38046183_2632454040113678_823466159742386176_nABD’de Trump yönetiminin Ortadoğu’da askeri ve siyasi bir ittifak üzerinde çalıştığı haberlerinin dün medyaya düşmesi ile birlikte, Ortadoğu’da kurulacak bu gücün kime karşı konumlanacağı sorusu öne çıkıyor.

Fırat BADIKANLI-Mezopotamya24.com

ABD’de Trump yönetiminin Ortadoğu’da askeri ve siyasi bir ittifak üzerinde çalıştığı haberlerinin dün medyaya düşmesi ile birlikte, Ortadoğu’da kurulacak bu gücün kime karşı konumlanacağı sorusu öne çıkıyor.  ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Garrett Marquis’in deyimi ile şimdilik MESA adı verilen bu Suni Arap gücü sadece “İran’ın saldırganlığı, terörizm ve aşırılıkla mücadele edip Ortadoğu’ya istikrar mı getirecek” yoksa bu planın Türkiye ve Rusya’yı da hedefleyen boyutları da olacak mı?

Ancak belli ki herkesin biribirini boğazladığı Ortadoğu’daki başıboş savaşlara bir nizam verilmesi amacı ile yapılan bu proje aslında bir zamanlar her derdin devası olarak düşünülen Büyük Ortadoğu Projesinin bir başka varyantı. Seleflerinin BOP ile başaramadığını Trump MESA ile deneyecek, atları değiştirerek!

Reuters haber ajansının ABD’li ve Arap yetkililere dayandırdığı habere göre Trump yönetimi altı Körfez ülkesi dışında Mısır ve Ürdün’ün de katılacağı askeri ve siyasi bir ittifak üzerinde çalışıyor. Beyaz Saray, adı geçen ülkeler arasında füze savunması, askeri eğitim, terörle mücadele ile bölgesel ekonomi ve diplomatik bağların güçlendirilmesi gibi diğer konularda daha derin bir işbirliği öngörüyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, “son birkaç aydır bölgedeki ortaklarımızla plan üzerinde çalışıyoruz” denilmişti.

Beyaz Saray ve Arap siyasi kaynaklar projeyi “Arap NATO’su” olarak adlandırıyor. İsmi şimdilik Middle East Strategic Alliance (MESA) olan Ortadoğu Stratejik İttifakı olarak konulan projesinin, 12-13 Ekim tarihlerinde Washington’da yapılması planlanan bir zirvede tartışılabileceği belirtiliyor. Ancak Trump’ın söz konusu bu zirveye ev sahipliği yapıp yapmayacağı bilinmiyor.

Trump’ın geçen yıl Suudi Arabistan’a düzenlediği ve iki ülke arasında dev bir silah anlaşmasının imzalandığı ziyarette Suudi yetkililerin bir güvenlik paktı fikrini ortaya attığı, ancak ittifak teklifinin hayata geçmediği kaydediyor. Bazı Arap kaynakları da planın yeniden ele alınması için çaba harcandığını belirtiyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü, konuyla ilgili açıklamasında “MESA, İran’ın saldırganlığı, terörizm, aşırılıkla mücadele edecek ve Ortadoğu’ya istikrar getirecek” demişti.

Arap NATO’su kime karşı?

Suudi Arabistan’ın öncülük ettiği Körfez İşbirliği Konseyi’nin, Trump’un geçtiğimiz aylarda Riyad’a yaptığı ziyaret sırasında ortak bir askeri güce dönüştürülmesi olanakları üzerinde konuşulmuştu.

Şimdi yeni BOP denemesi olacak olan MESA’dan herhalde en çok Erdoğan işkilleniyordur. Suuidi Kralı Selman’ın arkasına dizilen Mısır, Ürdün ve çok sayıda Körfez Emiri ile devasa bir servet var. Ayrıca Selman zaten Kral, zaten tüm İslam dünyasının kıblesi olan Mekke’nin sahibi, yani ‘doğal Halife ve koskoca manevi bir İmparatorluğun sahibi! Üstüne üstülük biraz harcama ile Arap dünyasının lideri olma potansiyeline de sahip. Yani bir türlü hayata geçemeyen Erdoğan lideri olduğu BOP’a karşılık yaşama geçirilmesi daha mümkün bir projenin başına geçmiş olacak.

Kurulması düşünülen Arap NATO’sunun özellikle İran ve Türkiye’ye karşı konumlanacağı, İran’ın Körfez Bölgesi’nde ve İsrail üzerindeki etki siyasetini dengelemeyi amaçlayacağı düşünülüyor. Ancak bununla da sınırlı kalmayacağı, tüm Suni İslam dünyasının bu askeri örgüt aracılığı ile siyasi bir disipline kavuşturulması ve ABD ile Suudi Arabistan/Mısır öncülüğüne ‘biat’ etmesinin amaçlandığını söylemek hayali olmayacaktır.

Bu arada Türkiye’nin de bir süredir Körfez ülkeleri arasında özellikle Katar’a yakınlaşarak, orada askeri üsler kurarak giriştiği manevra, Suriye iç savaşında Katar ile birlikte davranarak, Suudi Arabistan’ı dışlaması Riyad’ın tepkisini çekmişti. Riyad’ın hem Katar hem de Bahreyn’e yönelik askeri uygulamalarının bu planın bi parçası olduğu kaydediliyor.

İran’ın; Lübnan, Suriye, Bahreyn, Irak ve Yemen gibi Arap ülkelerindeki etkinliğinin kırılması amacı ile Riyad’ın Trump yönetiminden Arap NATO’su kurma konusunda yardım istediği, Trump’un da buna destek verdiği bildiriliyor. Aynı kaygıları Türkiye’ye karşı da duyan Suudi Arabistan yönetiminin AKP hükümetinin Mısır, Suriye, Katar, Libya gibi ülkelerdeki etkinliğinden rahatsız.

Ancak görüldüğü gibi, artık NATO’nun Rusya ile mücadele alanı Batı veya Doğu Avrupa değil, Ortadoğu! Arap NATO’su da olacaksa Rusya’ya hatta Çin ve Hindistan’a karşı Arap ve Müslüman etki alanını koruyacak.

Görüldüğü gibi, Erdoğan’ın Putine dediği gibi; Birileri ikisinin ilişkisini çok kıskanıyor!

Fırad BADIKANLI (IMPNews analisti)