37195281_2596280077064408_1006234833711529984_n.jpgMA-Türkiye’nin tek adamlık sistemine geçtiğini söyleyen İHD Eş Genel Başkanı Avukat Eren Keskin devletin savaşı daha da derinleştireceğini belirtti.

Süleyman Soylu’nun görevinde kalmasını “Beyaz Toroslar dönemi bitti” diyen AKP’nin aynı zihniyet ile yola devam ettiğinin göstergesi olarak yorumlayan Keskin, yeni sistem ile OHAL’in kalıcılaştırıldığını ifade etti.

Keskin’e göre, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu süreç 90’lı yıllardan daha baskıcı.

“90’lı yıllarda çok sayıda kontrgerilla cinayeti, gözaltında kayıplar, köy yakmalar yaşandı. Ama ifade özgürlüğü bile bu kadar kısıtlanmamış ve ihlale uğramamıştı” diyen Keskin, bugün ise insanların farklı ve eleştiri niteliğindeki görüşleri nedeniyle Terörle Mücadele Yasası (TMK) kapsamında ‘terörist’ olarak yargılandığına işaret edip, “O nedenle korkutucu bir süreç” diye belirtti.

Soylu simgedir

Türkiye’nin yeni sistem ile aslında “Tek Adamlık” sistemine geçtiğini söyleyen Keskin, “Bunun yanında tek kişinin yetkili olarak seçtiği bakanlara baktığımızda, bir önceki süreçte savaşı, güvenlikçi politikaları ve Kürt karşıtlığını temel alan politikaların devam ettiğini görüyoruz. Çünkü Süleyman Soylu, bu sistemin simgesidir” diyerek, Mehmet Ağar’ın bir zamanlar Soylu’ya dair sarf ettiği ‘Oğlum gibi severim’ sözlerini hatırlattı.

Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben Genelkurmay Başkanı’nın çok da bir kıymet-i harbiyesinin olduğunu düşünmüyorum. Ama Süleyman Soylu’nun bir hafta önce tehditkâr bir üslupla tüm Kürtleri neredeyse yok sayan bir anlayışla yaptığı konuşmalardan sonra tekrar bakan yapılması, gerçekten gelecekte yaşadığımız sürecin yeni bir baskı süreci olduğunu gösteriyor ve tabi ki insan hakları savunucuları olarak bunu korkutucu buluyoruz.”

Savaş kabinesi

Bu nedenle yeni kabineyi “savaş kabinesi” olarak tanımlayan Keskin, “Türkiye devletinin Kürt sorununa bakışı çözümsüzlük politikaları üzerinden geliştirilen bir bakış. O bakışın artarak devam ettiğin görüyoruz. Çünkü eskiden daha fazla başvuru mekanizmamız vardı. Ama şimdi tek adam ya da başkanlık sistemi denilen sistem içerisinde başvuru mekanizmaları yok artık. Şimdi kişinin özgürlük hakları bir kişinin dudakları arasında. O nedenle bu süreç çok daha farklı olacak” dedi.