Washington’un Kuzey Suriye’ye yönelik finans programını sonlandırması ve Riyad yönetiminin bu bölgeye 100 milyon dolar ayırması kararlarının Rojava ve Kuzey Suriye’yi siyasetten nasıl etkileyeceği tartışma konusu oldu.

Fırat BADIKANLI

IMPNews – Donald Trump yönetimi IŞİD işgalinden kurtarılan Suriye’deki bölgelerin istikrara kavuşturulması ve yeniden yapılandırılması için uygulanacak projelerin finansmanı programını sonlandırma kararı aldı. Bu şekilde Mart ayında dondurulan finansman kararı kaldırılmış oluyor. Kararın IŞİD karşıtı askeri yardım ve yatırımları kapsamadığı ancak SDG kontrolündeki bölgenin stabilizasyonu çalışmalarını etkileyebileceği bildiriliyor. Trump’ın kararı ABD’li siyasetçiler tarafından eleştiriliyor. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada IŞİD ile mücadele koalisyonunda yer alan ülkelerin daha fazla miktarda katkı yaptığına atıfta bulunulurken, Riyad yönetiminin bu alana 100 milyon dolar ödenek ayıracaklarını açıkladı.

Washington’un Kuzey Suriye’ye yönelik finans programını sonlandırması ve Riyad yönetiminin bu bölgeye 100 milyon dolar ayırması kararlarının Rojava ve Kuzey Suriye’yi siyasetten nasıl etkileyeceği tartışma konusu oldu.

James Jeffrey​ Suriye’ye özel temsilci atandı

Bu arada ABD yönetimi, Suriye’ye özel temsilci olarak eski Büyükelçi James Jeffrey’i atadı. Önceki dönemlerde ABD’nin Ankara Büyükelçiliğini yapan Jeffrey, 2010-12 arasında da Bağdat Büyükelçisi olarak görev yapmıştı. ABD’nin IŞİD ile mücadelede temsilcisi olarak görev yapan Brett McGurk ile birlikte çalışması planlanan Jeffrey, Türkiye’nin siyasetini yakından bilen diplomatlardan.

Gerçekten müttefiklerle yük paylaşımı mı?

Amerika Dışişleri Bakanlığı, Suriye programları için harcanması planlanan 230 milyon dolarlık kaynağı başka alanlara kaydıracağı konusunda Kongre’yi bilgilendirdi. İlk aşamada Şubat ayında eski Amerika Dışişleri Bakanı Rex Tillerson tarafından ayrılacağı belirtilen bu paranın çoğu Tillerson’ın görevden alındığı Mart ayından bu yana askıya alınmış durumdaydı. Bu fonun küçük bir bölümü Haziran ayında serbest bırakılmıştı.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından onaylanan ve insani yardım fonlarını kapsamayan kesintinin, koalisyon ortaklarının vaat ettiği 300 milyon dolarlık ek kaynakla dengeleneceğini belirtti. Nauert, açıklamasında, “Koalisyonun önemli üyelerinden gelen katkıların sonucu olarak Bakan Pompeo, Dışişleri Bakanlığı’na daha önce Suriye için ayrılan yaklaşık 230 milyon dolarlık fonun başka alanlara kaydırılması talimatını verdi” dedi. Nauert’e göre, Pompeo bu kararı alırken Beyaz Saray’ın müttefik ülkelerle yük paylaşımını arttırma arzusunu göz önünde bulundurdu. Amerikalı sözcüye göre, bu fon diğer dış politika önceliklerini desteklemek amacıyla kullanılacak. Sözcü, Suriye için ayrılan fonun başka alanlara kaydırılma kararının Amerika’nın Suriye olan ilgisinin azaldığına işaret ettiği görüşünü ise reddetti.

Kararın Beyaz Saray, Pentagon ve Dışişleri Bakanlığı arasında ortaklaşa alındığını belirten Nauert, gerekçe olarak ise Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerinden gelen fonları gerekçe gösterdi. Nauert, IŞİD karşıtı koalisyon ortaklarından nisan ayından bu yana yaklaşık 300 milyon dolarlık yeni katkı sağlandığını, Suudi Arabistan’ın 100 milyon, Birleşik Arap Emirlikleri’nin de (BAE) 50 milyon dolarlık katkısının önemli olduğunu ifade ediyor.

Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert

ABD, Suriye’de aktif kalacak

Dışişleri Bakanlığı’nın Ortadoğu’dan sorumlu bakan yardımcısı vekili David Satterfield, Amerika’nın IŞİD’le Mücadele Koalisyonu Özel Temsilcisi Brett McGurk ve Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, gazetecilere telekonferans yöntemiyle yaptıkları açıklamada, Amerika’nın IŞİD yenilgiye uğratılana kadar Suriye’de aktif olacağını söyledi. Sözcü Nauert, “Karar Suriye’deki stratejik hedeflerimize ilişkin taahhüdümüzde azalmaya işaret etmiyor” diyerek, IŞİD’in tamamen ortadan kaldırılmasının ABD’nin Suriye‘deki önceliği olduğunu da yineledi.

Trump’ın kararına eleştiriler

VAO’nun haberine göre bu açıklamalara rağmen, karar Amerikan yönetiminin Trump’ın Suriye’de Amerikan varlığını sonlandırma talebine yönelik bir adım olarak değerlendirildi. Amerikan senatosunun Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi New Jersey Senatörü Robert Menendez karara tepki gösterdi. “Bu, Trump’ın küresel sahnede Amerika’nın liderliğini terk etme yolunda atılan bir adım” değerlendirmesinde bulundu. Menendez, “Suriye’de IŞİD teröründen arındırılan ve en savunmasız olan bölgelerde istikrarı sağlama çabalarına Amerika’nın katkısını sonlandırmak, Amerika’nın çekildiği mesajını vermek bir utanç kaynağı” diye konuştu. Temsilciler Meclisi’nin Dış İşleri Komitesi’ndeki Demokratlar da kararı “Şaşırtıcı derecede öngörüsüz” bir adım olarak niteledi.

Washington’daki Suudi Arabistan Büyükelçisi Prens Khalid bin Salman bin Abdulaziz

Riyad’dan, SDG bölgesi için 100 milyon dolar

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında diğer koalisyon ortaklarının Suriye’ye yaptıkları katkıyı arttırdıkları da dile getirilirken, Suudi Arabistan yönetimi, Rojava ve Kuzey Suriye’de IŞİD’den alınan ve şu anda SDG güçlerinin kontrolünde bulunan bölgelerin istikrara kavuşturulmasına yönelik projeler için 100 milyon dolar katkı yaptığını açıkladı.

Washington’daki Suudi Arabistan Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, paranın hayat kurtaracağı, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmelerini kolaylaştıracağı ve IŞİD’in Suriye veya komşularını yeniden tehdit etmesini önleyeceği belirtildi. Açıklamaya göre, Suriye için ayrılan bu para tarım, eğitim, yol çalışmaları ve büyük ölçüde şu anda Amerika destekli SDG’nin denetiminde bulunan bölgeye hizmet götürmek için kullanılacak. Riyad, daha önceleri de Esat rejimi karşıtı gruplara para ve silah yardımı yapmıştı.

Suriye Dışişleri Bakanlığı da Riyad’ın bu adımını kınayarak, “Bu karar Suudi yetkililerin Amerikan yönetimine boyun eğdiğinin göstergesi” açıklamasını yaptı.

‘Türkiye çekilecek’

Öte yandan Lübnan’ın El-Ahd haber sitesi, Suriye’deki askeri gelişmeler ve diplomatik pazarlıkların sonucunda , Türkiye’nin Rojava’da işgal ettiği bölgelerden çekilmeye zorlayacağını iddia etti. Emekli General Sharll Ebi Nadır sitede yazdığı makalede, “Türkiye Suriye’nin kuzeyinden çekilecek” diyerek, Türkiye’nin bir yandan Suriye ordusunun İdlib operasyonunu ertelemeye çalıştığını ve öbür yandan İran ve Rusya ile birlikte Astana sürecinde rol kapmaya çalıştığını söyledi. Ebi Nadır, “Ankara’nın teröristleri koz olarak tutmaya çalışmasına rağmen, durumun Şam yönetiminden yana olduğunu ve Türkiye’nin sonunda Suriye’den çekilmek zorunda kalacağını’ iddia etti.