E9196E29-D389-46A0-A402-9F58106366EF

Erkan POLAT

15 temuz darbe girişimini atlatan türkiyede, aslında uçurumun kenarından bir türlü kurtulamadı. Çünkü 90 yıllık hasarlı devlet temelleri, bu son girişimle tüm zaaflarını ortaya koymuş oldu.

Osmanlı sonrası yeni türkiye kimlik siyaseti ve politikası, ortadoğu coğrafyasında var olan rahatsızlığın kanayan yarasını ancak bir yüz yıl kadar durdura bildi. Osmanlının azınlık bir ulus kimliğini tepeye oturtulması, bu toprakların mayasıyla uyum sağlayamadı.

Ulus temelinden uzak, devşirme siyasi kimlik her ne kadar, anadolunun göbeğine dolmuş göçer, kaçar yığınların siyasi otoritesi için bir can simidi olmuş olsa da, 90 yıllık bir kanlı geçişi son 21. yüz yıl artık kaldıramıyor. Çünkü uluslaşmalar, ulusal uyanışında temel diyalektik kuralını hayata geçirmiştir.

Ulus devlet  köklerini iddasını en son karaman beyliğine gömülen, türkmen yörük beyliklerinin, diğer uluslar gibi osmanlı zulmünden yeterince nasibini almış toros dağlarında, ege yaylalarında çoktan izdivaya çekilmişlerdi. Mezhepsel uyumsuzluk (alevi ve bektaşi) osmanlı siyasetinin dışında barbar, köylü toplulukları olarak atıl kalan türkmen boyları, devşirme ve toplama yığınların, avrupanın verdiği ulus kimlik payesinide son doksan yılda eline ve yüzlerine bulaştırı verdiler.

Dönemin siyasi coğrafyasından uzak ve anadolunun belirgin bir kimlik yuvası kürtlerin bu geçiş sürecinde yeni oluşum sürecinde sorun yaratmayacağını sanıyorlardı. Kapalı aşiret yapısıyla kürtler tüm kültürel özelliklerini koruya bilmiş tek kalabalık ulus orjinli millet olduklarını anlamak, isyanların ardı ardına gelmesiyle zaten belliydi. Yeni ulus kimliği arayışı içinde olan devşirme osmanlı paşaları, gidecek ülkesi olmayan, balkan ve birinci dünya savaşından sonra anadoluya yığılmış, devşirme toplama lejyonerlerin tek bildikleri yöntemi yani, bastırma, sindirme, korkutma yöntemlerine geri döndüler.

Bir birleriyle hiç bir sorunu olmayan yerleşik anadolu toplulukları arasında, aynen balkanlarda olduğu gibi, bir birine yabancılaştırmayı ustalıkla becerdiler. Yüz yıllardır bir birleriyle yan yana yaşayan, hristiyan, müslüman, alevi, sunni, kürt,  ermeni, rum, laz kökleri her yöntemle kaşıyarak, tutarsız toplum ilişkilerinden bir üst kimlik oluşumu yaratmak istediler. Kısmi başarılar ancak anadolu halkalrı arasında kan davasını aşamayan sonuçların ötesine geçemedi.

Geçen doksan yılın sonunda anadoluda sağlam orjinli iki ulus kimliği yeni siyasetin korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Birincisi, türkmen ve yörük ontolojisi, dayatılan türk kimliğine karşı özünü korumakta kararlı kalması. İkincisi ise, başından beri yeni devletin etnik kimliğiyle sorun yaşayan kürt etnisitesinin çoğul kültürel, atıl kimliklere karşı tepkisinin ve karşı ağırlığının devam etmesi.

Evet 15 temuz darbe girişimi elit devlet kastlarının tümden dumura uğramasını sağladı. İskelet yapısı ve omurgası tamamen ortada olan bir ucube devlet var. Her ne kadar kimlik kargaşasına, kaosuna sahip silik bu osmanlı devşirme, toplama, lejyoner kalabalıkları olsalarda toplumun siyasi erkini ellerinde tutsalarda, anadolu etnisitesinde her iki kimliğin üstüne çıkamayacak kadarda cılızlar.

