Teslim TÖRE YAZDI: ERDOĞAN SİSTEMİNİ GLOBALİZME YUTTURAMADI!


2E84DE18-1894-491A-936F-9C5F7C4D772A

Teslim TÖRE

Erdoğan global kapitalist sistem içine kendine İslami kurnazlık yöntemi ile ”Türk tipi” bir diktatörlük sistemi oturtmaya çalıştı. Ama sistem kısa süre içinde yadırgadı ve bir apse gibi kusmaya başladı. İlk darbeyi ABD’den yedi. Kuşkusuz ABD ve global kapitalizm Erdoğan’ın kurmaya çalıştığı sistemden daha temiz, masum sistemler değiller. Çünkü Erdoğan’ın kurmaya çalıştığı diktatörlük sistemi de kapitalizmdir. Kapitalizmde ona benzer sistemler dün vardı, bugün de var, yarın da olacak. Trump’ın Erdoğan sistemine uygulamış olduğu yaptırımların Erdoğan’ın diktatörlük sistemine yönelik olduğu kuşkuludur. Kuşkulu çünkü Trump da diktatörlükten yana bir kişiliğe sahip, o nedenle Erdoğan diktatörlüğünü hedeflemiş olması düşünülmez. Ancak neyi hedeflemiş olursa olsun sonunda yaptırımlar Erdoğan’ın ekonomi politiğini yerle bir etti. Toplu bir çöküşe neden oldu. Erdoğan’ın bu toptan ekonomik çöküşü ve yeniden toparlaması hayli zor gözüküyor, zira süreç bitmedi devam ediyor.

ABD’nin yeni hamleler yapacağı açık açık söyleniyor. Söz konusu hamleler başka amaçlarla da yapılmış olsa eninde sonunda Erdoğan’ın ekonomik politiğini darbeliyor ve taş taş üstünde bırakmamak kaydıyla Erdoğan’ın diktatörlük sistemini alabildiğine hırpalıyor. Bunu başka türlü yorumlamak mümkün olsa da Erdoğan’ın kurmakta olduğu diktatörlük sistemine ağır bir darbe olduğu yadsınamaz. Yadsınamaz çünkü Erdoğan’a yapılan uygulamalardan daha fazlası İran’a yapıldı. Ama İran sistemi Erdoğan gibi herhangi bir bunalım yaşamadı hatta üstüne üstlük Erdoğan’a destek vermeye hazır olduklarını da açıkladılar. ABD’nin darbesinin İran’a az, Erdoğan Türkiye’sine daha çok etki yapmasının nedeni: İran ekonomisinin bağımsız bir ekonomi, Erdoğan sisteminin ekonomisi ise tam bağımlı ve o da yetmez global sistemin eliyle organize olmuş bir sistem olmasından kaynaklıdır. Bu yapısal özelliğinden dolayı global kapitalizm Türkiye’de onlarca yıldır kendi elleriyle onararak global sistemin bir iç olgusu haline getirildi.

Global sistem kendine özgü bir yapılanma yaratmaya çalışırken Erdoğan sistem içinde sistem örmeye başladı kendi diktatörlüğü için .Erdoğan’ın bu çıkışı iki sistem arasında müthiş bir çatışma yarattı. Söz konusu çatışmada global kapitalizmin elindeki argümanlar Erdoğan’ınkinden çok daha güçlü. Erdoğan sistem içi bir sistem yaratma yolunda ilerlerken globalizm Erdoğan’ın önüne sürekli bir şekilde duvarlar örercesine engeller çıkarttı ve çıkartmaya devam edecek. Erdoğan kurnazlık yöntemiyle global sistemin Türkiye bölümünü kendi özgün sistemine dönüştürmeye çalışırken kendince global kapitalizme oyun oynadı. Ama yukarda da değindiğim gibi globalizm o oyunu yutmadı, tersine çevirdi, aynı oyunu Erdoğan’a karşı oynamaya başladı. Erdoğan her ne kadar bu bunalımdan bir zaferle çıkacağını söyleyerek yandaşa moral vermeye çalışsa da bu işin o kadar kolay olmayacağı kendini net bir şekilde gösteriyor. İşin o kadar kolay olmadığı Erdoğan’ın krizin ilk dönemlerinde doların karşısına Allah’ını koyması, Allah’ın da dolarla baş edemeyeceğini gördükten sonra yerine ezanı koyması, başının ne kadar darda olduğuna açıkça işaret ediyor.

