180kmJV0_400x400.jpgKomplo teorilerini terk edin. Bu teoriler zaaftır dinamizmin gücünü kırmaktır, kolaycılıktır. Düşünce sığlığıdır.

Bu toprakların yerlisi olmayan kitlelerin ortak aklı ilkellikle diktatörlüğe destek olma eğilimi içindedir. Bu, ortak vatanda tek devlet altında yaşamayı zorluyor, barışın ve güvenliğin sarsılmasına yol açıyor. Ortak vatanda uygar olmayan akıllar kendine has olanı (kabile reisi başbuğ, sultan, padişah, vb ) ortak vatanın farklılıklarına dayatıyor. Böylece diktatörün teklemesine herkes mahkum ediliyor. Devlet aygıtına tamamen egemen olmanın avantajıyla tek boynuzlu algının hükmü meşru gibi ikame ediliyor; “tek vatan, tek devlet, tek millet, tek bayrak” bu faşist algıyla, kırk seçim olsa da sonuç değişmeyecektir.

Bu topraklarda ortak vatan algısıyla kardeşçe güven ve barış içinde yaşamanın hiç bir şansı kalmadı. Bu devlet altında bunu yapmak deveye hendek atlatmaktan daha zordur. On yıllardır dile getirip durduğum, en iyimser birlik aracı olabilecek ANADOLU HALKLARI KONGRESİ bile geride kalmış bir öneri gibidir.

Oysa bu kongre II. Sevr’i engelleyecek tek şanstır. Tüm etnik ve inançsal farklılıkların temsil edileceği bu kongrede ortak vatanın gelecek barışçıl siyasal yapılanmasını kurmak mümkündü. Bunun yerine faşizmin açık ifadesi bir “başkanlık” rejimini kurmak, bunu onaylayıp diktatörü başa getirmenin izahı ne komplodur ne de başka bir şeydir. Bu düpedüz ortak vatanda barbar akıl algıların hükmüne teslim olmaktır. Zorbalıktır

Geriye ne kalıyor. Parlamento mu?

Kocaman bir hayır. Kısa sürede parlamentoda dayak yemeyen rezil edilmeyen onuru ayaklar altına alınmayan zindana sürülmeyen ne bir parti ne bir milletvekili kacaktır. Bunun için çok cümle kurmaya gerek yoktur. Kısa sürede buna hepimiz tanık olacağız.

Önerimi tekrar edeyim.

Meydanları tutan, ısrarlı ve kararlı bir direniş hareketi, bir direniş tepkisi, bir direniş refleksi olmaksızın, kimse ne provokasyon teorilerine ne de komplo tezlerine dayanarak siyasal ortamı izaha kalkmasın. Bu türler artık mide bulandırmaya, kendi teslimiyetçiliklerini ve hezimetlerini bir örtüyle örtmeye alışmış müptezellerdir.

Bunlara rağmen direniş her yerde ortaya konmalıdır sonu ne ise bedel ne ise verilmeden faşizmin yıkıldığı görülmemiştir. Bunlara rağmen direniş her yerde ortaya konmalıdır sonu ne ise bedel ne ise verilmeden faşizmin yıkıldığı görülmemiştir. Bu konuda Kürd halkının gösterdiği ortak vatan devrimci mücadelesinin manivelası olduğu unutulmadan daha yoğun destekle yaşaması ve güçlenmesine çalışılmalıdır.

Veriler ortada, kaypak olanlar bu verileri “komplo” diye görme çabası parmak arkasında saklanmaktır. Bunlara artık kulak asmamak gerek.