“İdlib konusunda Türkiye, Rusya ile ilişkilerini Suriye halkı için bozmaz. Çünkü her iki taraf da ilişkilerinin özellikle ekonomi alanındaki önemini biliyorlar ve bu yüzden Suriye konusunda çelişmezler.”

IMPNews – Arap yazar ve akademisyen Dr. Muhip Salha, Türkiye ile Rusya ne zaman karşı karşıya gelse faturasının Suriye halkına ödetildiğini söyledi ve “İdlib konusunda Türkiye, Rusya ile ilişkilerini Suriye halkı için bozmaz. Çünkü her iki taraf da ilişkilerinin özellikle ekonomi alanındaki önemini biliyorlar ve bu yüzden Suriye konusunda çelişmezler. Çıkarlarını ortaklaştırırlar” dedi. Dr. Muhip Salha, Suriye’nin güneyinde yaşanan gelişmeler ve rejim güçlerinin İdlib’e yönelik operasyon hazırlıklarına ilişkin ANHA ajansının sorularını yanıtladı.

-Suriye’nin güneyindeki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Görünen o ki Suriye konusunda sona doğru yaklaşılıyor. Siyasi çalışmalar, askeri çalışmalardan daha fazla kördüğüm olmuş durumda. Dış müdahaleler, özellikle Rusya’nın askeri müdahalesiyle beraber bölgede askeri ve siyasi anlaşmalar tersine döndü. Rusya, Astana görüşmeleri çerçevesinde ortakları İran ve Türkiye ile; ABD’nin güçlü garantörlüğünde de İsrail ile kapalı kapılar ardında uzlaşmaya vardı.

-Suriye’nin güneyindeki gelişmelerin yanında, rejimin İdlib’e yönelik operasyon hazırlığı yaptığı söyleniyor. Size göre rejim bu operasyonu gerçekleştirirse, bu durum üzerinde anlaşmaların yapıldığı bölgeleri de kapsar mı?

Çatışmaların azaltıldığı bölgeleri konusu Astana görüşmelerinin sonucu olarak ortaya çıktı. Bu belli bir süre ile sınırlı bir konuydu. Çünkü Suriye’ye müdahalede bulunan ülkelerin siyasi hazırlık yapmaları için süreye ihtiyacı vardı. Halep, Türkiye’nin onayıyla Rusya’ya verildi. Karşılığında ise Türkiye; Cerablus, Ezaz ve Bab’ı aldı. Türk devletinin Suriye’nin kuzey batısına geçişi Doğu Guta’ya kadar güney bölgelerinin teslim edilmesi ve İran’ın Suriye’den uzaklaştırılması temelinde oldu. DAİŞ, Süveyde’nin kuzey doğusunda sivillere yönelik katliam düzenledi. DAİŞ, yeşil otobüslerle Kalamun’un batısı ve Yermuk’a taşındı. DAİŞ’in bu bölgelere taşınması da rejim güçleri ve Hizbullah’ın anlaşması sonucu gerçekleşti.

-Türkiye’nin İdlib Operasyonu’na tepkisi ne olacak?

Türkiye, Rusya’ya İdlib konusunda bir yol haritası önerdi. Buna göre Türkiye, ağır ve orta silahlarını bırakarak İdlib’de konuşlu gruplardan bir ordu oluşturacak; bununla birlikte Türk devlet kurumlarının bölgeye geçişi sağlanacak. Bu İdlib için hazırlanan yol haritası, ABD’nin kontrolündeki Fırat’ın doğusunda uygulanan yol haritasına benziyor. Yeni Şafak gazetesi, Halep’in Türkiye’ye verileceği konusunda Rusya’yla anlaşmaya varılacağını iddia etti. Bu siyasi seçenek gerçekleşmesi Doğu Guta ve Suriye’nin güneyindeki gibi kolay olmayacak. İdlib’de 3 buçuk milyon kişi yaşıyor ve Türk devleti gibi bölge devletlerinden destek alan 200 binden fazla silahlı grup üyesi bulunuyor. Suriye’nin güneyinde Mok Eylem Odası gibi Türkiye de İdlib’den elini çekerse, bunun da bedeli var; Türkiye Suriye’deki Kürdler üzerinden Rusya ile Suriye’nin kuzeyi, doğusu ve batısını hesap ederek görüşür.

-İdlib Operasyonu’nun Türkiye-Rusya ilişkilerine etkisi ne olur?

Rusya ve Türkiye’nin karşı karşıya geldiği ya da anlaştığı her anın faturasını Suriye halkı ödüyor. Bu kez İdlib konusunda ilişkileri bozulmayacak. Her iki taraf da ilişkilerinin önemini biliyor. Özellikle ekonomik alanda ilişkilerinde, Suriye konusu ilişkileri bitirme sebebi olamaz. Suriye konusundaki çıkarlarını ortaklaştırmayı biliyorlar. Türkiye’nin Suriye konusunda Rusya’dan aldığı tavizlere ABD kanaat getirmiyordu. Nihayetinde Suriye’nin kuzey batısından İdlib’e, Hama’ya ve Lazkiye’nin kuzeyine kadar olan bölgelerde varılan ortaklıklar daha da güçlenecek.

-Olası bir İdlib Operasyonu’nun sonucunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eğer uluslararası diyaloglardan sonuç çıkmazsa Suriye’nin güneyindeki terör kuzeye kadar yayılır. İdlib, Afganistan gibi olur, bununla birlikte her devletin kendi terörünü sahneleyeceği bir alan olur. Eğer siyasi uzlaşılar olmazsa kriz sona ermez ve akan kan durmaz.