ince tweetÖzcan Ozan Bilekçi

Muharrem İnce, “Değerli basın mensupları…” diye başladığı andan önce, bir şey olmuştu… Sanki,  görünmez bir güç gelmiş ve İnce’nin bütün duygularını, mimiklerini, vurgularını, ifadesini hüp diye yutmuştu. Seçim gecesi kendisine gelen iki telefon sonrası adeta kimyası bozulmuştu. Hani o mitinglerde gördüğümüz, konuşurken, hep memleketi sahiplenen, sahneyi bir filim predesine çeviren İnce, CHP’nin ve Erdoğan’nın ortak aklıyla yazılıp eline verilmiş metni titreyerek tuttuğu o kâğıdı okurken, mimikleri baska bir sey ağzı başka bir şey söylüyordu.

YSK önünde TV’lerin karşısına çökmüş haliyle çıkarken bile, ne olur ne olmaz diye yakın arkadaşı Avukat M.H.Y kulağının dibinde durarak o telefon konuşmalarını hatırlattı. İnce’de hatırladıkça o zorlu dakikaları renk’ten renge girerek, ellerini nereye koyacağını bilemeyen acemi spikerler gibi şaşkınlık içerisindeydi. Ve o görüntüden tam 12 saat sonra, Muharrem İnce, CHP Genel Merkezi’nde konuştu. İlginç olan konuşması değildi. O gecenin telefon görüşmelerinin tercümesini konuşma diliyle başka, beden diliyle başka şekilde anlatmasıydı. Anlayan anladı zaten…

Komplo teorileri hakkında konuşurken, gülüyordu ama çok kızgın ve rahatsızdı. Bu konuları kapatmak istediğini iyice anlattı, bizde iyice anladık. Bağırmak, ağlamak, gülmek, acı hissetmek, üzülmek ve de korkmak insani bir duygudur. Ancak bir söz vardır; “hamama giren terler”. İnce’nin durumu da tam buna uyuyordu. Sormak lazım; “Madem korku duygusunu atamamışsan milyonlara umut vaad etmiyecektin, ettiğinde korkmayacaktın ve dik duracaktın”.

‘adam kazandı’

 

24 Haziran akşamı oyların daha sayımının bitimine çok zaman varken, Erdoğan’ın  kazandığını açıkladı. İnce daha önce verdiği sözlerin hepsini yutmak zorunda kaldığı gibi ‘adam kazanmış’ diyerek birde tastikledi Erdoğan’ı. Ve bunun üzerine çesitli yorumlar, yazılar peşpeşe sosyal medyada dolaşmaya başladı. Kim ne olduğunu tam olarak anlamamış, ne yapacağını bilememiş, kazana da kazandığına sevinememiş, kaybeden de kaybettiğine üzülememişken İnce seçimden çekildiğini açıklamıştı. Üstelik dostu olan bir gazeteciye ve o dostuda etik kurallarını çiğniyerek hem Erdoğan’a hem de paşa’ya duyurmuştu…Kaderin cilvesi işte…Peki sahiden ne olmuştu da İnce Yelkenler For a diyeceğine, yelkenleri indirin deyivermişti? Erdogan’ın kazandığına oyları görerek değilde, sesindeki keramete bakarak ‘adam kazandı’ dedi.

Aslında bu haberi o gece yayınlayacaktım, ama bir haber uğruna insanların hayatını riske etmenin doğru olmadığını her gerçek gazeteci bilir. Aradan günler geçti herkes yorumunu yaptı rahatladı şimdi haber zamanı risk yok..Şimdi o geceyi ince ince anlatalım neler oldu? kim kime ne dedi…?

O malum gece İnce’ye iki telefon geliyor. Biri Erdoğan’dan digeri ise 1.Ordu Komutani Musa Avsever’den. Şimdi inceden inceye o gece neler oldu tanıkların anlatımlarıyla, dinlediğim ince’nin sesi dışarı veren telefonunun butonona yanlışlıkla basmasıyla kayıtlara geçen konuşmasının son cümlelerinin ışığında neler olmuş anlatmaya çalışayım derli toplu bir şekilde.

