Halkların demokratik Partisi (HDP) Mardin milletvekili Tuma Çelik sıvanmış evdekilerin durumunu meclis gündemine taşıdı. 

37348FCB-EC21-44E4-8290-F1AE76146156

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Tarih boyunca yaşadıkları topraklarda, inançlarından dolayı 72’si soykırım niteliğinde toplam 77 katliama maruz kalan Êzî toplumunun kaderi 21. yüzyılda da değişmemiştir. Êzîler son olarak 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal ve Şêxan’da IŞİD çeteleri tarafından katliama maruz kalmaları sonucu; yerlerinden olan yüz binlerce Êzî dünyanın birçok ülkesine dağılarak statüsüz ve korumasız şartlarda yaşamak zorunda bırakılmıştır. Kendi topraklarından göç eden Êzîdîlerbirçok ülkede insanlık dışı muameleler ile karşılaşmaktadır.  Êzîdîlerin IŞİD katliamından kaçıp sığındığı ülkelerden biriside Türkiye’dir. Ayrıca kaçırılan Êzî kadınların Gaziantep ve diğer bazı illerde kurulan ofisler üzerinden ailelere fidye karşılığı satıldığı iddia edilmektedir.

Bu bağlamda kaçırılıp Türkiye’ye getirilmiş ve burada fidye karşılığı ailelerine teslim edildiği iddia edilen Êzîkadınların durumu, Nusaybin’de Êzîdîler tarafından yapılantaziye evinin kayyum tarafından yıkılması ve kamplarda yaşadıklarını sorunlar ile birlikte Türkiye’ye sığınmış Êzîdîlerin yaşadıkları sorunların bir bütün içerisinde araştırılması,  bu sorunların çözülmesine yönelik önlemlerin alınabilmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

                                                                                                                           Tuma ÇELİK
                                                                                                                    Mardin Milletvekili

GEREKÇE

Tarih boyunca yaşadıkları topraklarda, inançlarından dolayı72’si soykırım niteliğinde toplam 77 katliama maruz kalan Êzîdî toplumunun kaderi 21. yüzyılda da değişmemiştir. Êzidîler son olarak 3 Ağustos 2014 tarihinde Şengal ve Şêxan’da IŞİD çeteleri tarafından  katliama maruz kalmaları sonucu; Binlerce Êzî öldürülmüş, binlerce kadın ve çocuk kaçırılmış, yüzlerce çocuk, hasta ve yaşlı açlıktan ve susuzluktan, gündüz sıcaktan gece soğuktan dolayı yaşamını yitirmiştir. Halen 3 bin 500 Êzî kadının kayıp olduğu belirtilmektedir. Kaçırılan Êzî kadınlar, pazarlarda satılarak köleleştirilmeye çalışıldı. Bu saldırı sonucunda yerlerinden olan yüz binlerce Êzî dünyanın birçok ülkesine dağılarak statüsüz ve korumasız şartlarda yaşamak zorunda bırakılmıştır. Êzîdîlerin IŞİD katliamından kaçıp sığındığı ülkelerden birisi de Türkiye’dir. Ayrıca kaçırılan Êzî kadınların Gaziantep ve diğer bazı illerde kurulan ofisler üzerinden ailelere fidye karşlığı satıldığı iddia edilmektedir. 22 Kasım 2017 tarihinde kamuoyuna yansıyan haberlere konu olan iddialarda; IŞİD’inIrak ve Suriye’deki yenilgisinin ardından,  esir olarak tuttuğu Êzîdî kadınlardan oluşan köle pazarlarını Türkiye’ye taşıdığı ve bu pazarların, Gaziantep, Şanlıurfa ve Ankara’da kurulduğu öne sürülmüştür. Bu konuda Halkların Demokratik Partisi (HDP)’nin vermiş olduğu soru önergelerine bir yanıt verilmemiştir. Son olarak Ezîdî Kültür Vakfı Kurucu Başkanı Azad Barış’ın; yaklaşık iki ay önce (Mayıs 2018) IŞİD’inŞengal’i işgali sırasında esir alınan Ezîdî bir kız çocuğu Ankara’da örgütün belirlediği ücret karşılığı “aracılar” vasıtasıyla satıldı” şeklindeki ifadeleri kamuoyuna yansımıştır.

Kaçırılıp Türkiye’ye getirilmiş ve burada fidye karşılığı ailelerine teslim edilen kız çocukları meselesi, Nusaybin’de Êzîdîler tarafından yapılan taziye evinin kayyum tarafından yıkılması ve kamplarda yaşadıklarını sorunlar ile birlikte Türkiye’ye sığınmış Êzîdîlerin yaşadıkları sorunların bir bütün içerisinde araştırılması,  yaşanan sorunların çözülmesine yönelik önlemlerin alınabilmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.