37192275_2600623346630081_6210807925909225472_n.jpgHabercilerden.com-Güney Kürdistan Bölgesi’nde refah ve yoksulluk iç içe. Bir yandan aylardır maaşlarını alamayan öğretmen ve memurların protestosu, diğer yandan Erbil ve Süleymaniye’de yaşanan lüks. Üretime değil tüketime dayalı bir ekonomi tercih edildiği için Kürdistan’da herhangi bir fabrika ya da sanayi tesisi yok. Düzenli bir vergilendirme sistemi olmadığı için de ekonomi sadece gelen petrol ve gümrük geliri ile ayakta duruyor. Birçok yaşamsal ürünü ithal eden Irak Kürdistanı’nda inşaat, hizmet ve temizlik işlerinde ise dışarıdan ithal edilen işçiler kullanılıyor. Sadece Diyarbakır’dan çalışmaya gidenlerin sayısı 20 bin. Aynı şekilde Bangladeş, Filipinler, Hindistan, Malezya gibi ülkelerden getirilen işçiler de hizmet sektörü ve temizlik işlerinde çalıştırılıyor.
ABD öncülüğünde Çekiç Güç’ün kurulması ve 1. Körfez savaşı sonrasında Saddam Hüseyin’in yenilerek Kuveyt’ten çekilmesi ile 1991 yılından itibaren Erbil, Duhok, Süleymaniye, Kerkük gibi kentlerde Kürtler iktidarı ele geçirdi. Birleşmiş Milletler’den sağlanan fonlar ve Kürt bölgesinden çıkarılan petrol gelirleri ile Irak Kürt bölgesi ummadığı bir biçimde ekonomik refaha kavuştu. 2000’li yıllardan itibaren Irak Kürdistanı bölgenin cazibe merkezi haline geldi. Yeni yollar, köprüler, alışveriş merkezleri, tatil köyleri kuruldu. Eskiden köy görünümünde olan birçok yerleşim merkezi, batılı ülkelerle yarışacak düzeyde lüks mimariye kavuştu. İngiliz, Alman, İtalyan tatil köyleri, üniversiteler ve kamu binaları inşa edildi.

Tüketim toplumu oluşturuldu

Düzenli bir vergilendirme olmaması ve sadece petrol ile gümrük gelirleri ile bütçesini oluşturan Bölgesel Hükümet’in verdiği maaşlar sayesinde üretimden kopan ve tüketim çılgınlığı yaşayan bir halk oluşturuldu.
Sanayi, endüstri ve tarıma yatırım yapılmaması nedeniyle gıdadan mobilyaya, inşaat malzemesinden hazır giyime kadar tüketiminin tamamına yakınını ithal eden Irak Kürdistanı, beraberinde üretici değil, tüketici bir toplum ortaya çıkardı. Erbil, Süleymaniye, Duhok caddelerinde Avrupa’yı bile geride bırakacak lüks araçlara rastlamak mümkün. Oto galerilerine getirilen lüks araçlar, en fazla bir hafta içinde satılabiliyor. Aynı şekilde Erbil’de açılan lüks alışveriş merkezlerini her saat canlı görmek mümkün.

Gelir dağılımında adaletsizlik

Güney Kürdistan’da hükümete yakın çevrelerin, partililerin, müteahhitlerin herhangi bir ekonomik sıkıntısı yok. Tam anlamıyla lüks içinde yaşıyorlar. Ama halk geçim sıkıntısı çekiyor. Ciddi bir tarım politikası olmadığı için tüketilen gıdaların tamamına yakını dışarıdan ithal ediliyor. Türkiye’den un, Meksika’dan nohut, Hindistan’dan pirinç ithalatı sürüyor. Tüketim mallarının tamamına yakını Türkiye ve İran’dan ithal ediliyor.
Ultra lüks alışveriş merkezleri, oteller, eğlence merkezleri, devasa inşaatlar, tatil köylerine her geçen gün yenileri eklenirken, Irak Kürdistanı’nda şu ana kadar dişe dokunur tek bir fabrika bile yok.
Vergilendirme sistemi yok

Güney Kürdistan ekonomisini petrol ve gümrük kapılarından gelen gelire bağladığı için doğru dürüst bir vergi sistemi oluşturulmuş değil. Sadece bazı sektörlerden vergi alınıyor. İnşaat, imar gibi… Çünkü petrol geliri, vergiden gelecek gelirin kat be kat üzerinde olduğu için buna şimdilik ihtiyaç duyulmuyor.
Irak Kürdistanı’ndaki vergilendirilmemiş ekonomi, petrol zenginliğinin sonucu. Herşey petrol gelirine bağlandığı için sanayi ve tarım sektörü de gelişmemiş şimdiye kadar.

