Trump ile Putin arasında Finlandiya’da yapılacak görüşmede iki ülke arasında tüm dünyayı ilgilendiren çok sayıda sorun ve konunun gündeme gelmesi bekleniyor.

IMPNews –  ABD Başkanı Donald Trump, ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Finlandiya’da yapılacak görüşmede iki ülke arasında tüm dünyayı ilgilendiren çok sayıda sorun ve konunun gündeme gelmesi bekleniyor. Trump, Helsinki yolunda Washington’ın şimdiye dek Moskova’ya yönelik uyguladığı tutumunu sert dille eleştirdi ve Rusya ile bağlantısı olduğu iddialarına ilişkin soruşturmanın ilişkilere zarar verdiğini ifade etti. Kremlin Sözcüsü Peskov da zirvenin ilişkileri iyiye götürmesini umduklarını belirtti.

Trump, Helsinki’de Putin ile gerçekleştireceği zirve öncesinde, selefi Barack Obama’nın 2016’daki seçimlere Rusya müdahalesi olduğuna dair iddialarına gerektiği gibi ele almadığını ve konunun en başından beri siyasi temelli olduğunu belirtti.

Trump, NATO müttefikleriyle gergin geçen Brüksel zirvesinin ardından Rusya lideri Vladimir Putin’le bir araya geliyor. Müttefikler, Batı ile kriz yaşayan Trump’ın Putin’e taviz vermesinden endişeli.

ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Pazartesi günü Helsinki’de bir araya geliyor. Transatlantik ilişkilerdeki gerginliğin Brüksel’deki NATO zirvesinde bir kez daha su yüzüne çıktığı bir dönemde gerçekleşecek buluşmada verilecek mesajlar merakla bekleniyor. AB ve NATO’dan müttefikler, Trump’ın Kırım gibi İttifak için önemli konularda Putin’e taviz vermesinden endişe ediyor.

NATO’nun birliğinin sorgulanmasına yol açan Brüksel zirvesinin ardından Trump’ın İngiltere’deki temaslarında da soğuk rüzgarlar esti. İngiltere Başbakanı Theresa May ortak basın toplantısında Trump’ı Putin’le görüşmesinde “NATO müttefikleriyle birlik içinde kararlı ve güçlü bir tutum sergilemeye” çağırdı. Trump ise Putin ile görüşmesine büyük beklentilerle gitmediğini, ancak “Rusya ile ilişkileri düzeltme ve Putin’le çok iyi bir ilişki kurma fırsatı bulunduğunu” söyledi.

Trump zirve öncesinde yaptığı bir başka açıklamada da “Putin’le belki bir gün dost olabiliriz” demiş, “Putin benim düşmanım değil. Dostum mu? Hayır. Onu yeterince iyi tanımıyorum. Ama onunla şimdiye kadar yaptığım birkaç görüşmede iyi anlaşmıştık” ifadelerini kullanmıştı. Trump-Putin zirvesine iki ülke arasında yıllardır kökleşmiş sorunların eşlik etmesi bekleniyor.

Suriye Savaşı, İran’ın atom bombası

Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad’ın en güçlü müttefiki olan Rusya, verdiği askeri destekle iç savaşın seyrini değiştirdi. Son olarak Suriye ordusu Rusya’nın hava desteğiyle ülkede muhaliflerin son kalesi konumundaki Dera’yı kontrolü altına aldı. ABD’nin Suriye’deki etkisi ise sınırlı. ABD Başkanı Trump, çok maliyetli olduğu gerekçesiyle Amerikan askerlerini ülkeden çekmeyi hedefliyor. Trump’ın Suriye politikası büyük ölçüde Ortadoğu’daki bir numaralı müttefiki İsrail ile örtüşüyor. İsrail’in temel hedefi, iç savaş sonrasında İran destekli milislerin kendi sınırında yerleşik hale gelmesinin önüne geçmek.

Trump yönetimi ve İsrail’in “Ortadoğu’da bir numaralı sorun” olarak gördüğü İran, Rusya’nın ise en önemli müttefiklerinden biri. Suriye’de iç savaşın sona erdirilmesi için Rusya ve Türkiye’nin girişimiyle başlatılan Astana sürecinin de bir parçası olan İran, Şii milisler yoluyla Suriye’deki çatışmalarda da etkili bir güç. Trump’ın zirvede Putin’i, İran’ı Suriye’den çıkarmak konusunda ikna etmeye çalışması bekleniyor.

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in dış politika danışmanı Ali Ekber Velayeti, Trump-Putin zirvesinin önemli olduğunu, ancak sorunun başka yerde yattığını belirterek “Trump’tan Ortadoğu konusunda mantıklı çözüm önerileri beklemiyoruz. Trump ne istediğini ve ne yapacağını bilmiyor” diye konuştu.

İşgal altındaki Kırım

Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhakı ve Ukrayna’nın doğusundaki ayrılıkçı güçlere verdiği örtülü askeri destek ABD ve Batılı müttefikleriyle Rusya arasında Soğuk Savaş sonrasının en ağır krizine yol açmış, ABD ve AB Rusya’ya yaptırımları yürürlüğe sokmuştu. Rusya’ya yaptırım politikası ABD’de özellikle Kongre ve Dışişleri Bakanlığınca destekleniyor. Trump bir açıklamasında “Kırım’da hep Rusça konuşuldu” diyerek soru işaretlerine yol açmıştı. Trump’ın hukuken Kırım’ın ilhakını tanıması mümkün değil. Ancak Avrupalılar, Trump’ın konuyu gündemde öne çıkarmayarak müttefiklerin tutumunu zayıflatabileceği endişesi taşıyor.

Putin’in önceliği ise Rusya’ya yönelik yaptırımların kaldırılması. Trump’ın yaptırımları Kongre onayı olmadan yürürlükten kaldırması mümkün olmasa da bazı kısıtlamaları kendi inisiyatifiyle gevşetebilir. Trump’ın, Rus şirket ve kişileri içeren yaptırım listesinin genişletmeyeceği yönünde bir mesaj vermesi bile uluslararası yatırımları kolaylaştıracağı için Moskova’nın ihtiyacı olan ivmeyi yaratabilir. Kırım krizi nedeniyle NATO’nun Doğu Avrupa’daki tatbikatlarını yoğunlaştırması da Moskova’da büyük rahatsızlığa yol açıyor. Moskova bu konuda da Trump’tan adım atmasını bekliyor.