Nami TEMELTAŞ YAZDI: Paçoz


8F43AB3A-4E1C-4A00-9DCD-0EF42C2516A5

Nami TEMELTAŞ

Paçoz, TDK (Türk Dil Kurumu) sözlüğüne göre üç anlama sahip.

Kefal türünden bir balık. Fahişe, Uyumsuz, özensiz giyinmiş

Argoda, güzelliğini yitirmiş, yaşlı hayat kadınlarına söylenen bu kelime, bugün, İçişleri bakanınca, Cumartesi anneleri için kullanıldı!

Bu millet yüz yıl önce bunların ağa babalarına bu ülkeyi teslim etmemişti, bugün onların paçozlarınada teslim etmez, bunu herkes böyle bilsin dedi!

Bakanımız bunu kullanırken hangi anlamıyla kullandı bilemeyiz ama genel anlamda argo kelime dağarcığıyla konuşmayı sevmesini göz önüne alırsak, bu kelimeyi de argo anlamıyla kullandığını söyleyebiliriz.

Hasan Ocak öğretmendi. 30 yaşındaydı. Çay ocağı işletiyordu.

Hasan Ocak’ın gözaltına alınması yoğun olarak Alevilerin yaşadığı İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki üç kahvehane ve bir işyerinin aynı anda kimliği belirlenemeyen kişilerce tarandığı ve Gazi Olayları olarak anılan günlerin hemen sonrasına denk geliyor.

Köylüler Ocak’ın cansız bedenini  gözaltına alınmasından beş gün sonra 26 Mart 1995’te Beykoz Buzhane Köyü Dedeler Mevkii’nde görmüşlerdi. 

Ocak’ın cansız bedenini Buzhane köyünde görenlerin Jandarmaya haber vermesiyle durum Beykoz Cumhuriyet Savcılığı’na intikal etti;  parmak izi alındı, fotoğrafları çekildi, kan örnekleri alındı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve ilçelere parmak izi gönderildi. Ancak bu bulgularla kimlik tespiti yapılmadı

21 Mart 1995 günü Emine Ocak kızı Aysel’in doğum günü için o akşam evde balık yapıyordu, oğlu Hasan telefon etmiş, eve her zamankinden erken geleceğini annesine söylemişti.

Hasan evine hiç gidemedi, doğum günü balığı ailecek hiç yenemedi. Ocak ailesi Hasan’ın işkenceyle öldürülmüş bedeninin İstanbul Beykoz ormanlarında bulunup kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü 15 Mayıs 1995 günü öğrendi.

Gözaltına alınmasının ardından Ocak’tan haber alınamayınca ailesi, arkadaşları, insan hakları savunucuları Türkiye’de ve Avrupa’da Hasan Ocak nerede sorusunun yanıtını açlık grevleri dâhil her yola başvurarak aradılar. Ocak ailesi oğullarını bulmak için 58 gün boyunca çalmadık kapı bırakmadı. Anne Emine Ocak oğlunu sordukça dövüldü, gözaltına alındı, hapse atıldı.

Devlet de 58 gün boyunca “bizde yok” dedi.

Ailesi, 15 Mayıs 1995’te Adli Tıp Kurumu kayıtlarından Hasan’ı teşhis etti. Ölüm nedeni tel veya iple boğulma olsa da, yüzü tanınmaması için parçalanmış ve vücudunun her yerinde işkence izleri fotoğraflanmıştı.

Aile, tanıklara da başvurarak, Ocak’ın en son Terörle Mücadele Şubesi’nde görüldüğünü duyurdu. Otopsi raporu da Ocak’ın boğularak öldürüldüğünü ortaya koydu. Ailenin suç duyuruları sonuçsuz kaldı, failler bulunamadı.

Galatasaray’da her cumartesi saat 12.00’de Kayıplar son bulsun, kayıpların akıbeti açıklansın, sorumlular bulunsun ve yargılansın talepli Cumartesi Anneleri/İnsanları oturmaları Hasan Ocak‘ın ve yine Ocak gibi gözaltında kaybedilen Rıdvan Karakoç‘un cansız bedeninin bulunmasıyla 27 Mayıs 1995’te başladı.

O ilk kayıp değildi ama, “gözaltında kayıp” gerçeği ilk kez bu kadar tanıklı ve kanıtlıydı. Dönemin İnsan Haklarından sorumlu devlet bakanı Algan Hacaloğlugelişmeleri  “susma hakkımı kullanmak istiyorum” sözleriyle yorumladı. (1)

İçişleri bakanının “Paçoz” olarak nitelediği insanlardan birisi olan Emine Ocak, 1995’ten beri oğlu Hasan Ocak’ın katillerini bulmak için, her hafta Galatasaray meydanına gidiyor!

Emine Ocak, 23 yıldır bulun(a)mayan katillerin peşinde!

Emine Ocak, 23 yıldır gerçekleşmeyen adaletin peşinde!

Emine Ocak, günlerce oğlunu ararken, oğlunu aradığı için dövülen, gözaltına alınan, hapse atılan bir anne!

Emine Ocak bir paçoz değil, oğlu gözaltına alındıktan sonra öldürülen bir anne.

Berfo anayı bilirsiniz. “Benim evladım gelir diye kapıyı bacayı açık bıraktım. Ay geçti, gün geçti, sene geçti benim çocuğum gelmedi. Benim çocuğum ölmüşse cenazesini bana versinler” diyen Berfo anayı!

“Kenan Evren sen hiç utanmadın mı benim çocuğumu öldürürken? Evin yıkılsın ocağın sönsün. Sen benim evimi yıktın. Elin ayağın titremesin Evren buraya gel” demiş, hakime de “Sen o namussuzu neden buraya getirmedin” diye seslenen Berfo anayı!

21 Şubat 2012’de oğlunun mezarına kavuşamadan hayatını kaybeden Berfo anayı! (2)

Cemil Kırbayır’ın anası.

Cemil Kırbayır, 13 Eylül 1980’de evinden alınmış, önce 247. Piyade Alayı’na, bir hafta burada tutulduktan sonra da Kars Askeri Gözetimevi’ne gönderilmişti. O dönem sorgu evi olarak kullanılan Dede Korkut Eğitim Enstitüsü’nde emniyet personelince sorgulanırken, 8 Ekim 1980’de işkencede ölmüştü.

Her cumartesi o alanda oturan binlerce insan var!

Çünkü bu ülkede binlerce, faili belli olmayan, hattâ katili bilinmesine rağmen bir türlü bulunmayan, cinayet var!

Çünkü bu ülkede, devlet tarafından alındıktan sonra kaybolan/kaybedilen binlerce insan var, henüz kemikleri bile bulunamamış!

Çünkü katiller bulunamadan rahat yüzü görmeyecek, uyuyamayacak, gülemeyecek, bayram yaşayamayacak insanlar var

Çünkü bu ülkede yıllardır adalet yok!

Adaleti adil çalışacak şekilde tesis edemezseniz, adaletsizliğin altında bir gün siz de kalabilirsiniz.

Unutmayın…

1.https://bianet.org/bianet/toplum/128130-hasan-ocak-kimdir

2.https://m.bianet.org/bianet/toplum/151695-berfo-ana-belgesel-oldu