MİNİK lEYLASiz, bir çocuğun bakışında cenneti göremeyenler, görmediğiniz bir hurinin orasında cenneti nasıl görüyorsunuz? Siz, kadında bekâreti arayıp, hayvanlara saldıranlar, o hayvanlardan önce cenneti nasıl hak edersiniz? Siz, sizleri cennetine kabul edecek bir Allah’a inanıyorsanız, evreni yaratacak kadar zeki, ama sizi cennetine kabul edecek kadar salak bir tanrıyı nasıl tahayyül edersiniz?

Başörtüsü ile çıkarak, kadın haklarını savunur gibi ortaya atıldınız, tarafsız mercileri dini sembollerle doldurup, tarafsızlığı yok ettiniz, yani bi taraf olan hukuku, bertaraf ettiniz. Yerine, çocukları bademleyen veya kabaklayan imamların hukukunu getirdiniz.

Daha iki gün önce, gencecik çocukların piercing veya alçılı kollarını sebep göstererek, sınavlara girişlerini engellediniz, ama ortaçağ kıyafetlerini hak bildiniz. Size bu dini getirenler, bu yaptıklarınızı görselerdi, inanıyorum ki, her onurlu insan gibi, bu dini, bizzat kendileri iade ederlerdi.

Siz bunların cinsel sapık olduklarını bilirsiniz ama aslında dinsel sapık olduklarını düşünmezsiniz. Din adamları arasında neden bu kadar çok olsunlar ki?

Din adamı bozuntuları, dini otoritelerin egemen oldukları yerde, dini kisveyi zırhları yaparlar; Bu nedenle, orada yuvalanmak için seferber olurlar. Dini yönetimler, pedofillere ve cinsel sapıklara eşsiz bir zırh teşkil eder, çünkü sorgulanmaları zorlaşır, hatta bazen imkânsızlaşır. Bu zırh, hukukun da, eğitiminde, sosyal yaşamın da içini boşaltır, geleceğini karartır.

Şimdi pedofil ve tecavüzcü cenneti yaratanlar, idam cezasını getirmek istiyorlar. Belli ki, tecavüzcülere göz yumanlar, ‘Bir defadan bir şey olmaz!’ diyenler, bunu sadece kendi siyasi rakiplerine uygulayacaklar. Basit çözümler, sadece faşizme yarar. Geçmişte bunun örneklerini fazlası ile görmüştük, gençler hatırlamaz.

Batı buna sessiz, besledikleri şeriat özlemcilerinin buna ihtiyacı var çünkü.

Emperyalizmin dini sapıkları neden bu kadar kollayıp, örgütlediğini düşünün. Bir ülke için daha büyük bir yıkım düşünülebilir mi? Bunları Ortadoğu ve Arap baharı için ne güzel kullandılar. Acaba batılılar, bu sapıkların dinine mi özendiler?

  • Dinle vurdular hukuku,
  • Dinle vurdular ahlakı,
  • Dinle vurdular eğitimi,
  • Dinle vurdular devletleri,
  • Dinle vurdular çağdaş yaşamı.

Önce besleyip, sonra orta doğuya yolladılar; Bunlara ‘devrimci’ dediler, devirici yarattılar, çağdaş yaşamı devirdiler.  Sonra onlara karşı savaşmak bahanesi ile Afganistan gibi Suriye’ye de girdiler.

Amerika, güya IŞİD’e karşı savaşmak için girdi. Ama uçakları IŞİD hedeflerini bir türlü vuramadı. Onlar, sadece Suriye’ye karşı savaştıkları zaman hedeflerini bulabilirlerdi. IŞİD hedeflerini sadece Rus uçakları vurabilirdi nedense.

IŞİD zayıflayınca, bu kez güya Kürtleri koruyacaklardı, ama Suriye’ye ayaklanmaları şartı ile. Yoksa, onları şeriatçılara karşı korumayacakları şantajı vardı; Türk ordusuna karşı da korumazlardı.

Bu ne mantık? Kuzey Irak’ta Kürtleri satan, Türkiye’ye de Öcalan’ı teslim eden Amerika ve batı, hiçbir zaman ayaklanmayan ve ayrılmayı düşünmeyen Suriye Kürtlerinin hamiliğine soyunacaktı.

