37090643_2594148933944189_2193198292056145920_n.jpgHAMDULLAH KESEN

Türkiye eğitim sisteminde 500 bine yakın öğretmen açığı bulunurken, AKP bu açığı düşük ücretlerle çalıştırılan ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalışıyor. Eğitim Sen MYK Üyesi Ahmet Karagöz, “Sanayicilere, iş adamlarına, savaşa, yandaşa her türlü kaynağı bulan iktidar, ‘kaynak yetersizliği nedeniyle öğretmen ataması yapamıyoruz’ yalanına sarılıyor” dedi.

İktidar temsilcilerinin aksi yöndeki tüm iddialarına rağmen, eğitimin ve yükseköğretimin temel ihtiyaçlarının yıllardır görmezden gelindiğine değinen Karagöz, bütçelerin sadece zorunlu harcamalar dikkate alınarak hazırlandığını kaydetti. Eğitime ayrılan kaynakların sadece sayısal olarak arttığını belirten Karagöz, kaynakların doğrudan eğitim hizmetlerine yönelik yatırımlar açısından bütçelerde gerçek anlamda bir artışın olmadığını açıkça gördüklerini vurguladı. “2017 yılında 85 milyar 49 milyon TL olan MEB bütçesi, 2018 yılı için 92 milyar 529 milyon TL olarak belirlenmiştir” diyen Karagöz, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz 15 yıl içinde MEB bütçesinin milli gelire oranı çok az artmış olmasına rağmen belirlenen rakamlar ihtiyacın çok altında kalmış ve eğitim harcamalarının esas yükü, eğitimi adım adım ticarileştirme ve kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması politikalarının da etkisiyle büyük ölçüde halkın sırtına yıkılmıştır.”

Kalem kalem anlattı

Karagöz, şunları söyledi: “92 milyar TL’lik MEB bütçesinden eğitim yatırımları için ayrılan 19.2 milyar TL’nin 6.7 milyar TL’si (yüzde 35) din öğretimine ayrılmıştır. MEB bütçesi 2018’de, geçen yıla göre 7 milyar TL artarak 92 milyar 528 milyon TL’ye ulaşırken, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’nün payı 2017’ye göre yüzde 68 arttırılmıştır. Dini eğitimde payı 7.7 milyar TL’ye çıkaran MEB, bütçesinin yüzde 7’sine denk gelen bu kaynağın yüzde 96’sının ise imam hatip liseleri için kullanılmasını kararlaştırmıştır. Hükümetin eğitim alanında önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğini iddia ettiği okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi ve bütün okullarda tam gün eğitime geçilmesi hedefinin mevcut bütçe rakamları ile gerçekleşmesi mümkün değildir.”

480 bin kişi beklemede

Karagöz, AKP’nin 16 yıllık iktidarları süresince kendi siyasal ve ideolojik ihtiyaçlarını karşılayacak bir eğitim modeli yarattığını söyledi. Her seferinde kaybedenlerin eğitim emekçileri, öğrenciler ve veliler olduğunu ifade eden Karagöz, eğitimdeki kaosun velileri özel okullara yönlendirdiğini kaydetti.

Öğretmen açığının her geçen gün büyüdüğüne ve yeni mezun olan öğretmen adaylarıyla da işsiz öğretmen sayısının artığına dikkat çeken Karagöz, “Yeni dönemde KPSS’ye başvuracak öğretmen sayısının 500 bini aşacağını tahmin ediyoruz. 500 bin öğretmen arkadaşımın tamamı, içlerinde en fazla 25 bin AKP’li öğretmeni mülakatla tespit edip atamasının yapılacağını biliyor. Geriye kalan en az 475 bin öğretmenin umut ve düşleri bir sonraki KPSS’ye ve bir sonraki mülakata kalmış olacaktır. Bütün dünyada insanların umudunu tüketerek ve her seferinde tek başına iktidar olmayı başaran bir AKP ile karşı karşıyayız. AKP öğretmen açığını ücretli öğretmenlikle değil kadrolu öğretmenlerle kapatmalıdır” şeklinde konuştu.

Ücretli öğretmenler köle gibi

AKP’nin 80 milyon insanın tamamının kendilerine biat ve itaat etmelerini sağlamak için iş ve aşla tehdit ettiğini kaydeden Karagöz, MEB bünyesinde kadrolu, sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle eğitim ve öğretim faaliyetlerinin sürdürüldüğünü dile getirdi. Yoksul insanların çocuklarının olduğu okullarda ücretli öğretmenlerin görev yaptığını aktaran Karagöz, AKP’nin eğitimi ticarileştirerek, öğrencileri özel okullara yönlendirdiğinin altını çizdi. Karagöz, şunları dile getirdi: “Ücretli öğretmenler köle olarak çalıştırılmaktadır. Eşit işe eşit ücret talep eden Eğitim Sen; bu durum karşısında kör olmayı değil görme, sağır olmayı değil duyma ve lal olmayı değil konuşarak yaşanan adaletsizliği giderme konusunda mücadele edecektir. Ülkeyi yöneten siyasal iktidar temsilcileri ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi’ diye sözlerine başlarlar. Dünyanın 16’ncı en büyük ekonomisine sahip olan ülkemiz; eğitimde dünya sıralamasında son sıralarda olması AKP’nin eğitime bakış açısını özetlemektedir. Sanayicilere, iş adamlarına, savaşa, yandaşa her türlü kaynağı bulan iktidar, ‘kaynak yetersizliği nedeniyle öğretmen ataması yapamıyoruz’ diye ifade etmeleri ise koca bir yalan.”

OECD ortalamasına çıkarılmalı

Karagöz, eğitimdeki bütçe taleplerini ise şöyle sıraladı: “MEB ve yükseköğretim bütçesinin milli gelire oranı en az iki kat arttırılmalı, başlangıç olarak OECD ortalamasına (yüzde 6) çıkarılmalıdır. Kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamasına derhal son verilmeli, eğitime yeterli bütçe, okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır. MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay mutlak anlamda arttırılmalı, eğitimi ticarileştirmeyi hedefleyen, özel sektörle yapılan ya da yapılacak olan ortak projeler iptal edilmelidir. Artan oranlı vergi
dilimi uygulamasına son verilmeli, ek dersler başta olmak üzere, tüm ek ödemeler temel ücrete dâhil edilmeli emekliliğe yansıtılmalıdır. 2018 yılında aile ve çocuk yardımı başta olmak üzere, sosyal yardımlar sembolik olarak belirlenmekten çıkarılmalı, ihtiyaç kadar artış yapılmalıdır. Eğitime hazırlık ödeneği sadece öğretmenlere değil, tüm eğitim ve bilim emekçilerine yılda iki kez en az bir maaş tutarında ödenmelidir. Eğitim emekçilerinin 3600 ek gösterge talepleri doğrultusunda düzenleme yapılmalıdır. Öğretmen, akademik personel, memur ve yardımcı hizmetli açıkları kapatılmalıdır. Tüm eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır.”