İngiltere’de faaliyet gösteren Foreign Policy Centre (Dış Politika Merkezi), 2006 yılında bu konuyla ilgili iki önemli toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantılara Beluci hareketinin temsilcileri davet edildi. Hem 27 Haziran 2006 tarihinde gerçekleştirilen “Yol Ayrımındaki Belucistan”hem de 4 Aralık 2006’da gerçekleştirilen “Belucistan Neden Önemli?” başlıklı toplantı için bastırılan davet metninde Belucistan için şu ifade yer alıyordu: “Orta Asya’nın Kürdistan’ı”

IMG_2545

BELUCİSTAN’IN STRATEJİK ÖNEMİ

Pakistan’ın Belucistan eyaletinde, Başkent İslamabad’a 2000 kilometre, İran sınırına ise 120 kilometre uzaklıkta inşa edilen ve 20 Mart 2007’de faaliyete geçen Gwadar Limanı, Asya’nın 3. büyük limanıdır. Arap Denizi kıyısındaki liman, Çin’in teknik ve mali yardımları ile beraber 264 Milyon dolara mal olmuştur. Limanın işletmesi 2007 yılında Singapur Liman İdaresine 25 yıllığına devredilmiş ve bu limana 40 yıl süreyle serbest gümrük bölgesi statüsü verilmiştir. Orta Asya petrollerinin Hint Okyanusu’na, buradan da Çin ve Hindistan gibi geleceğin dev ülkelerine sevk edilebilmesi için inşa edilmiş olan Gwadar Limanı, stratejik açıdan oldukça önemli bir limandır. Çünkü bu liman, hem Basra Körfezinin ağzında, hem de Çin’e ulaşan petrolün %60’ının, dünya petrolününse %40’ının tankerlerle geçiş yaptığı Hürmüz Boğazı’na yakın bir konumdadır.

ABD, İNGİLTERE’NİN BELUCİSTAN’A İLGİSİ VE ÇİN’İN KARŞI HAMLELERİ

ABD ve İngiltere için bu bölgeyi Beluciler eliyle kontrol etmek demek, Çin’in can damarlarından birini de elde bulundurmak anlamına gelmektedir. Bu liman ayrıca, Çin’in Sincan-Uygur bölgesini Basra Körfezi çıkışına bağlayan en yakın noktadır ve bu özelliği dolayısıyla denize çıkışı olmayan, Çin’in geri kalmış bölgelerinin ve diğer Orta Asya devletlerinin ticari kanallarını geliştirmeleri ve ham petrol alımı gerçekleştirmeleri açısından hayati bir öneme haizdir.

Hem Pakistan hem de Çin yönetimi, kendi ülkelerinde baş kaldıran ve bağımsızlıkları için mücadele eden eğilimlerin güçlendiği iki bölgeyi birbirine ekonomik olarak bağlayarak ABD’nin bu yapıları destekleme hamlesini püskürtmeyi hedeflemektedirler. Basra Körfezi’nden kendisine ulaşan petrolün sevkiyatını ABD’nin engellemeyi çalıştığını saptayan Çin, Gwadar Limanı sayesinde ABD’nin Basra Körfezi’nde bulundurduğu filoların faaliyetlerini izleme ve dinleme yeteneği elde etmeyi hedeflemektedir. Çin bu yolla, bu hayati bölgeden sağlanan enerji sevkiyatını güvence altına almayı amaçlamaktadır.

Çin’in İnci Şeridi Stratejisi ve Gwadar Limanı

IMG_2546

Bu bakımdan Gwadar, Çin’in geliştirdiği “İnci Şeridi” stratejisininde en önemli ayağını oluşturmaktadır. Bu strateji, Gwadar’dan Güney Çin Denizi’ne uzanan stratejik limanlar inşa ederek ABD’nin enerji koridoru egemenliğine alternatif bir rota geliştirmeyi ve enerji sevkiyatını güvence altına almayı amaçlamaktadır. ABD açısından bu bölgede bir Belucistan devletinin kurulması, Çin’in Gwadar limanı ile perçinlenen “İnci Şeridi” stratejisini tersine çevirmeye, dolayısıyla Çin’in bölgedeki yükselişini engellemeye ve Çin’in enerji gereksinimini sağladığı stratejik tanker geçiş noktalarını denetim altına almaya, Belucistan üzerinden İran’a sızmaya; İran ile Pakistan arasına bir Beluci devleti sokarak İran, Pakistan ve Hindistan arasında var olan boru hattı anlaşmalarını bertaraf etmeye ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını güvence altına almaya çalışmaktadır.
Ancak esas tehdit, Çin’in Hint Okyanusu’nda varlığını güçlendirmesi ve Basra Körfezi’nin girişinin güvenliğini ele geçiriyor olmasıdır. Bu durum, ABD’nin Körfez’deki varlığına bir meydan okuma anlamı taşımaktadır. Tüm bu gelişmeler, ABD ile Çin arasında yaşanacak mücadelede ön cephenin Belucistan olacağı düşüncesini güçlendirmektedir. Bu bağlamda ABD Silahlı Kuvvetler Dergisi’nde Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında yayınlanan haritada Özgür Belucistan olarak ifade edilen ülkenin yer aldığını vurgulamaktadır.