Bu himaye, ancak onları satana kadar sürer.

Böylece, dini ve mezhepsel yollarla bölemedikleri toplumları, etnik yollarla bölecekler ve İsrail karşısında ufalanmış devletçikler bırakacaklardı. Emperyalizmin bu metodu, yani ya etnik ya da dinsel/mezhepsel bölme metodu, Türk/İslam sentezine ne kadar da benziyor! Haramilerin devleti, halkı ya Türklükle, ya da mezhepsel/dinsel yollarla kendine bağlayacak, kitleleri birbirine kırdırarak ayakta kalacaktı.

Laik Türkiye’nin orta doğuya model teşkil ettiği söyleniyordu, şimdi ise emperyalizme model kılındı.

Devletlerin içini bu dinsel sapıklar vasıtası ile boşaltanlar, yine onları kullanarak diğer ülkelere saldırttılar, egemenliklerini zedelediler. En sonunda da, düzeltmek için işgal ettiler. Orada çok daha fazla çocuğa saldırdılar, ciğerlerini yediler, ırzlarına geçtiler.

Orası savaş bölgesi dedik; At oynattıkları her yerde aynı şeyleri gördük. Bunları korumak için gençlerimizi Suriye’ye asker diye yolladılar. Hedef olarak sadece Kürtleri ve Alevileri gördüler, etnik ve mezhepsel husumet yarattılar.

  • Arabistan’ın Yemen’e yaptıklarını görmediler,
  • İsrail’in Fılıstin’lilere uyguladıkları aparthait’ı görmediler,
  • Jenosidi düşünmediler…

 

Onlar, sadece Dr Esad’a zalim dediler.

Orta doğuyu din ve mezhepsel yollarla işgal edenler, bu din ve mezhebi çok seviyorlarsa, neden kendileri Müslüman olmuyorlar?

22 Arap ülkesini din kozu ile ortaçağa mahkûm ettiler, gülünç hale getirip, dünyaya öyle tanıttılar. Ta Napolyon’un Mısır’ı işgalinden beri bizi medreselere bağlamak istediler ve şimdiye kadar bağladılar. Türkiye’deki bilim kurumlar, hızla medreseleşiyor artık.

Emperyalizmin Ortadoğu’nun mazlum uluslarına vaat ettikleri özgürlük, ancak ve ancak piyon olarak kullandıkları dini sapıkların kerhanelik cenneti kadar gerçekçidir.

‘Bir çocuğu öldüren, tüm dünyayı öldürmüş sayılır’ mantığına uygun olarak, Leyla’yı öldürenler, aslında bizzat, başta Orta doğu’yu ve dünyayı kana bulayanlardır.

Artık buna dur demenin zamanı geldi.

Leyla’nın güzel gözleri için, en az onun kadar tatlı ve masum nice gözler için…

Yemen’de kaç tane Leyla var; Neler yapıldı onlara?

Bu katilleri, özledikleri ve kerhaneye çevirdikleri cennetlerine yollayalım!

Meydanlar sustukça, çözüm olmaz. Çünkü harami devletler, bu sapıklar sayesinde ayakta kalır; Halka ihanet ve emperyalizme sadakat şartı ile.

Şimdi hesap sorma zamanı olsun; Her şey bize bağlı.

Meydanları boş bırakırsanız, meydanları da savaşlara teslim etmiş olursunuz, yani savaşı meydanlara davet etmiş olursunuz. Terk ettiğiniz meydanları, kayıp silahların sahiplerine bırakırsanız, ilerde meydanlara inmek daha da zorlaşır; İnmemek ise, karanlıkları kabul etmek demektir, Leylaları cinsel ve dinsel sapıklara teslim etmektir.

Yobazlara yalakalığı meslek edinen ve onlara bir söz sarf etmekten aciz, onlardan ödü kopan düzen partilerinden medet ummayın!

Her gün, mücadele günü olsun, emperyalizmin kukla yobazları def oluncaya kadar! Başka yolu yok bunun.