Yeri geldinde, pomak, boşnak, gürcü, tatar, gıpcak ve ya arnavut olmak, onların hala bu toprakların üvey evlat psikolojisinden kurtaramamıştır. Çoğunlukla kendi halklarına, mlletinine karşı savaş suçu işlemiş sipayi beyleri (osmanlı paşa lejyonerleri) yenilgi sonrası oluşmuş kan davalarından sonra kaça bilecekleri tek yer anadolu topraklarıydı.

Binlerce yandaşıyla muacir durumuna düşmüş bu dere beylerinin anadoluda yaratacağı kargaşayı en azından doksan yıllık devlet geleneğinden biliyoruz. Türki cumhuriyetlerinin dahi kendilerinden görmediği bu toplumsal yapı aslında biraz, beyazların amerikayı istila etmesine benziyor diye biliriz. Tek bir farkla: Bu topraklarda yaşayan yerliler, gelenlerle uygarlık açısından iki yada üç yüzlük bir uygarlık farkı yoktu. Kızılderililerin klan yapısına karşı bir derebey uygarlığı galip gelebilme şansı yüksektir doğru, fakat anadoludaki medeniyet çatışmasında üstünlük söz konusu dahi olamazdı. Olsa, olsa, çapulcularla, yerleşik halklar arasında sivil hukuku sorunu yaşardı ve hangi unsur devleti arkasına almışsa o kazanırdı.

Karadenizde gerek rum ve lazların bir avuç topal osman gibi çapulculara karşı kaybetmesini başka bir izah tarzı bulmak ontolojik açıdan zordur.

Gelelim meselenin püf noktasına: Bugün olan, siyasi erklerin kartları yeniden karılırken, osmanlı geleneği ve jön türk paşaları ortak bir devlet omurgasını oluşturmakla meşkuller. Son kozları cumhuriyetten bu yana ilk mecliste tasviye ettikleri ve toplumun çok az bir kesiminin bildiği sol ve azınlık temelli geleneksel anadolu meclisinin son kalıntılarında uzlaşı arayışı içindedirler. Osmanlı devşirmeleri, 15 temuz sonrası milliyetçi kemalistleri son dakikada verdikleri rüşvetlerle darbedeki rollerini ıstarkaya çevirmesini bilip bahçeliyi kendilerinin yanına çeke bildiler.

Geriye yılların asalak ulus kimlik arayışı içinde olan ulusalcı kırma jön türklerin ikna sorunudur. 90 yıl boyunca uzlaşmazcı, korkak devletçi, kendi sol geleneğine ihanet etmiş solumtrak kanadın (jakobenler yada bonapartistler)kemalist chp ulusalcılarını ikna turlarının devam etmesidir. Eğer bu devlet erki CHP nin ulusçu kemalist kanadı ikna ederse, yeni devletin inşasını bir iç temizlikle halletmeyi yani kontrollü bir iç savaşla sonuçlandırmayı düşünüyor. Elinde var olan tüm işbirlikçilerini devreye sokmuş durumdalar. Aslında her ne kadar misaki milli naraları atsalarda bu iç savaştan sonra, kalan sağlar bizimdir ganimet devlete çoktan razılar.

Onlarda çok iyi biliyorlarki, orta doğu coğrafyası yeniden şekilleniyor ve bu eski osmanlı yığma toplumlarında gide bilecek başkada bir toprakları yok. Öylese tek bir şey kalıyor, kürtlerle birlikte kurula bilecek bir devlete razı olmaktansa, kendi devletçikleriyle yeni bir dünya ya merhaba demeyede razılar. Soruyorum ozaman…bu toprakları bir iç savaşa sokup geleceklerini garantiye almak isteyen bu bonapartist osmanlı paşalarımı bölücü, yoksa anadolu orjini üstünden demokratik bir ülke kurmanın mümkün olduğuna inanan halkların kardeş (sol,sosyalist) ideolojimi  bölücü?

Siz karar verin…