37141261_2599238386768577_4605467163480817664_n.jpgKURD-HA (ANK)-Türk ordusu, Suriye’yi işgal etmenin orayı yönetmekten çok daha kolay olduğunu keşfetti.

Foreign Policy’den Borzou Daragahi’nin analiz haberi şu şekilde:

Çok sayıda Türk yardım kuruluşu Efrin’de faaliyet gösteriyor, yardımların dağıtılmasına, yerel güçlerin eğitilmesine yardımcı oluyor. Fakat burada, Kürtlerle Araplar arasındaki kalıcı düşmanlıklardan da bahsediyor.

Türkiye, buradaki Kürtleri düşman olarak görerek kendi sınırından uzaklaştırmayı ve Ankara’nın Suriyeli ortakları tarafından Efrin’in doğusunda ve güneyinde kontrol edilen Suriye topraklarını birleştirmeyi başarmak istiyor.

“Benimle beş yıl sonra konuşun”

Washington merkezli düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi’nde Türkiye ve Suriye uzmanı olan Aaron Stein “Türkler Efrin’i işgal ettiğinde, aslında orayı yönetmek için kendileri yazdırdılar. Artık su dağıtımı, çöplerin toplanması, eğitim ve sağlığın idare edilmesi gibi her şey ile başları dertte. Güvenlik çok iyi değil. Açıkça bir ayaklanmanın belirtileri var. Şimdilik idare edilebilir. Ancak, benimle beş yıl sonra konuşun” ifadelerini kullanıyor.

“Efrin’i Suriyelilere bırakacaklar”

Yazıda şu ifadeler de geçiyor, “Türkiye Efrin’i, Türkiye’de yaşayan 3 milyondan fazla Suriyeli mülteciyi geri çekebilecek yaşanabilir bir alan hâline getirmeyi ve Suriye’nin geleceği konusunda kendisine daha fazla avantaj sağlamasını umuyor. Türkiye’nin kontrolü ele geçirmesinden beri, belki de 140 bin Suriyeli Efrin bölgesine ulaştı.”

“Harap olacaklar”

Kritik noktalara değinen yazı şöylem devam ediyor, “Yetkililer, çoğu Özgür Suriye Ordusu’ndan (ÖSO) ayrılmış olan yerel militanlar eğitildiğini belirtti. 5 haftalık eğitimden sonra, hafif silahlı militanlar sokakları emniyete alma ve Kürt savaşçılara karşı kendi ayakları üzerinde durmaya çalışacaklar fakat, muhtemelen koalisyon destekli DSG güçlerinin düzenleyeceği aralıksız saldırılar karşısında harap olacaklar.”

Efrin’in YPG sonrası statükosunu eleştirenler, ÖSO’nun kalıntılarıyla ilgili sorunları suçlama eğiliminde. Stein, Türklerin Rojava’da saplanıp kalabileceğini ve iç siyasi nedenlerden dolayı tam olarak çekilemeyeceğini belirtiyor.