BELUCİSTAN’IN ENERJİ HATLARI GÜZERGAHI

Belucistan, bölgedeki enerji hatları açısından da çok önemli bir konumda yer almaktadır. Toplamda 1700 millik bir boru hattından oluşan İran doğalgazının, Pakistan üzerinden Hindistan’a iletilmesi projesinin (IPI (Iran-Pakistan-India) Boru Hattı) 475 millik kısmının, Belucistan’dan geçmesi planlanmaktadır. Hindistan’ın İran doğalgazını bu şekilde transfer etmesi, alternatif diğer projelere göre dört kat daha ucuzdur. 7, 8 milyar dolara mal olması planlanan proje, Hindistan’ın kendisiyle sorunlar yaşadığı Pakistan’a bağımlı olmak istememesi nedeniyle bugüne kadar sürekli ertelenmiştir. 2008 Kasım’ında Mumbai’de gerçekleşen ve 173 kişinin ölümüne, 300 kişinin de yaralanmasına neden olan saldırılar, projenin tekrar ertelenmesine neden olmuştu.

Bu proje, nükleer programı yüzünden uluslararası baskı altında olan İran için de çok önemlidir. İran bu projeyle hem yeni pazarlara ulaşmayı hem de uluslararası camiaya karşı Hindistan’ın desteğini almayı planlamaktadır.  Bu proje, Pakistan açısından da hem gelir kaynağı hem de bölgenin istikrarlaşması açısından önemli görülmektedir. Pakistanlı yetkililer, bu projeyi her üç ülke için de bir “kazan-kazan” projesi olarak görmektedirler.

HESAPLARI BOZAN BELUCİLERIN BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ

image

Ancak bu projenin önünde önemli bir engel bulunmaktadır; o da Beluci bağımsızlıkçı örgütler. İran Petrol Bakanı, boru hattıyla ilgili görüşmeler yapmak üzere 2005’te Yeni Delhi’ye gittiğinde, Pakistan’ın Belucistan Eyaletinde boru hatları bombalandı. Bu, tüm taraflara “ boru hattının” barıştan başka her şeyi getirebileceğine dair bir mesajdı. Hindistan’da gerçekleştirilen Mumbai Saldırılarından sonra, Hindistanlı yetkililer Pakistan’a olan güvenlerinin kalmadığını, Hindistan için böylesine önemli bir enerji projesinin istikrarsız bir bölgede karadan geçirilerek riske atılamayacağını ve (IPI) Boru Hattı için tek alternatifin; Pakistan kıyılarından deniz altından geçirilmesi olduğunu söylemektedirler.

Sonuç olarak:

Belucistan hem stratejik konumuyla hem de zengin yeraltı kaynakları ile çok önemli bir ülkedir. Görünen o ki; Çin ve Hindistan gibi geleceğin önemli güçleri, şu an için ABD ve İngiltere ile baş edememekte ama sınırları sürekli zorlamaktalar. Ancak bu güçler arasında alttan alta süren mücadele, yakın bir gelecekte bölgenin ısınmasına ve şimdiye kadar hasıraltı edilen birçok sorunun gün yüzüne çıkmasına neden olacaktır. Konu, hem bölgenin istikrarı açısından hem de Kürdistan’ı aralarında bölüşen Türkiye, Irak, Suriye ve İran gibi Belucistan da benzer olması sebebiyle;  Kürt partileri ve parti yöneticileri, aydınlar, yazarlar, akademisyenlerce konunun yakından takip edilmesi ve sorunun çözümüne yönelik muhatap ülkelerin politikaları incelenerek gerekli derslerin çıkarılması ve bu soydaşlarımıza sahip çıkmaları, kendi mücadelelerini bu kardeşlerimizin mücadeleleri ile ortaklaşatırarak yürütmeleri son derece önemlidir. Kürdistan’ın kalbi Belucistanda atmalı, Belucistan’ın kanı Kürdistan’ın şah damarlarında dolaşmalı.

FECRİ DOST-TELETEX NEWS24