36578786_2573990179293398_5998146683286847488_n.jpgNevzat Çevlikli-mezopotamya24.com
16 Nisan referandumu ile Türkiye’nin parti devletine geçtiğini kaydeden HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, ama bir haftadır verilen mesajlara bakıldığında sadece parti devleti değil, mafya devletine de dönüştüğünü gördüklerini söyledi.

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partilerini hedef gösterip tehditler savuran Türk İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya dikkat çekerek, Türk devletinin mafya devletine dönüştüğünü vurguladı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ayhan Bilgen, gündemdeki konulara ilişkin partisini genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi. Bilgen, açıklamasının önemli bir kısmını HDP’yi hedef alan açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ayırdı.

Seçimlerin üzerinden bir hafta geçmiş olmasına rağmen seçimler devam ediyormuş gibi bir psikolojiyle partilerinin hedef alınmaya devam edildiğini belirten Bilgen, şunları söyledi: “Hem doğrudan doğruya Eşbaşkanımız Sayın Pervin Buldan aranarak tehdit ediliyor hem de televizyon kanallarında partimizi hedef gösteren mesajlar veriliyor. 16 Nisan referandumu ile Türkiye’nin parti devletine geçtiğini biliyoruz. Ama bir haftadır verilen mesajlara baktığımızda sadece parti devleti değil, mafya devletine dönüştüğümüzü gösteriyor. İçişleri Bakanı’nın yasal parti olup olmadığımızı değerlendirmeye hakkı yoktur. Partimiz seçimlere girmiş, kendi tüzüğü ve programı olan Türkiye’de resmi olarak kabul edilen anayasal düzeyinde çalışmalar yürütüyor. Soylu hızını alamıyor; ‘HDP diye bir parti yok’ diyerek kriminalize ediyor ve hedef gösteriyor.”

HDP’nin seçim sürecinde karşı karşıya kaldığı onlarca saldırıyı hatırlatan Bilgen, bu saldırılarla ilgili yürütülen soruşturmalara ilişkin açıklama yapması gereken kişinin Soylu olduğunun altını çizdi. Bilgen, “Bu görevi yerine getirmek yerine yeni saldırılara zemin hazırlayan açıklamaları, bundan sonra olacakların sorumluluğunu da üstlenmek anlamına geliyor” dedi.

Bakanları açıkla, bunları kurtar

“Racon kesmeyi marifet sayabilirler, bu onların siyaset tarzlarıdır” diyen Bilgen, “Biz kimsenin şamar oğlanı değiliz. Kimse bakan olma heveslerini bizi hedef haline getirerek gerçekleştiremez” diye konuştu. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir an önce bakan isimlerini de açıklaması gerektiğini kaydeden Bilgen, şöyle devam etti: “Bakan olma beklentisi bazılarını çıldırtmış durumda. Kendi görevlerini unutmuşlar, koltuk kapmaca yarışında öne geçmeyi düşünüyorlar. Bundan sonra muhatabımız İçişleri Bakanı değil. Bir partinin eşbaşkanını aramak, tehdit etmek normalse tercih kendilerinindir. Eğer bu bakanın bir başbakanı varsa bu başbakanın kalkıp bir açıklama yapması lazım. Görevi bitmiş olarak gözüküyor ve bundan sonra nerede olacağına dair belirsizlik onu da tedirgin etmiş olabilir ama bu ortam sorumlu davranmaktan alıkoymaz.”

YSK açıklam yapmalı

Seçim sonuçlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bilgen, YSK’nın 142 belgesiyle kaç kişinin oy kullandığının YSK tarafından açıklaması gerektiğini kaydetti. Bilgen, kendilerinin bu konuda çalışma yürüttüklerini ifade ederek, “Bizdeki verilere göre milletvekili çıkarma oranının düşük olduğu illerde ciddi kaydırmalar söz konusu. Bu konuda açıklama yapmak YSK’nin görevidir” dedi.

Yine sandık taşıma ve birleştirme kararlarına dair net bir sayının olmadığını hatırlatan Bilgen, bu konuda ciddi bir şaibenin bulunduğunu belirterek, şunları paylaştı: “140-170 bin arasında olmasına rağmen bizim elimizdeki verilerde birleştirme kararlarıyla birlikte 300 bin üzerinden seçmen bundan etkilenmiş bulunuyor. Seçmen listelerinin neden ortaklaştırıldığına dair YSK açıklama yapmalıdır. Geçersiz oylar konusunda da ciddi sorunlar bulunmaktadır. Bizim sıfır (0) oy aldığımız 26 bin sandıkta 118 bin geçersiz oy var. Bir üst kademe rakam toplam bir milyon civarındaki oyun yarısı bizim 1-10 arasında oy aldığımız sandıklar. Bunlar tesadüf mü? En çok geçersiz oyların bizim sıfır aldığımız sandıklar olması tesadüf mü? Bu tablo açıklama gerektiriyor. Elbette ki YSK’nın ya da bakanlığın kasıtları, kusurları muhalefetin eksikliğini örtmez. Seçmen iradesine sahip çıkılmadığı için özeleştirimizi yapmamız ve önümüzdeki dönem için aynı yanlışları yapmamak için daha ciddi çalışma yapmamızı önümüze koyuyor.”

Önce gasp sona ersin!

Bilgen, erken yerel seçim tartışmalarına ilişkin ise HDP olarak hafta sonu gerçekleştirilecekleri toplantılarla bu konudaki tutumlarını belirleyeceklerini söyledi. Bilgen, “Ancak seçimi erken yapmanın gerekçesi seçmen iradesinin bir an önce netleşmesi, siyasetin de buna göre şekillenmesi, yerel demokrasi kaygısı taşınıyorsa son yerel seçimlerde ortaya çıkan irade tanınmalıdır. Bu demokrasi kültüründen yoksunluktur, yerel iradeyi yok saymaktır. Tarihten önce tartışılması gereken bu gaspın sona ermesidir” ifadelerini kullandı.