlik tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu aktardı. DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Hiltermann, sıranın cihatçıların elindeki son kent olan İdlib’e geldiğini söyledi.

Rusya’nın İdlib’e yönelik harekatın gerçekleşmesini istediğine dikkatleri çeken Hiltermann, “Ancak İdlib ile ilgili gerilimin azaltılması bölgesi mutabakatı nedeniyle Türkiye ve Rusya arasındaki müzakerelerde nasıl yol alınacağı gayet tabii ki önemli” ifadelerini kullandı.

Joost Hiltermann şunları söyledi: “Görünen o ki şöyle bir süreç işliyor: Rusya gerilimi düşürme mutabakatı bağlamında Türkiye’ye, El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir El Şam konusunda “hani bu işi halledecektin” diyor. Türkiye de “pek bir şey yapamadım çünkü gözlemcilerimizi ancak gönderebildik, ılımlı muhalifleri cihatçı kadrolardan koparmak kolay değil, biraz zamana ihtiyacımız var” diyor.

Ankara, cihatçılara karşı askeri olarak harekete geçilmesi halinde bunların Türkiye’deki kentlerde, misillemeye girişmesi endişesini de taşıyor. Türkiye’nin bu gruplarla anlaşması durumunda da bunları Türkiye’ye alması ve koruması gerekecek ki Ankara için bu da korkunç bir seçenek.

Bu nedenle Türkiye Rusya’ya, “Bize zaman tanı, rejim harekatı başlatırsa o zaman Türkiye’ye göç dalgası olacak. Bunu istemiyoruz” diyor. Ancak anlaşılan Rusya “üzgünüz ama zaman doldu, rejimin İdlib’de hakimiyetini yeniden kurmasını istiyoruz. Bunu yapmak rejimin hakkı” diyerek baskıyı artırıyor.”

Esad kalıcı gidici değil’

Rusya’nın baskıyı artırma stratejisinin hedefinin Türkiye ile Suriye arasında yeniden müzakerelerin başlaması olduğuna dikkatleri çeken Hiltermann, “Rusya İdlib’e harekatı başlatarak, Türkiye’yi de Şam ile müzakere masasına oturmaya zorluyor. Ankara Suriye hükümetinin artık kalıcı olduğunu anlamış olsa da henüz görüşmeye yanaşmadı. Rusya işte Ankara’yı buna zorlamaya çalışıyor. Rusya, AB’nin, Türkiye’nin, ABD’nin doğrudan Esad ile görüşmeye başlamasına büyük önem atfediyor, savaş öncesi statükoya dönülmesini sağlamak istiyor” ifadelerini kullandı.

İdlib’e kapsamlı bir askeri harekatın Türkiye’ye yeni bir mülteci akınına neden olabileceği endişesini hatırlatan Joost Hiltermann, Rusya’nın da Türkiye’ye mülteci akını yaşanmasını istemediğini kaydetti. Hiltermann’a göre; kapsamlı bir askeri harekat değil, kapsamlı bir askeri harekat tehdidi gündemde.

Bu yolla Rusya’nın Türkiye’yi, Esad ile masaya oturmaya, ılımlı muhalifleri de Suriye hükümetiyle uzlaşmaya zorlamaya çalıştığını ifade eden Hiltermann, “Çünkü militanları izole etmeyi başardıkları takdirde Türkiye ve Rusya, eğer isterlerse birlikte militanlara karşı askeri bir girişim başlatabilir. Bu yolla mülteci akınına yol açılmamış da olunur” dedi.