81F8FE9A-4296-4759-BB35-0B823CC75525

Fecri DOST

Türkiye Erdoğan devletine dönüşme sürecini tamamladı. Erdoğan, Meclis’te mazbatasını alarak yemin etti ve and içmesiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmi olarak başladı. Erdoğan akşam saatlerinde ise canlı yayında yeni kabineyi açıkladı. Yeni kabineyi tamamen kendi yandaş ve biatçılarından oluşturdu.  Erdoğan’ın yeni kabinesinde en dikkat çeken bir diğer nokta da hiç bir Kürt bakanın olmamasıdır. Buda önümüzdeki süreçte Kürtlere yönelik ne gibi bir politika belirleyeceği ipuçlarını da vermektedir. 24 Haziran’da formalite icabı bir seçim gerçekleştirildi.  Türk derin devlet Kliği Erdoğan’dan yana karar kılmıştı ve seçimde Erdoğan çıkarıldı.  24 Haziran seçimleri ile ilgili olup bitenler belki başka bir yazının konusu olabilir fakat bugünki yazımız yeni oluşturulan “Savaş ve soygun” kabine ile ilgili.   Tamamen aile ve yandaşlardan oluşturulan yeni kabineye eski genelkurmay başkanı Hulusi Akar’la başlayalım.

HULUSİ AKAR MÜKAFATINI ALDI

Genelkurmay Başkanı Orgeneral “Rehine” Hulusi Akar Milli Savunma Bakanlığına getirildi. “15 Temmuz askeri darbesi”nde, sözde darbeciler tarafından rehin alınan Akar, Ordu’yu Erdoğan’la birlikte ve Erdoğan’ın isteği doğrultusunda dizayn etmenin karşılığını milli Savunma Bakanı olarak mükafatlandırıldı.  Eğer hulusi akar olmasaydı Erdoğan Ordu içinde yapmış olduğu tasfiyeleri asla yapamazdı ve bu kadar güçlenemezdi. Seçim öncesi Hulusi Akar’ın genelkurmay başkanı olarak helikopterle Abdullah Gül’ün bahçesine inmesinin sebebini şimdi daha iyi anlamış olduk.

ASLAN PAYI DAMAD‘A, HAZİNE VE MALİYE 

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak, eski kabinede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı iken yeni kabinede Hazine ve Maliye Bakanı olarak yer alıyor. Yani artık ülkenin para kasası damada emanet. Erdoğan, Çavuşoğlu ve Süleyman Soylu üçlüsü muhalefetle Mücadele (sindirme) ederken ve toplumu din-iman, ecdat, vatan, millet, dört parmak rabiya vs ile uyuturken, damat ailenin ‘milli’ Rafahını yükseltecektir.

ÇİLLER’İN GÖZDESİ SOYLU AYNI GÖREVDE

“Çözüm Süreci”nde hükümet heyetinde yer alan dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın 31 Ağustos 2016’da istifasının ardından bu koltuğa oturan Süleyman Soylu, yeni kabinede de görevinde kaldı. Aslen Trabzonlu olan Soylu, siyasete ilk olarak 1987 yılında girdi. Süleyman Soylu, Demokrat Parti ve Adalet Partisi çizgisindeki aile geleneğini devam ettirerek merkez sağ Doğru Yol Partisi’nin Gençlik Kolları’nda göreve başladı.  DYP’deyken o dönemin parti Genel Başkanı Tansu Çiller´in “gözdelerinden” olan Soylu, DYP’nin 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri öncesinde ANAP’la birleşme çabaları esnasında Demokrat Parti ismini alarak girdiği seçimlerde baraj altında kalması sonrasında Mehmet Ağar´ın istifasıyla genel başkanlığa seçildi. Demokrat Parti Genel Başkanıyken AKP’ye demediğini bırakmayan Soylu daha sonra AKP’ye geçti, milletvekili ve ardından da bakan oldu. Cillop Sülo yeni kabinede de yine İçişleri Bakanı. Elinde bulundurduğu içişleri Bakanlığı yetkileriyle muhalefeti Sokak kabadayısı edasıyla mafyavari bir şekilde bastırmayı, sindirmeyi kendisine görev olarak verilen bu şahıs Erdoğan tarafından da rakiplerini bastırdığı, sindirdiği için çok seviliyor. Herkesi mafyavari bir uslup ile sindirmeye çalışan sülo yeni dönemde de en çok Kürtlerin üzerine gideceği aşikardır.