ABD Trump eliyle Erdoğan’a bir hamle yaptı ve duraklar gibi bir tavra girdi, dikkat edilecek olursa söz konusu duraklama sürecinde devreye derhal AB girdi. Almanya aktif bir rol üstlenmeye başladı ama Almanya’nın Erdoğan’a ilk gösterdiği yol basına yansıdığı kadarıyla gidip IMF ile ilişki kurması oldu. Tabii Erdoğan Türkiye’si IMF ile ilişki kurmayı hemen kabul etmedi, IMF ile ilişki kurmak Erdoğan için her şeyden önce namus meselesi haline gelmiştir. Erdoğan her seçim arefesinde IMF’ye nasıl rest çektiğini, IMF’den nasıl ayrıldığını IMF’ye borç para verdiğini yana döne anlatarak IMF’yi yandaşa düşman gibi gösterdi .Şimdi gidip yeniden IMF’ye boyun eğmesi Erdoğan’a zul gelecektir. Zul gelmesinden de öte gidip IMF’den icazet alması Erdoğan’ın oy damarını kesecektir. Erdoğan yirmi bir milyon kişiye devlet hazinesinden para ödeyip maaşa bağlayarak her seçimde kullandığı milyonluk oy deposu yarattı. Her seçimde nereden nasıl geldiği belli olmayan oy kitlesi Erdoğan’a bugüne kadar seçim kazandırdı. Erdoğan’ın yeniden IMF ile ilişkiye girmesi her şeyden önce bu oy depolarını kaybetmesi anlamına gelecektir.
Esasında bundan böyle de yaratmış olduğu parazit toplum kesimi eskisi gibi Erdoğan’dan nemalanamayacaktır. Bugün yaşanmakta olan kriz bile Erdoğan’ın bu parazit toplum kesimine vereceği yemi kısmen de olsa kesecektir. Esas Erdoğan’ı hırçınlaştıran yaşanan mevcut kriz değil, yaratmış olduğu parazit topluma bundan böyle gereği kadar olanak sunamayacak olmasıdır. Yani mevcut durumda da Erdoğan yaratmış olduğu parazit toplumu beslemeyi sürdüremeyecektir. Türkiye ekonomisinin ancak global kapitalizmin aktörleri eliyle yeniden düzeleceğine kuşku yoktur. Erdoğan’ın Katar Emiri’nden söz almış olduğu on beş milyar dolarlık para Erdoğan’ın yandaşına moral vermekten öte hiçbir işe yaramayacaktır. Türkiye global sistemi on beş milyar dolarlık Katar parasıyla yönlendirilemez. Erdoğan’ın akıl erdiremediği şey global sistemin palyatif birtakım yöntemlerle kendine has bir takım doku ve dengeler üzerine oturtulamayacağıdır.

Globalizm bir dünya sistemidir onun on beş milyar dolarla denetlenemeyeceği gayet açık. Buna rağmen Erdoğan’ın bu yöntemi de deneyeceğine kuşku yoktur ama bilinmesi gerekir ki Katar dolarları global sisteme yön verme bakımından etkili olamayacaktır. Olamayacaktır çünkü çıplak gözle de görülebileceği gibi globalizmin dengeleri hala bozulmamıştır. Bu da sistemin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir ve Erdoğan’ın palyatif bir takım yöntemlerle kendine benzetemeyecegine net olarak işaret etmiştir. Dünyadaki gelişmelerin toplamı global kapitalizmin ancak ve yalnız bir toplumsal devrimle sona ereceğini net olarak göstermektedir. Gerek Trump’ın manyakça uygulamaları gerekse Erdoğan misali şaşkın ördek gibi geri geri yüzenlerin sistemi pörsütemediklerini dünya alem görmüştür. Her toplumsal sistemin yerine geçecek olan toplumsal yapının bir öncekinin sinesinden doğacağı gerçeği globalizm sürecinde de kendini ifade etmeye başlamıştır.

Global toplumsal sistem bir devrime gebe hale gelmiştir. O nedenle başta Trump olmak üzere sistemle oynanan oyunların tümünün başarısızlığa mahkum olduğunu yaşanan somut olaylar göstermiştir. Dünyadaki temel çelişkinin globalleşen sermaye ile globalleşemeyen sermaye arasında cereyan etmesi toplumsal devrimler sürecine yeni bir ivme kazandırmıştır. İnsan toplumunun girmiş olduğu bu devrim sürecinde bir çok Trump ve Erdoğan gibilerinin nal toplamaktan öte bir işe yaramayacaklarını tarih hepimize gösterecektir. Erdoğan ve Trump gibileri toplumsal ilerlemenin önüne geçmek için can hıraş çabalar gösterse de önü alınamaz gelişmeler olduğunu insanlık idrak edecektir. Evet, globalizm değişecektir ama kendi sinesinden doğacak bir yapıyla değişecektir, Erdoğan ve Trump gibileriyle değil.