64F2DED5-5B22-46C7-BC86-D34D07E6D92F

Nami TEMELTAŞ

24 Haziran hızlandırılmış erken seçim sona erdi. Birçok tartışma konusunu ve bilinmezliği geride bırakarak!

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan son Anayasa referandumunda, oylama bittiği sıralarda YSK’nın (Yüksek Seçim Kurumu) mühürsüz oyların da geçerli olacağını açıklamasıyla başlayan tartışmalar, sonrasında yapılan üç seçimde de çoğalarak devam etti.

Mühürsüz oylar, blok oy kullanma iddiaları ve sosyal medyaya düşen bu tür haberlerin videoları, çöplüklerde çıkan oy pusulaları, AKP damgalı oy pusulalarının seçmenlere verilmesi, ölü insanların oy kullanması, Suriyeli mültecilere verilen vatandaşlık ve oy kullandırma işlemleri gibi bir çok konu, yapılan seçim sonucunun doğruluğu konusunda kuşkular yarattı.

Bu kadarla kalmadı.

Seçim sonuçlarını sadece Anadolu Ajansının vermesi, sonuçların YSK’dan önce verilebilmesi, binlerce sandık sonucunun YSK’ya ulaşmasından önce kesin sonuçların Cumhurbaşkanınca açıklanması (diğer bir tabirle, Cumhurbaşkanı adaylarından birisi tarafından açıklanması) bu açıklamadan önce de bir saatten fazla süre içinde, ekranlarda sonuç açıklamalarının tıkanıp değişmeden kalması da diğer kuşku ortamı olarak zihinlerde kaldı.

Bütün olanların yanında, asıl kuşku yaratan bilinmezlik, adaylardan Muharrem İnce ve Meral Akşener’in henüz kesin sonuçlar açıklanmamışken ortadan kaybolmaları oldu!

YSK önünde sandalyesinde bekleyeceğini söyleyen Muharrem İnce ile,YSK’da abidik gubidik olursa o YSK’nın önüne koyacağım bir sandalye. O sonuçlar doğru çıkıncaya kadar oturacağım. Jiletle kazıyamayacaklar beni” diyen Meral Akşener, YSK verileri % 70’lerdeyken bir daha kendilerinden haber alınamadı!

Muharrem İnce’den alınan iki haber vardı. İlki, İsmail Küçükkaya’ya gönderdiği “Adam Kazandı” mesajı, diğeri ise, genele gönderdiği, ertesi gün basın toplantısı yapacağına dair mesajdı.

Meral Akşener’den ise bira daha ne mesaj ne haber alınamadı!

Ertesi gün Muharrem İnce’nin yaptığı basın toplantısında en ilgi çekici kısım, “oylar çalındı ama 10 milyon da çalınmadı” cümlesiydi. Oysaki seçimi kazanan taraf bir milyondan az bir farkla kazanmıştı!

% 86 gibi oldukça yüksek katılım oranına, sandıklarda, değim yerindeyse ölüm- kalım mücadelesi veren müşahit ve görevlilere, yaşanan ve yaşatılan umutlara, isyana, bıkmışlığa, gelecek korkularına ve beklentilere rağmen, hatta kesin gözüyle bakılan 1. Turda seçimin bitmeyeceği ve 2. Turda ise 16 yıllık AKP iktidarına son verileceği kanısına rağmen kaybolan Muharrem İnce ile ilgili “tehdit” iddiaları da gündeme geldi.

Bir generalin kendisini aradığı, tehdit ettiği, bu nedenle de korkup saklandığı konuşuldu. Sheraton otelinde rehin tutulduğu bile söylendi.

Bunların hepsi Muharrem İnce tarafından reddedildi.

Daha sonraki CHP yetkililerince değişik açıklamalarda 50 bin sandıkta denetim yapamadıkları da ortaya döküldü.

MHP’nin doğu ve Güneydoğu’da oylarını nasıl 2-3 kat arttırdığı da ortaya çıkan kuşkulu sonuçlardan oldu.

Genel anlamda erken seçim tablosuna baktığımızda, birden çok kuşkulu durumun varlığını görebiliyoruz ki hepsini birleştirdiğimizde ortaya çıkan sonuç, seçim sonuçlarını şaibeli yapmaya yetiyor!

Seçim sonrası, AKP sözcüsü Mahir Ünal’ın, Muharrem ince hakkında sarfettiği taktir edici sözler, kafaları iyice karıştırdı!

AKP sözcüsü Mahir Ünal, Muharrem İnce hakkında, “Muharrem İnce 40 yılın sonunda yüzde 30 psikolojik barajını aşmış bir cumhurbaşkanı adayı olarak şu anda CHP’nin doğal lideri haline gelmiştirdemekteydi!

Bu taktir ifadesi, CHP’yi parti olarak karıştırmak amaçlı da söylenmiş olabilir ama rakibin senin hakkında iyi şekler söylüyorsa, öncelikle kendin hakkında kuşku duymalısın.

Muharrem İnce ve Meral Akşener kaybolmasalardı, seçimin kesin sonuçları açıklanana kadar YSK önünde bekleselerdi, direnip diretselerdi, sonuçların değişme ihtimali yüksekti. Gerek YSK gerekse de Anadolu Ajansı veri girmeyi durdurmuştu. Arka planda karışıklıklar vardı. Hatta, Cumhurbaşkanının İstanbul’a hareket ettiği/etmek üzere olduğu da söylentiler arasındaydı.

İki muhalif lider ortadan kaybolunca ve Muharrem İnce “adam kazandı” mesajını gönderince, birden bire işler değişti, rüzgar esmeye, sesler gürleşmeye başladı. Alkol satışının bile yasak olduğu günde silahlı insanlar/milisler sokağa inmeye ve gösteri yapmaya başladıktan sonra insanlar da evlerine çekilip sonucu beklemeye başladı!

Muharrem İnce, ortadan kaybolarak, belki de kazanılmamış bir seçimi iktidara hediye etti.

Kim ne söylerse söylesin, seçim sonuçları için kesin yargım, seçilirse apoletler sökecek olan  Muharrem İnce, belki de apoletlerini sökeceği generallerce engellenerek iktidarın tıkanan yolunu açtı!

Belki de danışıklı bir dövüş seyrettik!

Belki de önce, iktidara karşı çıkan halkın öfkesini heybesine doldurup, kontrollü bir şekilde iktidardan yana kullandı!

Belki de Muharrem ince bir projeydi!

Geçmişine baktığımızda proje konusunda oldukça becerikli olan, alfabenin her harfine bir plan saklayan, defalarca “aldatıldık” diyerek aldatan ve asla aldanan olmayan iktidarın, seçim sonuçlarında olası olumsuzluk için hazırladığı bir proje olma ihtimali hiç de akla gelmeyecek bir durum değil!

İktidara destek sunabileceklerini açıklayan İyi Parti başkanı Meral Akşener’in kaybolmasını, kaybolarak iktidara destek sağlamasını yadırgamam ama Kitlelerin umudunu kullanarak ortadan kaybolan ve bu tavrıyla, sonuçlar ne olursa olsun iktidara sonsuz güç sağlayan Muharrem İnce hakkındaki kuşku hakkımı baki tutarım.

Hatta “belki” kelimesini bile kullanmadan söyleyebilirim. Kafam o derece net.

Bu seçimde bizler iktidar seçmedik.

Bu seçimde iktidar yöneteceği halkı seçti.