‘teröristleri sırtlayıp meclise taşıdınız’

İnce’ye telefonların geldiği saatte daha sandıkların yüzde 46’sı açılmış. İnce’nin telefonu çalıyor. Telefonu açıyor ve karşısındaki İnce’ye konuşma hakkı tanımadan epeyce konuşuyor. İnce ‘Sayın Cumhurbaşkanım’ cümlesini kullandığında yanındakiler Erdoğan’la konuştuğunu anlıyorlar ve 3 kişi telefonlarıyla İnce’nin konuşmasını kaydetmeye başlıyor. Tabi karşı tarafın sesi duyulmadığını tahmin edersiniz. Kayıtta İnce’nin sesi var. İnce, ‘hayır siz yanlış bilgilendirilmiş siniz, bizim öyle bir talebimiz hiç olmadı, insani, atmosfer gereği bir ziyaret, hayır kesinlikle öyle bir niyetimiz yok…evet…anladım…evet öyle….Sayın Genel Başkanımız da…Elbette….müsterih olun….haberim yok…biz kurallar dahilinde…kesinlikle öyle anlayış yok…’ İnce terlemeye başlıyor ve sağ eliyle ceketiyle oynuyor, yüzünde ciddi bir kızgınlık beliriyor. Kulağına yapıştırdığı telefonun sesini dışarı veren tuşuna kulağı mı deyiyor, yoksa kaza ile parmağımı çarpıyor bilinmiyor ama, ses dışarıya veriliyor ve etrafindakiler Erdoğan’nın, ‘….namusuzları, o alçakları analarini- avratlarını s….rim, teröristleri sırtlayıp meclise taşıdınız, öyle iyi niyetimizi görmüyecekler artık hepsinin elinde kan var çakallar’ İnce ‘şöyle izah’ Erdoğan ‘birazdan komutanım seni arıyacak’ telefon kapanıyor.

bilmediğiniz şeyler var’

 

İnce haylı kızgın telefonun da twitterden tweet atmak için yazıyor. Sinir den yazdıklarını silip silip düzeltiyor. ‘adama bak tehdit ediyor’ diye söyleniyor. Tweet atıyor ve yanındakilere gösteriyor. Attığı tweet Arkadaşlar maalesef bilmediğiniz şeyler var. Adam arkasındaki askerlerle, orduyla tehdit ediyor. Tek çözümümüz de bu tarzla mücadele vermektir’. Bu arada 3 dakika geçmişti Erdoğan’la görüşmesi üzerinden ve telefonu çalıyor.Evet buyrun’ diyen İnce 9 dk 07 saniye süren konuşma sırasında 7 kez evet, 3 kez anladım, 2 kezde öyle cümleleri dışında, ‘emin olun yanlış anlaşılmış cümleleri dışında konusamamış. ‘İnce’nin yüzü kireç gibi, alnın da tane tane ter tanecikleri yüzüne doğru yuvarlandı’ diye durumu izah ediliyor bana. Konuşma bittiği anda İnce telefonunda 3 dk önce attığı tweet’i silerken ‘1. Ordu Komutanıydı’ diye kısık bir sesle kiminle konuştuğunu söylüyor yanındakilerine.ince tweet

Erdoğan’ın kaç dakika konustuğunu ise, tanıklar oldukça uzun, kaç dakika tahminen diye tekrarlıyorum 15-20 olabilir diyorlar. Son telefon sonrası İnce yanindakilerden biraz uzaklaşarak telefon ediyor bir kaç kez. Telefon ettiklerinden biri Kılıçtaroğlu diyorlar, diğer edilen telefonlar ise yoruma açık…Avukatlar İnce’den talimat bekliyor YSK’ya gitmek için. Ama birden her şey değişti. İnce arabaya atlamadan önce Tv lerin sorularını zar zor cevapladı, aslında geçiştirdi ve sonra da arkadaşlar burda işimiz bitti diyerek gitti. Herkes şaşkın ne yapacaklarını bilmez bir halde birbirine soruyorlar ne yapacağız diye.

