Hükümete yakın yayın organlarının Ağrı’da Mevlüt Bengi isimli kişinin AKP müşahidi olduğu ve bunun için infaz edildiği yönünde haberler servis etmesi ve bunun üzerine İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Bengi’nin ölümünden HDP’yi sorumlu tutmasına karşın Bengi ailesi temkinli. Artı Gerçek’in ulaştığı Bengi’nin akrabaları olayın kimler tarafından yapıldığını bilmiyor. Öldürüldüğü yerde PKK adına yazılmış not bırakılsa da yakınları buna da anlam veremediklerini söylüyor. Ağabey Musa Bengi “Aklıma yatmıyor” diyor.

EA307BF6-81BB-47DD-A049-71C5DEC0E94B

Mezopotamya24.com – Seçim gecesi saat 21.00’da Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Çiftlik Köyü, Türkmen Mezrası’nda bulunan evinden silahlı 3 kişi tarafından kaçırılarak infaz edilen ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ölümünden HDP’yi sorumlu tuttuğu Mevlüt Bengi’nin ailesi ilk kez konuştu.

Bengi, 27 Haziran günü elektrik direğine bağlanarak infaz edilmiş olarak bulunduğunda köylüler direğe yapıştırılmış bir not bulmuşlardı. Seçimden bir gün önce ateşkes ilan eden PKK’liler tarafından yazıldığı iddia edilen notta Bengi’nin “iki PKK’linin ölümüne ve birçok kişinin gözaltına alınmasına neden olduğu” ve “bu yüzden infaz edildiği”ne dair ifadeler yer alıyordu.

Ancak Artı Gerçek’ten Remzi Budancir’in ulaştığı aile mensupları, bu nota da yetkililerin “PKK yaptı” açıklamasına da temkinli yaklaşıyor.

“Kendi halindeydi, kimseyle sorunu yoktu”

Habere göre Mevlüt Bengi’nin akrabası da olan Çiftlik Köyü muhtarı Mehmet Bengi,  infaz edilen Bengi’yi ‘kendi halinde, kimse ile sorunu olmayan biri’ olarak anlattı:

“Ben muhtarım, o da benim azamdı. Müşahit olduğundan haberim yoktu. Seçim günü öğrendim. O gün geç gelince yerine başkası müşahit oldu. Okulda karşılaştık. ‘Neredesin, niye geç kaldın’ diye sorduğumda, ‘uykuda kaldım. Onun için geciktim’ dedi. Sonra oyunu kullanarak okuldan ayrıldı. Ben kendi gözümle görmedim. Eşi anlatmış olayı. Seçimler bittikten sonra o akşam eve gidiyor. Saat 21.00 sıralarında 3 kişi evine gidiyor. Dükkandan biraz alış veriş yapıyorlar. Sonra Mevlüt’e ‘bizi arabanla Cerekmet mezasına götür’ diyorlar. O da alıp götürüyor. O sırada tartışma veya zorla bir şey olmuyor. Götürenlerin kim olduğunu kimse bilmiyor.”

Ağabey Bengi: Aklıma yatmıyor

Mevlüt Bengi’yi vurulduğu yerden alan ağabeyi Musa Bengi ise kardeşini infaz edenlerin PKK’li olduğunun söylendiğini ancak bu kişilerin kim olduklarını bilmediklerini vurguladı.

Kardeşinin bakkal dükkanı açmadan önce hayvancılık yaptığını, 3 yıl evvel sürekli dağlarda hayvan otlattığını ancak bu süre zarfında bir tek kez ‘uyarılmadığını’ anlatan ağabey Bengi, bırakıldığı iddia edilen nota işaret ederek, “Aradan 3 yıl geçmiş, gelip bunu söylemeleri aklıma yatmıyor” dedi.

Ağabey Bengi’nin o gün yaşananlara dair anlatımı şöyle:

“Ben orda değildim. Gece saat 02.00 sıralarında eşi beni arayarak, ‘acil gelmen lazım’ dedi. Ne olduğunu sorduğumda bir şey söylenmedi. Tabi çok korktum. Yola çıktım, sabah ezanı okunduğunda köye vardım. Eve vardığımda bana ‘kardeşini götürmüşler’ dedi.

Bu kişilerin PKK’li olduğu söyleniyor ama kim olduklarını bilmiyoruz. Eşinin anlattığına göre gece saat 21.00’da dışarı çıkıyor. Karanlıkta 3 silahlı geliyor ve Mevlüt’ü çağırıyorlar. Bakkal dükkanından enerji içeceği ve kola alıyorlar. O sırada bakkalda çocukları da varmış. Çocuklara ‘sakın askere haber vermeyin, haber verirseniz yarın gelip sizi de götürürüz’ demişler. Mevlüt’e de ‘bizi arabayla bırak’ demişler. O da arabası ile alıp götürmüş.

