Tamamı çöl olan ve üç ülkeyi birleştiren El Tanaf’da Bedevi aşiretlerin desteğini alan IŞİD’e yönelik operasyonlarını sürdüren Pentagon, Irak üzerinden Suriye’ye buradan sirayet eden İran’ı bentliyor. orig-15158549104c4003341703ca5c40644bfd919b47b3.jpg

IMPNews – Ürdün, Suriye ve Irak sınırlarının birleştiği El Tanaf bölgesinde Amerika ve İran arasında yalıtılmış bir psikolojik savaş sürüyor. Tamamı çöl olan ve üç ülkeyi birleştiren bu bölgedeki Bedevi aşiretlerin desteğini alan IŞİD’e yönelik operasyonlarını sürdüren Pentagon, Irak üzerinden Suriye’ye buradan sirayet eden İran’ı bentlemek için El Tanaf’a özel bir önem veriyor.

Amerika’nın Suriye’nin güneyindeki El Tanaf sınır geçişindeki üssü, yerel Suriyelileri IŞİD’e karşı eğitmek için kuruldu fakat Amerikalı yetkililer Amerika’nın Sesi’ne, üssün aynı zamanda İran’ın ülkedeki faaliyetlerine karşı bir denge görevi gördüğünü de belirtiyor.

VAO’nun konuya dair konuştuğu Amerika Merkez Kuvvetler Komutanlığı  CENTCOM sözcülerinden Binbaşı Josh Jacques, “Bu bir amaç olsun ya da olmasın, sırf oradaki varlığımız bile bunu başarıyor” dedi.

Jacques, Amerika’nın Suriye’deki askeri varlığının hedefinin IŞİD militanlarını yenilgiye uğratmak olduğunu ve bu görevi yerine getirmek için El Tanaf’daki Amerikan askerlerinin Maghawir el Thawra adlı bir Suriyeli grubu eğittiğini belirtti.

CENTCOM Komutanı Joseph Votel’e göre de Amerikan askerleri Suriye’de doğrudan İran’a yoğunlaşmasa da dolaylı da olsa Tahran’ın ülkedeki istikrarsızlaştırıcı hareketlerini hala engelleyebiliyor.

Votel, 19 Haziran’da düzenlediği bir basın brifinginde, “Varlığımızla İran’ın faaliyetlerini dolaylı yoldan etkileme fırsatlarına sahibiz. Operasyonlarımızla onların tek taraflı hedeflerini takip etmesini zor hale getiriyoruz” dedi.

Kara köprüsü

Amerikan üssü Ürdün, Irak ve Suriye’nin birleştiği noktada yer alıyor. Bunun yarattığı potansiyel boşluk üzerinden İran’ın, Akdeniz’e kadar uzanacak kesintisiz bir kara köprüsü yaratabilme ihtimali bulunuyor.

Ancak Amerika bölgede üssün çevresinde 55 km.’lik bir ‘çatışmasızlık bölgesi’ oluşturdu. Söz konusu bölge Amerika’yı ve müttefiklerini korumayı amaçlıyor ve herhangi bir müttefik olmayan gücün bölgeye gelmesini engelliyor.

Amerikan İlerleme Merkezi adlı düşünce kuruluşundan Brian Katulis, “Orada bulunmanın gerekçesi en azından İran güçlerini gözlemlemek ve belki de sonrasında onları ya da İran destekli güçleri bu bölge üzerinden Suriye’ye geçmekten caydırmak. Amerikan varlığı küçük olsa da bence bir mesaj gönderiyor” dedi.

Üs, İran güçlerinin Suriye’nin güney sınırındaki hareket kabiliyetini sınırlıyor ancak bu durum İran’ın ülkedeki faaliyetlerinin tamamen engellendiği anlamına gelmiyor çünkü Tahran’ın angajmanının büyük kısmı uçaklar yoluyla geliyor.

Bununla birlikte Amerikan üssü, Amerikan askeri varlıklarını koruyarak, insansız hava araçlarıyla düzenlenen operasyonları arttırmaya, keşif çalışmaları yürütmeye ve hatta belki de insan istihbaratı ağları yaratıyor.

Üs ayrıca, Amerikalılar’ın Suriye’nin güneyinde olmaması durumunda sınırının ne kadar güvenli olacağı konusunda endişelerini dile getiren müttefik Ürdün’e güvence sağlamada yardımcı oluyor.

Brooking Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda savunma uzmanı Michael O’Hanlon, El Tanaf’daki Amerika güçleri için IŞİD’i yenmenin ‘siyah ve beyaz’ ayrımı kadar net bir amaç olduğunu kaydediyor. O’Hanlon, Amerika’nın Suriye’de İran’ı dolaylı yoldan etkileme yollarının ise “grinin tonları” niteliğinde, daha belirsizlikler içerdiğini belirterek, üssün Amerika’ya İran’ın bölgedeki tek önemli yabancı aktör olmadığını göstermeye olanak verdiğini kaydediyor. O’Hanlon’a göre, “Kısa dönemde bazı alternatif güç merkezleri yaratmak isteyebilirsiniz.”

IŞİD yenilgiye uğratıldığında Amerika’nın, kendi askerinin Suriye’de neden kalacağını açıkça izah edecek uzun vadeli bir siyasi geçiş stratejisine ihtiyacı olacak.

O’Hanlon, “IŞİD karşıtı olmasına dayanarak şu anki çabayı hala sürdürebildiğimiz bir tür geçiş dönemindeyiz ama herkes bu argümanın sayılı günleri kaldığını biliyor. Sadece hatır için orda kalmak iyi bir neden değil” diyor.