ERDOĞANIN GÖZDELERİNDEN BİRİ DE ÇAVUŞOĞLU

Erdoğan’ın ikizi gibi duran Diplomasi fukarası, nezaketsiz ve kürt düşmanı Mevlüt Çavuşoğlu ise dışişleri Bakanı olarak yerini korudu. Çavuşoğlu’nun yeniden dışişleri Bakanı olarak tayin edilmesi, Erdoğan’ın sürekli zehirlediği  uluslar arası ilişkileri düzeltme, tapan çekme, ulusal ve uluslar arası düzeyde Kürtlerle mücadele ve aynı zamanda da Erdoğan’ın temsili kabadayılığını yapması için yeniden görevlendirildi.  Çavuşoğlu’nun görevlerinin başında: Kürtlerlen mücadele ve Kürt kazanımlarını dünyanın neresinde olursa olsun bertaraf etmek var.  Böylece iç kamuoyunda milliyetçi ve şöven duygularla kitleleri AKP etrafında konsolide etmek amaçlanıyor. Erdoğan, Soylu ve Çavuşoğlu’nun Temel Siyasetleri muhalefeti  tehtid ederek, baskı altına alıp sindirmek ve Kitleleri Kürt duşmanlığı, din-iman, ecdad, vatan teraneleri ile uyutmak. Diyebilirizki bu ekip aynı zamanda bir “savaş ve soyma” ekibidir

HAS PARTİ’DEN AKP’YE ORADAN DA KABİNEYE

Son kabinede Adalet Bakanlığı koltuğuna getirilen Abdulhamit Gül, Saadet Partisi’den ayrılan bir ekibin kurduğu Halkın Sesi Partisi’nde (HAS Parti) uzun süre görev aldı. Partinin AKP ile birleşerek kendisini feshetmesinin ardından AKP’ye geçen Gül, AKP’de Genel Sekreterlik görevindeyken Antep’ten milletvekili seçildi. 19 Temmuz 2017’de Adalet Bakanlığı’na getirilen Gül, yeni sistemin ilk Adalet Bakanı oldu.

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı – Zehra Zümrüt Selçuk. Sümeyye Erdoğan’ın başkanı Zehra Zümrüt Selçuk da kabinede.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın Başkan Yardımcılığı görevini yaptığı KADEM’de uzun yıllar yöneticilik yapan Zehra Zümrüt Selçuk’un Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı olarak görev alması dikkat çekti.

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı – Fatih Dönmez Erdoğan’ın belediyesinden kabineye

Yeni kabinede Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’na getirilen Fatih Dönmez, Erdoğan’la geçmiş yıllara dayanan ilişkisiyle dikkat çekiyor. Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği dönemde belediye iştiraklerinden İGDAŞ’ta Etüt ve Proje Müdürlüğü, Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunan Dönmez, uzun süre İBB iştiraklerinin yönetim kurullarında başkan ve üye olarak görev yaptı. 2015’te Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarlığı’na atanan Dönmez, Erdoğan’ın belediye başkanlığı dönemiyle başlayan yükselişinde bakanlığa kadar ulaştı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı – Mehmet Cahit Turan

Erdoğan kabinede Kürtlere yer vermezken karadenizliler yoğunlukta. Kabinede Trabzonlu ikinci bir bakan ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turan oldu. 1985 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalışmaya başlayan Turan, büro mühendisliği, kontrol mühendisliği, kontrol şefliği görevlerinden de bakanlığa kadar geldi. 2005-2015 yılları arasında Karayolları Genel Müdürlüğü yapan Turan, doğa katliamıyla gündeme gelen Kuzey Marmara Otoyolu’nun inşaatını üstlenen konsorsiyumun CEO’luğunu da yapmıştı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı – Murat Kurum 

Rantla anılan TOKİ başkanı Çevre Bakanı oldu. Çevre Bakanı olarak kabinede yer alan Murat Kurum, 2009 yılından bu yana TOKİ Başkanlığı görevini yürüttü. AKP hükümetinin inşaat üzerinden büyüme hedefiyle birlikte TOKİ adı birçok doğa katliamı ve yandaş şirketlere rant alanı sağlamakla anıldı. Murat Kurum başkanlığındaki TOKİ en son Şile’de yapacağı konut projesinde doğal yaşam alanlarını yok etmiş ve tepkiler almıştı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı – Mustafa Varank

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na getirilen Mustafa Varank, Erdoğan’a en yakın isimlerden biri olarak biliniyor. İmam Hatip Lisesi’nden mezun olduktan sonra ODTÜ Siyasi Bilimler Akademisi’nde lisans eğitimi alan Varank, uzun süredir Erdoğan’ın başdanışmanı olarak görev yapıyordu.