İnşaat sektörünü Türkiye kontrol ediyor

Halen Güney Kürdistanı’nda iş yapan Türk şirket sayısı 1200. Tanınmış 35 Türk markası halen Erbil, Duhok, Zaxo ve Süleymaniye’de faaliyet yürütüyor. Irak Kürt Bölgesi’nde inşa edilen Erbil ve Süleymaniye havaalanları, Mesut Barzani’nin başkanlık sarayı, kültür ve alış veriş merkezleri, karayolları, su şebekeleri, inşaatlar, üniversiteler, bakanlık binalarının tamamı Türkiye’den giden firmalar tarafından yapıldı ve halen inşaat süren birçok yapı var. Taşyapı, Tepe, Nursoy, Günay İnşaat gibi firmalar bunlardan bazıları.
İnşaat dışında bir çok sektörde özellikle gıda ve hizmet sektörlerinde yine Türk firmaları ve ürünlerinin ağırlığı dikkat çekiyor.

Belli bir yaşam standartı oluştu

Petrol gelirlerinin iki yıl öncesine kadar maaş olarak memurlara, fon olarak da kısmen halka dağıtılması ile hem orta sınıf arasında, hem de hükümet ve partilere yakın çevrelerde belli bir yaşam standartı oluştu. Ve bu lüks yaşam standartı sonrasında yatırımlar aksadı.

İşçiler de ithal

Petrolden elde edilen gelire bel bağlayanlar çalışmayı değil, tüketimi esas aldı. Bunun içindir ki, inşaat ve hizmet sektörlerinde çalışabilecek işçi bulunamayınca, işçiler Türkiye ve Uzak Doğu’dan getirildi. Irak Kürdistanı’nda inşaat, gıda ve hizmet sektöründe Türkiye’den giden onbinlerce işçi çalıştırılıyor. Sadece Diyarbakır’dan buraya çalışmaya gidenlerin sayısı 20 bin kadar. Aynı şekilde, Konya, Antep, Mardin, Şırnak, Van, Kayseri, Kırşehir gibi kentlerden giden işçiler de var.
Halen başkent Erbil’de havaalanı, otogar, oteller ve lokantalarda Bangladeş, Hindistan, Filipinler, Malezya’dan gelen işçilere rastlamak mümkün. Malikanelerinde Filipinli hizmetçiler çalıştıran zenginler çoğunlukta.

Halk protestolara başladı

Petrol geliri sayesinde belli çevrelerin lüks içinde yaşadığı, bir kısmının ise giderek yoksullaştığı bölgede en son memur maaşlarının ödenmemesi nedeni ile protesto gösterileri yaşandı. Geçen yıl yaşanan protesto gösterilerinde 5 sivil yaşamını yitirdi. Olaya el atan hükümet sorunların çözümü konusunda sözler verirken, en son yapılan seçimler sonrasında ise halen bölgede ekonomide iyileştirme görünmüyor.

Çözüm üretilmezse ekonomik sıkıntı kapıda!
Kerkük’ün Irak ordusu tarafından ele geçirilmesi sonrasında Erbil ve Süleymaniye uluslararası havalimanları ile gümrüklerde Irak Hükümeti de söz sahibi oldu. Kerkük petrollerinin Kürtlerden alınarak Irak Hükümeti’nin denetimine girmesi ve bütçeden verilecek yüzde 17’lik payın aşağıya çekilmesi sonrasında acil önlemler alınıp üretime yönelik politikalar hayata geçirilmemesi halinde Irak Kürdistanı’nda kısa ve orta vadede ekonomik sıkıntı kaçınılmaz olarak görülüyor.