Başına bir şey gelmesin diye jandarmaya haber vermedik. Büyük ihtimalle bırakılır diye düşünerek o gün bekledik. Akşam saat 22.30’a kadar bir gelişme olmadı. Diğer gün Yangınyurt Köyü’nden Doğubayazıt’a gidenler yol kenarında direğe bağlı bir ceset buluyor. Bana haber gelince gittim. Olay yerine gittiğimde direğe bağlanarak öldürülen kişinin kardeşim olduğunu gördüm. Türkmen Mezrası ile Cerekmet arası iki kilometredir. Kardeşimizin arabası ile gitmişler. Cerekmet’e bırakmışlar arabayı. Biz kardeşimizin cenazesini Yangınyurt Köyü yolunda bulduk. Orası ile bizim köyün arası 7 kilometre.

Gittiğimde kardeşimin elleri arkadan direğe bağlanarak infaz edildiğini gördüm. Etrafta kardeşimin dükkanından alınan kola ve enerji içeceklerinin boş kutuları vardı. Elektrik direğine de bir not yapıştırmışlardı. Notta 2015 yılından bu yana devlete ihbarda bulunduğu, iki arkadaşlarının ölümüne ve yurtsever insanların tutuklanmasına neden olduğu yazıyordu. Notu alarak cebime koydum. Kimseye bir şey demedim. Kardeşim bakkal dükkanı açmadan önce hayvancılık yapıyordu. 3 yıl evvel sürekli bu dağlarda hayvan otlatıyordu. Bu süre zarfında bir tek kez gelip uyarmamışlar. Aradan 3 yıl geçmiş, gelip bunu söylemeleri aklıma yatmıyor.

Ardından jandarmayı arayarak durumu anlattım. Olay yerine gelmelerini istedim. Aksatmaya çalıştılar ve gelmediler. Ben de ‘bakın hava sıcak, cenaze kokacak’ dedim. Baktım gelen yok, oğlumla birlikte ipleri çözdüm. Etrafta bulunan boş kola kutularını topladım. Cenazeyi arabama atarak jandarmaya götürdüm. Kola kutularını jandarmaya verdim. O notu da jandarmaya verdim. Kimseye göstermemiştim. Sonra baktım paylaşılmış. Demek ki jandarma paylaşmış.”

‘Canlı kalkan’ eylemlerine katılıp gözaltına alınmış

Çiftlik Köyü, Türkmen Mezrası’nda yaşayan Bengi 9 çocuk babasıydı. Yaşadığı mezrada bakkal dükkanı işletiyordu.

Yakınlarının anlattığına göre Bengi, 2-3 yıl öncesine kadar bölgede hayvancılık yapıyordu. Çatışmalı sürecin başlamasının ardından bakkal dükkanı açmıştı. Sessiz ve kimseyle sorunu olmayan birisiydi.

PKK tarafından öldürüldüğü iddia edilen Bengi, 2015 yılının Temmuz ayında bölgede başlayan operasyonlar sırasında canlı kalkan eylemlerine katılmıştı. Operasyonların durdurulması için yapılan eylem sırasında gözaltına alınanlar arasındaydı. İki gün jandarmada gözaltına tutulan Bengi, mahkeme tarafından denetimli serbestlikle serbest bırakılmıştı.

Valiliğin yalanladığı haberler ve Soylu’nun HDP’yi tehdidi

Basına yansıyan haberlerde Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde iki kişinin infaz edilerek öldürüldüğü iddia edilmişti. Hükümete yakın basın organlarına yansıyan haberlerde infaz edildiği öne sürülen kişilerden birinin Feyzi Ertik olduğu aktarılmıştı. Bir diğer isim ise Mevlüt Bengi’ydi.

Ancak Ağrı Valiliği tarafından yapılan açıklamada, 25 Haziran’da ölü bulunan Ertik’in infaz edildiği iddiası yalanlandı. Valilik, medyaya yansıyan haberlerin gerçeği yansıtmadığını, Ertik’in evinde ‘kendini asmak suretiyle intihar ettiğini’ bildirdi.

Bengi’nin ölümüne ilişkin soruşturma ise sürüyor. Soruşturma devam ederken infazı yaptığı iddia edilen PKK’den konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmiş değil. Ancak Bengi’nin ölü bedeninin yanına bırakılan ve PKK’yi işaret eden notu dayanak yapan medya ve İçişleri Bakanı Soylu, olan bitenden HDP’yi sorumlu tuttu. HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, Bakan Soylu’nun Bengi’nin ölümünden sonra kendisini arayarak tehdit ettiğini şu sözlerle duyurdu:

“Soylu ‘size haddinizi bildireceğiz, size artık yaşama hakkı yok. Sizler sorumlusunuz, nereye gidiyorsanız gidin. CHP’ye mi Avrupa’ya mı gidiyorsunuz, nereye giderseniz gidin’ gibi ifadeler kullandı, saçma sapan bir konuşmayla karşı karşıya kaldım.

Bu ülke böyle yönetilemez. Herkes haddini bilecek, Soylu da haddini bilecek, İçişleri Bakanı’nın görevi sorumluları bulmak ve cezalandırmaktır. Çok talihsiz bir konuşma yaptı. Bunu kabul etmiyoruz.”