İnce, Erdoğan’la aynı dakikalar da bir tweet daha atıyor ‘yarın basın toplantısı yapacağım’ diye. Erdoğan’da balkon konuşması yapacağım diye….Niye 1. Ordu Komutanı diye soruyorum. Oysa Gül’e Genel Kurmay Başkanı’nı helikopterle yollanmıştı diyorum,’1.Ordu Komutanı da çok önemli bir mevki, iyiki uçakla yollnamadı’ diye birde espiri yapıyor meseleye hakim olan vatandaş. İkinci gün biraz daha sorup soruşturuyorum, Erdoğan’ın İnce ile konuşmasında 2.Ordu Komutanı’na söylediklerinin hiç hoş olmadığını askere hakaret olarak algılandığını söylediğini öğreniyoruz. Neden 1. Ordu Komutanı İnce’yi tehdit ettiğinide birazcık anlamış oluyoruz…

 

BİRİNCİ ORDU KOMUTANINA NİYE TELEFON ETTİRİLMİŞ

 

Erdoğan, Malatya’da düzenlenen mitingden sonra Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) tarafından organize edilen “Esnaf buluşmasına” katılmıştı.

Erdoğan burada CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı İnce’yi hedef alarak “Çırağa dükkan teslim edilmez. Siyasetin çıraklarına da Türkiye emanet edilmez. Siyasette hiçbir başarısı, hiçbir tecrübesi olmayanlara ülkenin yönetimini asla veremeyiz. Kardeşlerim; girdiği her yarışı kaybedenlerin ne kendilerine, ne de milletimize verebilecekleri bir şey yoktur” demişti.

Erdoğan’ı bu sözleri salonun ön sıralarında bulunan TESK ve TOBB gibi patron örgütü başkanlarından büyük alkış alırken, alkışlayanlar arasında 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel’in de bulunması dikkat çekmişti. Temel, Erdoğan’ın alaylı sözlerini alkışlarken yüzündeki gülümsemeyi de saklama gereği duymamıştı.

İNCE ‘APOLETLERİNİ SÖKECEĞİM ONUN’ DEMİŞTİ

İnce , Yalova’da, gazetecilere yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın konuşmasını alkışlayan  2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel için;  “Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir general , bir siyasi parti başkanının konuşmasında, ki o konuşmada vatan demiyor, bayrak demiyor, millet demiyor, o konuşmada beni eleştiriyor. Beni eleştirdiği yerde general de Erdoğan’ı alkışlıyor. 30 Ağustos’ta ilk emekli edeceğim general , o general . Onun apoletlerini sökeceğim. Türk ordusunun generali misin, Ak Parti’nin il başkanı mısın? Herkes haddini bilecek. Herkes kurallara uyacak. Herkes anayasaya, yasaya uyacak. Bir general öyle bir şey yapamaz. Yaptırmayacağım. Göreceksiniz, 30 Ağustos’ta onu emekli edeceğiz. Apoletlerini sökeceğim onun” demişti.

Peki kim bu İsmail Metin Temel?

2015’te Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’nca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen bir raporda MİT tarafından da Genelkurmay’a gönderilen bir ihbar mektubu yer alıyor.

Bu mektupta ise temel hakkında şu ifadeler yer alıyor:

Tümgeneral İsmail Metin Temel’in Nurcu (F. Gülen) grubunda olduğu…” yazılmakta. İnce’nin apoletlerini sökeceğim dedigi Temel ve Musa Avsever yakın aile ilişkileriyle ikili olarak görüldüğünü belirten bir kaynak, Ince’ye Avsever’e telefon ettirilmesininde bir nedeni de bu olduğunu söyledi.

Daha once 2. Ordu Komutanı olan ve 15 Temmuz akşamı televizyonlara bağlanarak ‘Milletimin Emrindeyim’ diyen Kolordu Komutanı Korgeneral Musa Avsever Askeri Şura toplantısının ardından Erdoğan tarafından Orgeneral rütbesi verilerek 1. Ordu Komutanı yapılmıştı.