36677455_2578501052175644_6281557891384082432_nANHA-Kuzey Suriye İç Güvenlik Güçleri Birinci Konferansı, “Sizin gücünüzle güvenli bir geleceğe” şiarıyla Reqa’daki Fırat Stadı’nda yapıldı.

Kuzey Suriye’den yüzlerce İç Güvenlik Güçleri üyesinin katılımıyla yapılan konferans alanına İç Güvenlik Güçleri şehitleri, Asayiş Güçleri, HAT ve Trafik şehitlerinin posterleri asıldı. Konferans bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Kuzey Suriye İç Güvenlik Güçleri komutanlarından Nujiyan Hesen, konferansın bölge iç güvenliğini güçlendirmek ve özgür bir geleceğin inşası için önemli kararlarla sonuçlanmasını umduğunu söyledi.

Cizîr Kantonu İçişleri Konseyi Eşbaşkanı Kenan Berekat ise “İç Güvenlik Güçleri, kuşkusuz Kuzey Suriye’nin ve halkların güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. İç Güvenlik Güçleri kurumları, başta QSD olmak üzere askeri güçlerle birlikte birçok bölgeyi çetelerden temizledi. Onlar sayesinde birçok yurttaş topraklarına döndü ve şu an güvenli alanlardalar” dedi.

 

Konferansta yıllık faaliyet raporları ve İç Güvenlik Güçleri tüzüğü okunarak tartışıldı, öneriler alındı.

İç Güvenlik Güçleri için gelen iki bayrak önerisi katılımcılar tarafından kabul edildi. Reqa, Tebqa, Dêrazor ve Minbic’de Arapça “İç Güvenlik Güçleri” yazılı bayrağı; Kuzey Suriye’nin diğer bölgelerinde üstte “İç Güvenlik Güçleri” ve aşağıda “Asayiş” yazılı bayrak kullanılacak.

Aldar Xelîl: İşgal, krizi uzatıyor

 

TEV-DEM Yürütme Kurulu Eşbaşkanı Aldar Xelîl, İç Güvenlik Güçleri’nin konferans düzenlemesinin Suriye halkının devrim gerçeğini öne çıkardığını belirterek, konferansın büyük bir adım ve cesaret göstergesi olduğunu söyledi.

Kuzey Suriye’de Kürt, Arap, Süryani ve tüm bileşenlerin halkların kardeşliği temelinde yaşadığına dikkat çeken Xelîl, bu çok renkliliğin Suriye’nin gerçek tarihini gösterdiğini ifade etti.

Suriye topraklarının bir kısmının Türk devleti tarafından işgal edilmesinin krizin ömrünü uzattığını belirten Xelîl, “Efrîn kentinin Türk devleti tarafından işgali krizin ömrünü uzatıyor, bu unutulmamalıdır. Direnişin ikinci aşaması devam etmektedir, ancak sonuç olarak Efrîn işgal edilmiştir ve özgürleştirilmelidir” dedi.

Rejim eskiyi bırakmalı

Xelîl, Türk devleti ve Suriye rejiminin bu tehditleriyle karmaşa yaratmayı ve Kuzey Suriye’nin özgürleştirilen yerlerinde güvenliği bozmayı amaçladığını söyledi. Xelîl, şöyle konuştu: “Rejime eskisi gibi dönemeyeceklerini söylüyoruz, bunu kabul etmiyoruz. Eğer kabul etseydik devrim yapmazdık. Rejim de halk tarafından kabul görmüş olsaydı, halk neden ayaklanıp rejimin yıkılmasını istesin. Merkezini tek partiye, tek ulusa dayatan iktidar rejimi kabul edilemez. Madem onurlu yaşamı ilan ettik, o zaman seçimimiz demokratik bir Suriye’nin inşasıdır. Tek ulus ve tek parti ile demokratik bir Suriye inşa edilemez.”

Kriz diyalogla çözülür

Suriye krizinin çözümünün askeri yöntemlerle gerçekleşemeyeceğini söyleyen Xelîl, şöyle devam etti: “Bölgelerimize saldıranlara karşı savaşmak bizim isteğimiz değildi, savunma hakkımızı kullandık. Bizler savaş istemiyoruz, ancak bize karşı saldırı gerçekleşirse savunmamızı yaparız. Kriz savaşla değil, diyalogla çözüme ulaşır.

Tutumumuzu daha önce belirttik. Şimdi de bu konferansta hatırlatıyoruz; Suriye’nin geleceği konusunda demokratik bir şekilde diyaloglara hazırız. Rojava ve Kuzey Suriye’de demokratikleşme modelini hayata geçirdik. Bu da halkın kabulü ile gerçekleşti. Rejim görüşmeler yapmak istediğini söylüyor ama şimdiye kadar ciddi bir adım atmadı.

Şimdilik diyalog yok

Bazı kesimler sosyal medya sayfalarında iddialarda bulunuyorlar. Bu iddiaların bir gerçekliği yoktur. Şimdiye dek rejimle aramızda herhangi bir diyalog olmadı. Önemli olan muhtemel saldırılara karşı savunmaya hazır olmamızdır ve bölgelerimizde güvenliği güçlendirmeye çalışmalıyız. Demokratik projemizi kabul etmeyen kesimler çoktur, en başta da Suriye rejimi.

Diyaloglara hazırız, ancak topraklarımızı ve bölgelerimizi savunmaya hazır olmalıyız. İttifak gerçekleşse de gerçekleşmese de mücadelemiz devam ediyor. Kazanımlarımızı koruyacağız ve şehitlerimizin çizgisinde devam edeceğiz.”