8E1C0E57-7022-4F0E-ADF2-8E6BC05909F9

Hasan H. Yıldırım & Hussein Erkan

ABD’nin 21.Yüzyıl Politikası olarak tanımladığı GOP(Genişletilmiş Orta Doğu Projesi) emin adımlarla sürüyor. Orta Doğu yeniden inşa ediliyor, edilecek. Projeye mani olanlar şu veya bu yöntemle aşılıyor, aşılacak. Bu arada zaman zaman duraksamalar yaşansada ana eksende bir değişiklik olmadan sürecek. Bizim boyutumuzda merkezinde Kürd/Kürdistan sorununun çözümü olan proje adım adım ilerliyor. Irak ve Suriye’den sonra İran hedefe konuldu. Türkiye sırasını bekliyor. Bunu defalarca dile getirdik. ABD ve müttefikleri, İran Molla Rejimi’ni tasfiye edecek dedik. İşte şimdi tam da bunun zamanı. Bu süre bir sene olarak tespit edilmiştir. Ki bu süre bazı gelişmeler sonucu uzayabilir ve kısalabilir. Ama her halükarda İran Molla Rejimi gidicidir. Yugoslavyalaşmaya, Iraklaşmaya, Suriyeleşmeye aday bir ülkedir.

ABD, İran’ı siyasi, askeri ve ekonomik baskılarla krize sokalacaktır. Bu süreç başladı bile. İran panik yaşıyor. Dışta karşılaştığı sorunlar bir yana içte toplumsal kriz derinleşiyor. ABD bu toplumsal muhalefete ve esasta “Halkın Mücahitleri“ne büyük yatırım yapıyor. Yanı sıra Doğulu Kürdleri, ABD’de “Halkın Mücahitleri“ ile görüştürdü. Doğulu Kürdlere “Kendi aranızda milli birlik kurun. Ve İran muhalefetiyle birlikte rejime karşı mücadele edin,“ dedi. Rejimin yıkılmasıyla birlikte Kürdlere nasıl bir statü öngörüldüğünü bilmiyoruz. Bu da, Doğulu Kürdlerin tutumuna bağlıdır. Ki tahminimize göre ilk etapta Irak’ta olduğu gibi bu ilişki federasyon olacağıdır. Fakat Doğulu Kürdler organizeli değildir.

PKK/PJAK bunu aşma potansiyeline sahiptir ama genelde mevcut politkası ve İran ile ilişkilerinden dolayı ABD’ye güven vermiyor. İleriki süreçte politikasında bir değişiklik yaşanır mı bilmiyoruz ama bu süreçte ABD’nin, PKK/PJAK’a yatırım yapmayacağına işaret ediyor. Hatta bu ara PKK’nin İran politikası nedeniyle Türkiye’nin PKK’ye karşı operasyonlarına ses çıkarmayacaktır. Bunu uzun süreden beri dile getirdik.

PKK, İran politikasını gözden geçirmeli, ABD yanlısı bir politika oluşturması zorunludur. ABD-YPG ilişkisinden ders çıkarmalıdır. Bunu yapmasa PKK birilerine vurdurtulur. Sonuç olarak ABD, “Ben olmasam burada yaşama şansın yok,“ dedirtir. İşte o, bu yaşanan süreçtir. Anlaşıldığı kadarıyla ABD, İran’a karşı Türkiye’nin desteğini aldığı ve bu nedenle PKK’ye karşı operasyonlarına göz yumacağıdır. Burada bir parantez açalım. ABD-Türkiye ilişkisi stratejik değildir. Dönemsel taktik bir gelişmedir. ABD’nin İran’a karşı Türkiye’ye ihtiyacı vardır. İran düşünceye kadarda onunla iyi geçinmeye çalışacaktır. İran Molla Rejimi’ni tasfiye edinceye kadar bazı güçleri tarafsızlaştırmaya, bazı güçlerlede dönemsel müttefiklik ilişkisin, geliştirmeyi politika edinecektir. Şimdilik Türkiye ile ilişkisini bu temel de okumak gerekir. Sonra ona sıra gelecektir. Bunun için koşullarda vardır. Recep Tayyip Erdoğan ve AK-Parti İktidarı, ABD için en zayıf halkadır. Onlar hakkında kullanacağı ve uygulayacağı sayısız dosya vardır. Dikkat edilirse iktidarda kalmasına kerhen göz yumdu.

