37887247_2628790577146691_4967645344482459648_nMAHMUT RUVANAS-Mezopotamya24.com

1990’lı yıllarda zorla çıkarıldıkları ve yakılan köylerine dönmek isteyen Gewrolular ”kent merkezinde geçim sıkıntısı çekiyoruz, geçinemiyoruz. Köyümüze dönmek istiyoruz” dediler.

Iğdır’da Ağrı Dağ’nın üst kısımlarında kurulan Gewro köyü 1990’lı yıllarda Türk devleti tarafından boşaltılan köylerden. Köyleri boşaltılınca kent merkezine yerleşen köylüler, yaz aylarında buğday, arpa ve yonca gibi otları biçmek için dönüyor. Köyde yaşadıkları dönemde durumlarının çok iyi olduğunu söyleyen köylüler, merkeze yerleştiklerinden beri kıt kanaat geçinebildiklerini söylüyor. Köylüler, köye geri dönüş kapsamında dönmek isteseler de, köyde elektrik, su ve okul olmadığı için dönemediklerini, köyde hayvanları için sadece ot biçebildiklerini söylüyor.

Ot toplama zamanı

Biçerle otları biçen tarla sahipleri tırmıkla bir araya getirilen otlar kurumaya bırakılıyor. Ardından traktöre bağlı balya makinesi ile toplanan otlar balya haline getirip römorklara yüklenip, kent merkezine götürülüyor. Bu otlar da hayvanlar tarafından kışın tüketilmek üzere üst üste konularak çadırlarla örtülüp muhafaza ediliyor. Kent merkezine yerleşmeden önce durumlarının çok iyi olduğunu söyleyen Gözel Çakar, “Köye her geldiğimde çok mutlu oluyorum. Çocukluğumuz, gençliğimiz bu köyde geçti. Ama burada yaşamamıza izin vermediler. Kent merkezine göç etmek zorunda kaldık. Her yaz olduğu gibi bu yaz da köydeki otlarımızı biçmeye geldik” dedi.

Şehirde hastalanıyoruz

Gewro köyünün memleketleri olduğunu dile getiren Çakar, “Buradayken yaşamımız çok güzeldi ve geçimimiz iyiydi. O zaman sapasağlamdık ve dimdik ayaktaydık. Oradan oraya koşturuyorduk ve yorulmuyorduk ancak şehirlere gittikten sonra hep hastalanmaya başladık. Artık bir iş yaptığımızda rahatsızlanıyoruz. Iğdır merkeze gittiğimiz için birçok hayvanımızı satıp hazine arazisi aldık ve ev yaptık. Elde avuçta ne varsa onunla şehirde arazi aldık. Aldığımız arazi de tapulu arazi değil” ifadelerini kullandı.

Şehirde geçinemiyoruz

Gerekli koşulların yaratılması durumunda köylerine geri döneceklerini söyleyen Çakar, “Kent merkezinde perişan olmuş durumdayız. O yüzden köyümüzün tekrar inşa edilmesini istiyoruz. Köyümüze yerleştiğimizde yaz kış köyde kalacağız. Otlarımızı kendimiz biçeriz ve taşırız. Şimdi ot biçme makinesi için para veriyoruz. Yine bu otları merkeze taşımak için traktör tutuyoruz. Bizim için merkezde yaşamak maddi ve manevi anlamda zorluktur. Merkezde olduğumuz için çok çalışmamıza rağmen geçimimizi yapamıyoruz. Havaların ısınmaya başlamasıyla ot biçmeye geldik. Bu yıl ot çok fazla ama birçok yere dolu vurmuş. Geçimimizi de bu şekilde sağlıyoruz” diye konuştu.

Köylülerden Cangir Çakar ise şimdiden kış hazırlığı yaptıklarını belirterek, “Bu yıl fazla yağışlardan dolayı ot iyidir ama dolu vurduğu için çoğu yan yatmış, tahrip olmuş. Bu da toplanmasını zorlaştırıyor. Köyümüz 1990’lı yıllarda boşaltıldığı için biz de geçici olarak gelip otlarımızı toplayıp tekrar şehre gidiyoruz. Kışın burada kalmıyoruz” diye belirtti.

Devlet köyümüzü yaktı

Köylerinden memnun olduklarını ifade eden Çakar, kent merkezinde yaşamak istemediklerini söyleyerek şunları dile getirdi: “Burada önümüzde geniş araziler, Ağrı Dağı’nın zirvesine yakın bir yerde olduğumuz için temiz hava var. Geçimimiz köyde çok iyiydi. Her şeyimizi kendimiz üretiyorduk. Ama şimdi kent merkezinde olduğumuz için her şeyi satın alıyoruz ve bu kadar çabamıza rağmen zar zor geçinebiliyoruz. Bizim zaten hayvancılık dışında yapabileceğimiz hiçbir şey yok. 1990’lı yıllarda elektriğimiz, suyumuz yoktu ama yine de Iğdır’dan daha iyiydi. Köyümüzde kalmak istedik fakat izin vermediler. Köyümüzü yıktılar.”