Şunu görmek gerekir. Kürdistan’ı egemenliğinde bulunduran sömürgeci devletler, tarihlerinin en zor dönemini yaşıyorlar. Eskisi gibi dünyadaki tüm süper güçlerin desteğini arkalayarak Kürd milletine inkar ve imhayi dayatamadıkları gibi dünya süper güçlerin saldırısıyla karşı karşıya gelmiş bulunmaktadırlar. Bu durum Kürd Milleti’ne büyük fırsatlar sunmaktadır. Devletleşmesi için uluslararası koşullar var olmasına karşın Kürd siyasal güçleri firarileri oynuyor. Dahası sömürgecilerin zemininden çıkmak ve onlardan ayrılmak istemiyorlar. Bağımsız bir Kürdistan politikasına sahip değildirlar. Oysa tam da bu politikanın zamanı. Bu politika ile mücadele etmeyen Kürd siyasal güçleri uluslararası güçler tarafından ciddiye alınmazlar. Nedeni uluslararası güçler değildir. Kürd siyasal hareketlerin duruşudur. Milli siyaset ve milli birlikten uzaklıklarıdır.

Şunu ikide bir söylersen, “İran ile bir sorunumuz yok. Bize silah verdiler, kendilerine teşekkür ediyorum. Türklerle kardeş, dost ve stratejik müttefiğiz,“İran, Irak, Suriye ve Türkiye’yi demokratikleştireceğiz, birlikte ortak bir yaşam kuracağız,“ dersen uluslararası güçler sana güler. Seni değil, sömürgecileri muhatap alır. Kerkük başta olmak üzere tartışmalı bölgelerin Irak’a verilmesi ve Türkiye’nin Qandil operasyonuna ses çıkarmadığı gibi. Umalım ve temeni edelim Kürdler bu gelişmelerden ders çıkarsın. Zaman akıp gidiyor. Kimse Kürdleri beklemeyecek. Bir şey yapılacaksa bugün mutlaka yapılmalıdır.

Bir habere göre bu senenin soruna kadar İran petrollerinin satışı sıfırlandırılacaktır. İran buna direnecektir. Büyük ihtimale Hürmüz boğazını kapatıp petrol akışını dordurmaya çalışacaktır. Bu da, savaş nedeni olacaktır. Hiç kimsede İran’a sahiplenmeyecektir. Rusya her ne kadar müttefiği isede iyi bir satıcıdır. ABD’den alır karşılığını verir İran’ı. Tarihlerinde yapmadıkları bir şeyde değildir.

ABD her halükarda İran’ı ekonomik olarak krize sokulacak ve sonuçta İran Molla Rejimi’ni tasfiye edecektir. Bu arada zorluklarla karşılaşmaktadır. Rusya, Çin ve Avrupa buna karşı direnmektedir. Rusya ve Çin bir yana ama Avrupa’nın ABD’nin bu politikasına karşı direnç göstermesi Batı Bloku’nda çatlaklara sebeb olmaktadır. Hatta sorun NATO’da çatlaklara bile sebeb olacak kadar derinleşmektedir. ABD, bu konu da Avrupa’yı ciddi olarak uyarmaktadır. İran politikasına destek olunmaması halinde NATO’dan çekileceğini bile söylemiş bulunmaktadır. Avrupa’ya başınızın çaresine bakın diyecektir. Avrupa bunu göze alamaz. Her ne kadar İran ve Rusya ile milyarlara varan çıkar işbirlikleri varsada ABD’nin baskılarına dayanamayacaklar. Çünkü ABD dünya gücüdür. Bir politika uygulamaya koydu mu onu geç veya erken mutlaka başarırır. Dünya’da, Avrupa’da bunu biliyor. Bu nedenle Avrupa fazla direnemeyecektir. Sonuçta ABD’nin politikalarını desteklemek zorunda kalacaklardır.

Rusya’nın, Çin’in, Avrupa’nın, Irak, İran, Suriye ve Türkiye’nin boyun eğdiği bir ABD’yi Kürd siyasal güçleri ciddiye alması gerekmektedir. Ki halihazırda Kürd/Kürdistan sorunun çözümünüde içeren Orta Doğu’yu yeniden şekillendiren ABD’nin kendisidir. Kürd siyasal güçleri bunu görmeli ve buna uygun siyaset belirlemelidirler. Bunu yaparlarsa Kürd Milleti kurtulur, yapmazlarsa kaybeden olur. Tercih Kürd siyasal güçlerindir.

12 Temmuz 2018